Braided türkçesi Braided nedir

Braided ile ilgili cümleler

English: Ali braided Mary's hair.
Turkish: Ali Mary'nin saçını ördü.

English: She braided my hair.
Turkish: Saçımı ördü.

English: She unbraided her hair.
Turkish: O, saçlarının örgüsünü açtı.

English: Ali has braided his beard.
Turkish: Ali sakalını ördü.

Braided ingilizcede ne demek, Braided nerede nasıl kullanılır?

Braided cable : Örgülü kablo.

Upbraided : Azarlamak. Haşlamak. Paylamak. Çıkışmak.

Braider : Örgü yapan kimse. Belik yapan kimse. Örgüleyen. Bağlayan.

Braiders : Örgüleyen. Örgü yapan kimse. Bağlayan. Belik yapan kimse.

Upbraider : Azarlayan kimse. Paylayan kimse. Çıkışan kimse.

Abraid : Uyandırmak.

Braiding of a cable : Kablo örtüsü. Kablo döşeme. Kablo örgüsü.

Upbraiders : Paylayan kimse. Azarlayan kimse. Çıkışan kimse.

Braid : Tutturmak. Saçını örmek. Bant. Kordon. Örgü. Saç örgüsü. Şeritle süslemek. Örmek (saç). Bağlamak. Şerit.

Decorate with braids : Kurdelelerle süslemek.

İngilizce Braided Türkçe anlamı, Braided eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Braided ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ribboned : Geniş çizgili. Kurdeleli. Çizgili. Bantlı.

 

Meshed : Gözlü. Tuzağa düşürmek. Birbirine geçmek (çark dişi). İlmikli. Ağ ile tutmak.

Banded : Çizgili. Bantlı. Damarlı. Bağlı. Rubane.

Knitted : Dokuma. Örgü. Örme. Örülü.

Latticed : Kafesle çevrili. Kafesli. Ahşap veya metal çapraz çizgileri olan.

Tressed : Bukleli. Lüle lüle.

Interlocked : Senkronize bir şekilde bir araya getirilmiş. Birbirine geçmiş. Tek halde.

Welted : Kırbaçlamak. Bant koymak. Şerit yapmak (giysi). Kamçılamak.

Fasciated : Birleşmiş. Çizgili.

Braided synonyms : furnished with tape, zonated, entwisted, woven, striped.

Braided zıt anlamlı kelimeler, Braided kelime anlamı

Unwoven : Dokunmamış. Örülmemiş.