Band türkçesi Band nedir

  • Takım.
  • Grup.
  • Kolan.
  • Çete.
  • Şarkı (plak).
  • Şerit yapmak.
  • Çemberlemek.
  • Bağlamak.
  • Bir izgenin iki sıklık değeri arasında kalan ışınım bölgesi.
  • Frekans bandı.
  • Şerit.
  • Sargı.
  • Orkestra.
  • Koşut ve birbirine yakın iki çizgi arasında kalan alan parçası; tayfda birbirin yakın iki dalga boyu arasında kalan parça.
  • Ağın üst kenarında, içinden germe telinin geçtiği uçkurluk.
  • Mızıka.
  • Tenis, bilgisayar, fizik, gitar, uzay, kimya, madencilik, masa tenisi, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Kemer.
  • Bando.
  • Birleşmek.
  • Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı.
  • Ağın üst kenarını belirten ak uçkurluk.
  • Kuşak.
  • Moleküllerin dönme erke düzeyleri arasındaki geçişlerin oluşturduğu görünge çizgilerinin bütünü.
  • Kalınlığı 1 cm.den daha az, çok ince tabaka.
  • Fasıla.
  • Bantlamak.
  • Bant.
  • Ses frekansı aralığı.
  • Kayış.
  • Toplamak.

Band ile ilgili cümleler

English: Ali had never even heard of that band at that time.
Turkish: Ali o zaman o bandoyu hiç duymadı bile.

 

English: A band led the parade through the city.
Turkish: Bir grup kentin içinden geçit açtı.

English: A brass band is marching along the street.
Turkish: Bir bando cadde boyunca uygun adımlarla yürüyüş yapıyor.

English: Ali and Mary had to go to band rehearsal.
Turkish: Ali ve Mary bando provasına gitmek zorundaydı.

English: Ali plays in a band with Mary.
Turkish: Ali Mary ile bir grupta çalıyor.

Band ingilizcede ne demek, Band nerede nasıl kullanılır?

Band aid : Yardımcı. Geçici. Eğreti.

Band brake : Çemberli fren. Bant fren. Çember şeklinde fren.

Band chart : Şeritli grafik. Bant kartı. Kuşakçizim. Bant seması. Bir değişkenin çeşitli seçeneklerine ilişkin gözlemlerin belli zaman aralığı içinde gösterdiği değişmeleri birlikte veren çizim, bk. çizimleme. Şerit grafik.

Band clutch : Bantlı debriyaj.

Band conveyor : Bantlı götürücü. Bantlı konveyör. Kayışlı taşıyıcı. Bantlı taşıyıcı.

Band ignitor tube : Bant ateşleyici tüp.

Band film : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Herhangi bir film parçasının iki ucu birbirine yapıştırılarak dolam biçimine getirilmesi, böylelikle göstericide kesiksiz olarak üst üste gösterilmesi durumu. Sonsuz film.

 

Band fishes : Kurdela balığı. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçtiler (acanthopterygii) alt takımından, vücutları şerit biçiminde, üzerleri çok küçük ve yuvarlak pullarla kaplı, atlantik okyanusu, hint okyanusu ve akdeniz'de yaşayan bir familya. Kurdele balığıgiller.

Band i : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çyy'de 41-68 mhz (7,32-4,40 m) arasında yer alan yinelenim kuşağı. (bu kuşakta 2, 3, oluklar yer alır. televizyon yayınlarına ayrılmıştır. istanbul teknik üniversite televizyonu, trt ankara televizyonu'na bağlanmadan önce bu kuşaktaki oluktan yayın yapmaktaydı). Birinci kuşak.

Band elimination filter : Bant söndüren filtre. Bantsöndüren filtre.

İngilizce Band Türkçe anlamı, Band eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Band ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guerillas : Çeteci. Gerilla savaşı. Gerilla. Çete savaşı.

Coil : Kangallanmak. Kangal. Bobin. Tutam. Bir mıknatıs ve bu mıknatısın çevresine sarılmış, oluşturduğu manyetik alan yoluyla çalgıdaki tel titreşiminin ses sinyaline dönüşümüne olanak sağlayan ve dışına yapıştırılan bir bez ile yalıtılan iletken tel yumağından oluşan alet. Gebeliği önleyici alet. Kangal haline gelmek. Kıvırmak. Güçlü bir çekimsel alan oluşturmak için elektrik iletkeninin bir yalıtkan üzerine sarılmasıyla oluşturulan düzen.

Accrete : Artmak. Birleşmiş. Eklemek. Eklenip büyümek. Ekli. Yapışmak. Büyümek. Katılımlarla büyümek.

Crewing : Set ekibi. Kitle. Sürü. Personel. Mürettebat. Eleman. Ekip. Tayfa.

Bunch : Türküm. Bir araya toplanmak. Deste yapmak. Dermek. Deste. Toplanmak. Salkım. Bir araya toplamak.

Set : İç dekoru. Değişmez. Oyunun, karşılaşıcılardan birinin altı oyun kazanması ile biten bölümü. şöyle ki, kazanan oyuncu karşısındakinden en az iki oyun artık kalmış olsun. yoksa dönem bu durum sağlanıncaya dek sürer. Dediğim dedik. Yapmacık. Dekor kurmak. Bir odayı ya da kapalı bir alanı gösteren dekor. İçten olmayan. Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk. Etkilemek.

Ally to : İttifak etmek.

Affiliate : Tanımak. Yakınlaşmak. Evlat edinmek. Katılmak. Üye etmek. Katmak. Kabul etmek. Üye olarak almak.

Dressing : Apre. Kukla giydirme. Gübre. Pervaz. Giyme. Dolma harcı. Giyinme kuşanma. Giyinme. Salata sosu.

Lot : Bölüştürmek. Pay. Kura ile paylaştırmak. Bölüt. Çekim yeri. Parsel. Bir malın istek üzerine yapılan toplu ayrıntılarından her biri. Tenis, atletizm, iktisat, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Lot. Talih.

Band synonyms : inner circle, horsey set, horsy set, musical organization, marching band, musical organisation, musical group, add up, thong, braid, archway, confederacy, orchestra, cohort, withering, network, amalgamated, circumscribing, add, attach, ceinture, battery, concert band, archways, adding up, ally oneself, anticline, accouple, ally, agree, bunches, filleted, beltings.

Band zıt anlamlı kelimeler, Band kelime anlamı

Untie : Çözülmek. Çözmek. Halletmek. Açmak.

Band ingilizce tanımı, definition of Band

Band kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fetter. To drive away. To confederate for some common purpose. To bandy. To bind or tie with a band. To unite. A fillet, strap, or any narrow ligament with which a thing is encircled, or fastened, or by which a number of things are tied, bound together, or confined. To conspire together.