Agencies türkçesi Agencies nedir

Agencies ile ilgili cümleler

English: If you sign up to Facebook, your information will be sent to intelligence agencies.
Turkish: Eğer Facebook'a üye olursanız, bilgileriniz istihbarat örgütlerine gidecektir.

English: Travel agencies' profits soared.
Turkish: Seyahat acentalarının gelirleri arttı.

Agencies ingilizcede ne demek, Agencies nerede nasıl kullanılır?

Employment agencies : İş piyasasının düzenlenmesine katkıda bulunan, iş ve işçi arayanlara aracılık eden resmi veya özel kurumlar. İş bulma kurumu. İş ve işçi bulma kurumları. İş bulma kurumları.

Regulatory and supervisory agencies : Düzenleyici ve denetleyici kurumlar. Serbest piyasa ekonomisinde etkinlikte bulunan işletmelerin, tüketicilerin hak ve çıkarlarını korunmak, piyasayı düzenlenmek, denetlenmek, piyasayı rekabet esasları çerçevesinde işler duruma getirmek, bu çerçevede denetleyici ve gerekiyorsa yaptırımlar uygulamak amacıyla bağımsız idari nitelikli olarak kurulan bankacılık düzenleme ve denetleme kurumu, enerji piyasası düzenleme kurulu, rekabet kurumu, kamu ihale kurumu gibi kurumlar.

Agence france presse : Ajans france presse.

Agency : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Acente. Aracılık. Temsilcilik, temsilcilik işyarı, temsil ilişkileri, temsil yetkileri, temsil anlaşması gibi konular üzerinde çalışma ve iş yapma gücü. Organ. Acentelik. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Acente temsilciliği. Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü. Vasıta.

 

Agency agreement : Ajans sözleşmesi. Acentelik sözleşmesi.

Ad agency : Reklam şirketi.

Agency business : Acentelik. Aracılık. Komisyonculuk. Aracılık faaliyeti.

Advanced research projects agency : İleri seviye araştırma projeleri kurumu. İleri araştırma projeleri ajansı. Abd savunma bakanlığı'nın 1968 yılında arpanet'i kuran ajansı.

Agency for international development : Abd'nin dış yardım programlarıyla ilgilenen kuruluş. Yabancı ülkelerdeki kalkınmayı destekleyen kuruluş. Abd uluslararası kalkınma ajansı. Uluslararası kalkınma ajansı.

Agency contract : Acentelik sözleşmesi.

İngilizce Agencies Türkçe anlamı, Agencies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agencies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conveyance : Nakil. Terk. Devretme. Sevk. Araç. Tebliğ. Taşıt. Taşıma. İhbar. Bilgi.

Branch : Sapma. Dal. Branş. Kollara ayrılmak. Dere. Ayırmak. Dallanmak. Göbek. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş.

Apparatus : Apparatus. Makine. Üretim ya da deney yapmak amacıyla uygun biçimde bir araya getirilen aygıt, araç ve gereçler topluluğu. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Araçlar. Aygıt, cihaz, alet. Malzeme. Aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan). Jimnastik gösterilerinde kullanılan çeşitli araç ve gereç. örnek : ayaklı çubuk, halkalar.

 

Apparatuses : Araçlar. Cihaz. Takım. Levazım. Malzeme. Aletler. Ekipman. Alet. Teçhizat.

Mediation : Tavassut. Arabulma. Arabuluculuk. Dolayımlama. Dolayım. Aracılık etme.

Agency business : Aracılık faaliyeti. Komisyonculuk. Acentelik.

Office : Çalışma yeri (ofis). Hizmet. Atölye. Ticarethane. Kalem. Bakanlık. Ambar. Kiler. İma.

Limbing : Yaramaz çocuk. Ağacın ana dalı. Şube. Bacak. Yaprağın geniş kısmı. Kol. Kol ve bacak gibi vücuda eklemle bağlı organ. Hale. Taçyaprağın üst geniş kenarı.

Agent : Satış temsilcisi. Gümrük işgüderi. Bulaşıcı mikroorganizmaları veya organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Bir koşul ya da bir durumun oluşumuna, bir sürecin gidişine etkide bulunan öğe. Yurda getirilen ve yurttan çıkarılan mallara ilişkin işlemlerle uğraşan, malların gümrükten çıkarılmalarında aracılık eden kişi. Amil. Temsilci. Etkili olan kimse. İş görevlisi.

Solicitors : Savcı. Hukuk görevlisi. Reklam ajansı. Hukuk görevlileri. Avukat.

Agencies synonyms : solicitor, agcy, interventions, financial intermediation, intermediary, facility, intervenience, organs, conveyances, agency, means, news bulletin, representatives, intermediacy, interposition, intervention, member, intermediate trade, instrumentalities, limb, intermedium, lever, instrumenting, instrumentality, instrument, intercession, intercessions, intermediation, broker, interpositions, facilities, members, organ.