Bant nedir, Bant ne demek

Bant; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant.
  • Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit.
  • Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: kuşak]

İngilizce'de Bant ne demek? Bant ingilizcesi nedir?:

tape

Bant hakkında bilgiler

Bant 1928 yılında Amerikalı Richard Drew tarafından yapılmıştır. Avrupa'da seloteyp adıyla piyasaya sürülen bu bantın bir yüzü, selüloz adı verilen ve yapışkan olan maddenin kullanımıyla basınca duyarlı yüzey oluşturulmuştur böylece banta yüzeye yapışma özelliği kazandırılmıştır.

Bant ile ilgili Cümleler

  • Ali bantı yeniden sardı.
  • Tom'un ağzı bir koli bandıyla bantlanarak kapatılmıştı.
  • Borunun etrafına bant sarın.
  • Ali Mary'nin kapısına bantlanmış notunu buldu.
  • Bantları satın alırım.
  • Geniş bant hızında ve kalitesinde ülkeden ülkeye büyük farklılıklar vardır.
  • Bu suşi restoranının suşi taşıyan bir konveyör bantı var.
  • Tüm evraklar bantlandı ve kasada muhafaza edildi.
  • Yarına kadar bu bantı saklayabilirsin.
  • Ali eve vardığında ön kapısına bantlanmış bir zarf vardı.
 

Bant kısaca anlamı, tanımı:

Selüloz : Bitkilerde hücre yapısının büyük bir bölümünü oluşturan kâğıt, yapay ipek ve patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan bir karbonhidrat (C6H10O5).

Bant çözmek : Manyetik bir bant üzerine alınmış sesleri yazıya aktarmak, deşifre etmek.

Bant doldurmak : Bir banda ses kaydetmek.

Banda almak : Bir sesi, ses cihazı ile bant üzerine kaydetmek.

Banttan vermek : Genellikle radyo ve televizyonda banttan yararlanarak daha önceden alınmış bir sesi veya görüntüyü yayımlamak.

Bant zımpara : Çekmeye dayanıklı, uzun kâğıt veya bezden üretilmiş, genellikle zımparalama makinelerinde kullanılan aşındırma gereci.

İzole bant : Bant. Elektrik akımının başka tarafa geçmesini önlemek için teli sarmakta kullanılan bant.

Videobant : Televizyon yayınlarının kaydedildiği, bir kasete sarılı şerit.

Dalga bandı : Hem radyo hem de optik dalgaları kapsayan bant.

Koşu bandı : Elektrik yardımıyla dönen bir şerit üzerinde yürüyüş veya koşu yapılabilen araç, yürüyüş bandı.

Üretim bandı : Fabrikalarda ürünün daha hızlı bir biçimde üretilmesi amacıyla üstünde çeşitli parçaların takıldığı, çeşitli işlemlerin yapıldığı, hareketli şerit.

Yara bandı : Yara üzerine yapıştırılan, özel olarak hazırlanmış, ilaçlı, küçük şerit.

Yürüyüş bandı : Koşu bandı.

Bantlama : Bantlamak işi.

Bantlamak : Bantla iki şeyi birbirine tutturmak, bant yapıştırmak.

Bantlayıcı : Bantlama işini yapan makine.

Yapılış : Bir şey yapılırken gerçekleştirilen özellik, nitelik, kuruluş, bünye. Yapılma işi.

Sarma : Çevirme. Bir ayakta alınan, paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılmış olan etli veya zeytinyağlı yemek. Sarmak işi. Sarılarak yapılan. Saran, içine alan şey, zarf.

 

Yapıştırma : Yapıştırmak işi. Yapıştırarak yapılan. Gelinlerin yüzüne yapıştırılarak yapılmış olan süs.

Ensiz : Eni küçük olan, dar.

Yassı : Yayvan ve düz.

Şerit : Dar, uzun kıyı parçası. Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri. Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan. Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası. Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası.

İzole : Yalıtılmış.

Amerikalı : Amerika Birleşik Devletleri halkından olan kimse.

Bant genişlemesi : Analitlerin bir kolondan geçerken çeşitli difüzyon ve kütle aktarım işlemlerinin etkisiyle kolonda yayılma meyli.

Bant genişliği :

Bant spektrumları : Çok sayıda spektral zincirin birbirinden ayrılamayacak kadar yakın bulundukları bölgeler.

Bant taşıyıcı : Katı maddeleri taşımak amacıyla kullanılan yatay veya eğimli taşıyıcı.

Bant zımpara makinesi : İki kasnağı üzerinde uçları ekli bant zımpara dönen ağaç zımparalama makinesi.

Banta : Yabanî armut, ahlat. Yabani armut

Bantam : Normal boyutlardaki tavuğun yaklaşık 1/4’ü kadar bir grup minyatür tavuk, Çin tavuğu.

Bantang : (Heterotis niloticus): Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının kemik-dilligiller (Osteoglossidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 90 cm. Afrika sularında yaşar.

Banteng : Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, 200 cm kadar uzunlukta, 150 cm kadar yükseklikte, Güney ve Doğu Asya'da sürüler hâlinde yaşayan bir memeli türü. (Bibos banteng); Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının boynuzlugiller (Bovidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 200, yüksekliği 150 cm. Güney ve Doğu Asyada küçük sürüler halinde yaşar.

Bantlayabilme : Bantlayabilmek işi.

Diğer dillerde Bant anlamı nedir?

İngilizce'de Bant ne demek? : v. lose weight by doing Bantingism diet

v. banish, exile, expel, discard

n. band, tape, ribbon, strip, strap, court plaster, fascia, fillet, recording, Scotch tape, strapping, welt

Fransızca'da Bant : bande [la]; ruban [le]

Almanca'da Bant : Band, Binde; Streifen

Rusça'da Bant : n. лента (F), пленка (F), лейкопластырь (M)