Örme nedir, Örme ne demek

  • Örmek işi
  • Örülerek yapılan.

"Örme" ile ilgili cümleler

  • "Üstüne açık kahverengi yün örme bir ceket giymişti." - P. Safa
  • "Kale kapısından yalnız birini açık bırakarak bakilerini örmeye başlamışlardı." - O. S. Orhon

Yerel Türkçe anlamı:

Bükülmüş iplik.

Keklik ve sülün avında kullanılan tuzak.

Kalın halat.

Sepet : Örmenin kulpları geniş.

Yünden örülmüş kazak.

Kıldan örülerek yapılmış olan ip.

Kazak.

Dokuma kuşak.

İpten örülmüş kuşak.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Kazak. (Karaağaç *Bozüyük -Bilecik)

Kıl urgan. (Dereyazıcı *Alaca -Çorum; Gülabi *Pınarbaşı -Kayseri) [örk (I)] : (Bozalan *Bozüyük -Bilecik; Yenikent *Aksaray -Niğde)

Kıl ya da yün sicim. (Gökmenler, Gedikli, Çatak, Kızılağaç *Saimbeyli -Adana) [örken] : (Dereyazıcı *Alaca -Çorum)

Örgü hırka. (Kandilli *Bozüyük -Bilecik)

Yün başlık. (Gücüllü *Yalvaç -Isparta)

[(I) örk, örken]

Diğer sözlük anlamları:

İp.

Bilimsel terim anlamı:

Topu en yakınındaki arkadaşına aktaran oyuncunun, bu arkadaşı ile karşısındaki karşı takım savunma adamının arasından geçmesi ve davranışını birkaç kez yinelemesi.

işleyim: a. Örgü üretimine yönelik işleyim dalı. b. Bu işleyimin ürünleri.

genel uygulayım:

a. Örme işi ve yöntemi, b. Örülerek yapılmış olan.

 

İngilizce'de Örme ne demek? Örme ingilizcesi nedir?:

weave, knitting

Örme hakkında bilgiler

Örme, ipliklerin tek başına ya da topluca çözgüler halinde örücü iğne ve yardımcı elemanlar vasıtasıyla ilmekler haline getirilmesi, bunlar arasında da yan yana boylanmasına bağlantılar oluşturulması ile bir tekstil yüzeyi elde edilmesi işlemidir.

Örme kumaşlar, kullanılan iplik özellikleri, uygulama yapılmış olan makine özellikleri olarak diğer kumaş elde etmek yöntemlerine ve malzemelerine göre farklıdır. Örmecilikte elde edilen kumaşlarda diğer tekstil yüzeylerine göre boyut stabilitesi yönünden daha esnek, daha elastik, daha yumuşak ve daha dolgun bir yapı gösterirler.

Örme ile ilgili Cümleler

  • Başımıza çorap örmeye çalışanlar var.
  • Marangozluk ve tuğla duvar örme el işçiliği örnekleridir.
  • Bu türde örümcekler ağ örmezler.
  • Jale örme şişlerini çıkardı ve örmeye başladı.
  • Evde kalıp örgü örmeyi tercih ederim.
  • Yemek yapmak, örgü örmek, bahçıvanlık, pul toplamak ve benzeri birçok hobileri vardır.
  • Saçını örmemi ister misin?

Örme kısaca anlamı, tanımı:

Örme kepenek : Dükkânların ön cephesine çekilen çubuk demirle yapılmış korumalık.

Örmek : Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak. Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak. Duvar yapmak veya onarmak. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak. İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak.

 

Etten duvar örmek : Korumak amacıyla çevresinde kalabalık insan birikmek.

İplik : Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu.

Topluca : Vücutça biraz dolgun. (toplu'ca) Toplu olarak, beraber.

Çözgü : Dokumacılıkta atkıların geçirildiği uzunlamasına ipler, arış.

İğne : İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç. Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Oltanın ucundaki küçük çengel. Bazı araçların ucu sivri parçaları. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. Dokunaklı söz.

Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).

Eleman : Kümeye ait varlıklardan her biri. Öge. Bir toplulukta çalışan insanların her biri.

Vasıta : Aracı. Aracılık. Araç. Taşıt.

Örme ağ ipliği : Örerek oluşturulan ağ ipliği.

Örmece : Kırmızı ve küçük taneli kılçıklı buğday.

Örmeci : Zonguldak ili, Gökçebey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Örmeç : Ufalanmış ekmek ya da mısır ekmeğini yağda kızartıp üstüne toz şeker dökerek yapılan bir çeşit yiyecek.

Örmegöze : Batman kenti, Beşiri ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Örmekuyu : Afyon ili, Sandıklı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Örmelemek : Çocuk emeklemek. Aşmaya, atlamaya çalışmak.

Örmeli : Örülerek yapılmış. İlgili cümle: "“Valde Paşa'nın üç çifte kayığındaki gümüş kafes örmeli ve kenarları balık şeklinde yine gümüş saçaklı ihramı meşhurdu.”" A. Ş. Hisar. Ağrı kenti, Suluçem bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya ili, Pütürge belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Van şehri, Kırkgeçit bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Örmepınar : Aydın ili, Bozdoğan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Örmetaş : Gaziantep kenti, Karkamış ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Zonguldak şehrinde, Devrek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Örme anlamı nedir?

İngilizce'de Örme ne demek? : [Orme] n. elm, type of tree cultivated for shade and ornament

n. footprint, footstep, step, track, trail, wake, trace, mark, vestige

n. knitting, darning, plaiting, netting, weaving, weave

Fransızca'da Örme : tressage [le], tricaté/e; entrelacement [le], reprise [la]

Almanca'da Örme : geflochten; gestrickt

Rusça'da Örme : n. плетение (N), вязание (N), вязка (F), кладка (F), замуровывание (N), переплетение (N)

adj. плетеный, вязаный