Vasıta nedir, Vasıta ne demek
Vasıta; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
"Vasıta" ile ilgili cümle
- "Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür." - Atatürk
- "Geçim bakımından da aynı yolu tutanlar vardır; memur kayırmak, mümkünse vasıta olmak suretiyle!" - R. H. Karay
Edebi terim anlamı:
(Divan edebiyatı terimi) bk. Tercii bent.
Yerel Türkçe anlamı:
Vasıta
Hukuki terim anlamı:
araç.
Vasıta hakkında bilgiler
[Bakınız: taşıt]
Vasıta ile ilgili Cümleler
- Tercüman vasıtasıyla anlaşıyoruz.
- Bir buhar makinesi onun vasıtasıyla ısının işe dönüştürüldüğü bir makinedir.
- Frank gizli bir şifre vasıtasıyla bir mesaj bıraktı.
- Biz varır varmaz sizinle telefon vasıtasıyla kontak kuracağız.
- En kısa sürede işi durdurmak zorunda olduğunu bir SMS vasıtasıyla ona bildirdim.
- Doktor hastasını kurtarmak için mümkün olan her vasıtayı denedi.
- Gazetedeki bir duyuru vasıtasıyla kaybolan köpeğimi buldum.
Vasıta anlamı, tanımı:
Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.
Vasıta hali : Adın belirttiği nesnenin vasıta olarak kullanıldığını, fiile vasıta olduğunu belirtmek için kullanılan hâl, enstrümantal.
Ağır vasıta : Motoru ağır yük veya birden fazla römork taşımak amacıyla güçlendirilmiş kamyon, tır vb., ağır araç. Ağır hareket eden kimse.
Nakil vasıtası : Taşıt.
Vasıtalı : Araçlı. Dolaylı.
Vasıtalı vergi : Vergi yükü, vergiyi verenden başka biri aracılığıyla oluşan vergi.
Vasıtalık : Aracılık.
Vasıtasıyla : Aracılığıyla.
Vasıtasız : Doğrudan. Araçsız.
Vasıtasız vergi : Vergi mükellefi önceden bilinen vergi.
Vasıtasızlık : Vasıtasız olma durumu.
Ağır vasıta ehliyeti : Ağır vasıta sürücülerine verilen aracı kullanma belgesi.
Araç : Taşıt. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne.
Aracı : İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.
Aracılık : Aracının yaptığı iş, tavassut. Aracı olma durumu, vasıta, vasıtalık.
Vasıta durumu : Adın belirttiği nesnenin vasıta olarak kullanıldığnı, fiile vasıta olduğunu belirtmek için kullanılan durum: Eski ve orta Türkçede + In / + Un ekiyle karşılanan bu durum, bugün Türkiye Türkçesinde artık kalıplaşmış zarflar biçimindedir. Bunun yerine ile edatı geçmiştir. Bu durum ile edatı veya bunun ekleşmiş biçimi olan + lE ekiyle karşılanır: Eğlence meclislerinde bir kenara çekilip kahve fincanı ile yarı gizli rakı atıştıran Ceza Reisi, Agahı zorluyor. «Seni evlendirelim oğul, bu memlekette bekar durulmaz!» diyordu (R. H. Karay, Memleket Hikâyeleri: Şeftali Bahçeleri, s. 37): Hilmi Ağa, teknesi ile yorgana vurdu, bir tarafa fırlattı (R. H. Karay, göst. e. Sarı Bal, s. 62). Yok Münkir, Nekir ateşten kerpetenle adamın dilini koparırmış... (R. N. Güntekin, Kızılcık Dalları, s. 96). Atlarla ovaları dağları aştıkları oluyor, denizleri yüzüp geçiyorlar. Otomobillerle çöllerde birbirlerini kovalıyorlar; öyle ki dünyanın yüzü bunlara dar geliyor (M.Ş. Esendal, Ev ona yakıştı, s. 10 vb.
Vasıta durumu eki : Adları vasıta durumuna sokan ek. Türkçenin asıl vasıta durumu eki +In/+Un ekidir. Bugün bu ek, Türkiye Türkçesinde artık zarf olarak kullanılan bazı kelimelerde kalıplaşmış biçimiyle sürmektedir: yazın, kışın, güzün, baharın, için için, ardın ardın vb. Türkiye Türkçesi, vasıta durumunun karşılanması için ile edatından ve bunun ekleşmiş biçimi olan + lEden yararlanmaktadır. bk. vasıta durumu
Vasıta grubu : + lA vasıta eki almış bir ad ögesinin başka bir ad ögesi ile kurduğu kelime grubu. Öteki kelime gruplarında olduğu gibi, bu grup da bir sıfat-fiil ya da zarf-fiil grubunun kısalmasından oluşmuştur: Elle tutulur, gözle görülür (olan) bir başarı. Antika eşyalarla dolu (olan) bir salon. Yaptıklarıyla öğünen bir adam, el işleriyle süslenmiş bir masa örtüsü. Çocuklarıyla yakından ilgili bir anne. || Ziraatle, hayvancılıkla (elde edilen) muazzam imkânlar hazinesi görürsün! (A. H. Tanpınar, Huzur, s. 225). || Onuncu gün mü ne idi, mermilerle düşünce kastının aynı şey olmaya başladığını gördü (T. Buğra, Küçük Ağa, s. 131). || Ve güneş hızla dönen bir top olup çarşı camiinden giriveriyor. (S. Çokum, Ağustos Başağı, s. 237). vb.
Vasıta hali, instrumental hali : Azerbaycan Türkçesi: birgälik-alät halı; Türkmen Türkçesi: instrumental düşüm; Gagauz Türkçesi: instrumental forması; Özbek Türkçesi: *vosita kelişigi;Uygur Türkçesi: instrumental keliş ~ vasitä keliş; Tatar Türkçesi: instrumental kileşe ~ qoral kileşe;Başkurt Türkçesi: -; Kmk: *bulan degen sözsoňusu kollanagan geliş forma; Krç.-Malk.:bla boluş; Nogay Türkçesi: instrumental kelîsî; Kazak Türkçesi: kömöktes septik; Kırgız Türkçesi: instrumental (kural) cöndömösü; Alt:: ömölööçi kubultkış; Hakas Türkçesi: püdîrgîpadej ~ püdîrgî hubulthıs; Tuva Türkçesi: çe'psek padeji; Rusça: instrumentalnıy padej
Diğer dillerde Vasıta anlamı nedir?
İngilizce'de Vasıta ne demek? : n. agency, facility, instrumentality, medium, resource, stepping-stone, vehicle
Fransızca'da Vasıta : instrument [le], moyen [le], organe [le]
Almanca'da Vasıta : das Mittel
Rusça'da Vasıta : n. средство (N), орудие (N), посредник (M), посредничество (N)


Bu kısımda Vasıta nedir? Vasıta ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Vasıta tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Vasıta hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.