Ribboned türkçesi Ribboned nedir

Ribboned ingilizcede ne demek, Ribboned nerede nasıl kullanılır?

Beribboned : Kurdeleli. Kurdelelerle süslenmiş.

Ribbon building : Bina şeridi. Yol boyunca binalar dizisi. Sıra evler.

Ribbon cable : Ribbon kablosu. Şerit kablo.

Ribbon development : Yol boyu gelişim. Kentlerarası ana yollar üzerinde, bu yollar boyunca insan topluluklarının ve işyerlerinin gelişigüzel bir biçimde yerleşmesi. Anayol boyunca yapılaşma. Şerit gelişme. Yol boyunca binalar dizisi.

Ribbon microphone : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kurdele mikrofon. Kuşaklı sestoplar. Şerit mikrofon. Döner sarmalı sestoplar gibi çalışan, ancak ondan farklı olarak, kuşağı hem iletken hem de zar işlevi üstlenen sestoplar çeşidi.

Fabric ribbon : Dokuma şerit.

Blue ribbon jury : Üstün nitelikli jüri. Özel jüri.

Ribbon saw : Şerit testere. Dar şerit testere. Kıl testere.

Blue ribbon : Üstün nitelikli. Herhangi bir alanda en büyük ödül. Mavi kurdele. Dizbağı nişanı (ing.).

Hair ribbon : Saç kurdelesi. Saç bağı. Başa takılan bant. Saç bandı.

İngilizce Ribboned Türkçe anlamı, Ribboned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ribboned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Brindled : Benekli. Kahve renkli. Kahve rengi.

Banded : Damarlı. Rubane. Bağlı.

Welted : Kırbaçlamak. Kamçılamak. Bant koymak. Şerit yapmak (giysi).

Fasciated : Birleşmiş.

Thread : Filmi projeksiyon makinesine takmak. İnce çizgi. -e iplik geçirmek. İpe dizmek. Arasından geçmek. İş parçacığı. Geçirmek. Vida dişi. İplik.

Ruled : Yönetilen. Regle. Yönetilenler. Hükmedilen. Çizili.

Taped : Kaydetmek. Kasede almak. Bantlanmış. Bantlamak. Görüntülenmiş veya kasede alınmış.

Object : Nesne. İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık. Karşı çıkmak. Hedef. Doğal çevresinden olduğu gibi alınarak incelenmek üzere dersliğe ya da deney odasına getirilen herhangi bir konu. Razı olmamak. Amaç. Madde. Cisim. Gaye.

Striped : Çubuklu. Yol yol. Çizgi çizgi. Tekir (kedi). Yollu ince şerit. Yollu. (kumaş) çizgili.

Ribboned synonyms : physical object, furnished with tape, dashed, zonated, barred, crossed, braided, liniest, liney, blade, lined, furrowy, linier, brindles, brindle, lean, liny, thin, beribboned.

Ribboned zıt anlamlı kelimeler, Ribboned kelime anlamı

Fat : Yağlı. Yağ. Besiye çekmek. İçyağı. Tombul. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Semirtmek.

Thick : Kalın kafalı. Sık. Aşırı. Sıklık. Yoğun. Dumanlı. Orman gibi. Kalınca. Belirgin. Boğuk.