Taped türkçesi Taped nedir

  • Kaydetmek.
  • [#bant Bantlamak].
  • Bantlı.
  • Görüntülenmiş veya kasede alınmış.
  • Bantlanmış.
  • Kasede almak.

Taped ile ilgili cümleler

English: When Ali got home, there was an envelope taped to his front door.
Turkish: Ali eve vardığında ön kapısına bantlanmış bir zarf vardı.

English: All the papers were taped up and kept in the safe.
Turkish: Tüm evraklar bantlandı ve kasada muhafaza edildi.

English: Tom's mouth was taped shut with duct tape.
Turkish: Tom'un ağzı bir koli bandıyla bantlanarak kapatılmıştı.

English: Ali found Mary's note taped to his door.
Turkish: Ali Mary'nin kapısına bantlanmış notunu buldu.

English: Ali videotaped it.
Turkish: Ali onu videoya kaydetti.

Taped ingilizcede ne demek, Taped nerede nasıl kullanılır?

Have something taped : Kasete çekmek. Kaydetmek.

Stapedes : Üzengi kemiği.

Stapedial : Stapedyal. Üzengi kemiğine ilişkin.

Videotaped : Videoteyplemek. Kasete alınmış. Video kasetine hareketli görüntüler kaydetmek. Kamera ile kaydetmek. Kaset kaydı yapmak. Video kamera ile filmlemek. Filme alınmış. Kasetlemek.

Tape backup : Bant yedekleme (mıknatıslı). Teyp yedekleme. Teyp üzerinde yedekleme. Teyp yedekleme birimi.

Tape dump : Teyp dökümü.

Tape feed : Şerit besleme. Şerit ilerletme.

Tape leader : Bant amorsu.

Tape label : Şerit etiketi.

 

Tape cartridge : Teyp kartuşu. Ses kaseti. Kaset. Kartuş. Manyetik bant kaseti.

İngilizce Taped Türkçe anlamı, Taped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Taped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Checking in : Girişini yapmak. Teslim ediliyor. Giriş yapmak. Kayıt yaptırmak. Kaydolmak.

Enlisting : Kayırmak. Yardımını temin etme. Askere almak. Askere alma. Gönüllü yazılmak. Sağlamak (destek). Asker olmak. Bir işe atılma. Kaydetme. Askere kaydetmek.

Catalogize : Bir kataloğa yerleştirmek veya sokmak. Kataloğa almak. Katakoglamak. Kataloklamak.

Tape : Kaset. Banda çekmek. Mıknatıslı ses kuşağı. Bant. Ses bandı. Banda kaydetmek. Ses şeridi. Şerit ile bağlamak.

Band : Ses frekansı aralığı. Sargı. Kalınlığı 1 cm.den daha az, çok ince tabaka. Koşut ve birbirine yakın iki çizgi arasında kalan alan parçası; tayfda birbirin yakın iki dalga boyu arasında kalan parça. Çemberlemek. Bir izgenin iki sıklık değeri arasında kalan ışınım bölgesi. Kayış. Takım. Çete.

Fillet : Bant. Saç bandı. Fileto. Pervaz. Fileto kesmek. Dolgu (mühendislik terimi). Kemiksiz et. Kemiklerinden ayrılmış balık eti kemiksiz lop etten elde edilen ince dilim.

Taping : Ölçme. Banda kaydetme. Kasete alma. Bandaj. Bağlama. Şeritle ölçme.

Strapped : Meteliksiz. Kayışla dövmek. Kayışla bağlamak. Sarmak (yara). Bağlı. Kayışla bilemek.

Tape recorded : Teybe kaydedilmiş. Kaydedilmiş.

Ribboned : Şeritli. Geniş çizgili. Kurdeleli. Çizgili.

Taped synonyms : sellotape, conscribe, fixed, chart, filleting, filleted, banded, clock up, calendaring, calendared, enlist, check in, strap, allude, chronicling, recorded, calendar, tapes, chronicle, chronicled, enlists.

 

Taped zıt anlamlı kelimeler, Taped kelime anlamı

Unfixed : Çıkarılmış. Çözülmüş. Kararlaştırılmamış. Sökülmüş. Belirlenmemiş.

Live : Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. elektrik tehlikesine karşı uyarı. İkamet etmek. Yaşamak. Hayatın tadını çıkarmak. Yaşamak (hayat). Oturmak. Geçirmek. Sürmek (yaşam veya ömür). Beslenmek. Akım açık.