Dressing türkçesi Dressing nedir
- Sargı.
- Düzleme.
- Apre.
- Giydirme.
- Sos.
- Giyinme kuşanma.
- Giyme.
- Giyinme.
- Yapının dış kısmı.
- Salata sosu.
- Dolma harcı.
- Gübre.
- Terbiye.
- Pervaz.
- Giyim.
- Kukla giydirme.
- Kuklayı giydirme işi.
- Pansuman.
Dressing ile ilgili cümleler
English: Kate is dressing her doll.
Turkish: Kate oyuncak bebeğini giydiriyor.
English: Aimee is dressing in her bedroom.
Turkish: Aimee yatak odasında giyiniyor.
English: Ali went into his dressing room.
Turkish: Ali giyinme odasına gitti.
English: I want Italian dressing on my salad.
Turkish: Salatamın üstüne İtalyan sosu istiyorum.
English: Ali is in the dressing room.
Turkish: Ali giyinme odasında.
Dressing ingilizcede ne demek, Dressing nerede nasıl kullanılır?
Dressing case : Makyaj çantası.
Dressing down : Azar. Dayak. Dövme. Azarlama. Fırça. Paylama. Zılgıt.
Dressing gown : Sabahlık. Ropdöşambr. Robdöşambr. Bornoz.
Dressing percentage : Kasaplık bir hayvanın kesim ağırlığına göre ne kadar karkas verdiğinin yüzde olarak ifadesi. Karkas randımanı.
Dressing plant : Kömür hazırlama birimi. Hazırlama birimi. Hazırlama tesisi.
Dressing up : Donanmak. Bayramlıklarını giymek. Giyinip süslenmek. Resmi giyinmek. Güzelce giyinme. Giydirmek. Giyinme. Süslenip püslenmek. Farklı göstermek. Süslemek.
Dressing table : Makyaj masası. Apre masası. Tuvalet masası. Apremasası.
Coal dressing : Kömür hazırlama.
Cross dressing : Cross-dress. Genellikle karşı cins tarafından giyilen kıyafetler giymek.
Dressing room : Oyuncuların soyunup giyindikleri, makyaj yaptıkları oda. Sanatçıların tiyatroda giysilerini giyip çıkardıkları oda. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tuvalet odası. Soyunma odası. Giyinme odası. Makyaj odası.
İngilizce Dressing Türkçe anlamı, Dressing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dressing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Toileting : Tuvalet. Kabine. Makyaj. Yıkanıp giyinip taranma işi. Klozet. Helataşı. Ayakyolu. Hela. Alaturka hela.
Fringe : Kenar. Püskül. Kenarında bulunmak. Saçak. Saçak takmak. Perçem. Şerit. Kakül. Kenar takmak.
Garment : Giysi. Giyim eşyası. Elbise. Giydirmek. Örtü. Kılıf. Kisve. Giyecek. Esvap.
Fertilisers : Hamile bırakan veya dölleyen kimse veya şey. Dölleyici. Suni gübre. Gübreler. Toprağı zenginleştirmek için eklenen organik veya kimyasal madde (ör. gübre).
Fringes : Işığın ya da başka bir dalganın girişimi sonucu ortaya çıkan karanlık ve aydınlık çizgiler. Püskül. Girişim saçakları. Perçem. Saçak.
Fascias : Bağ. Fasya. Sütun kornişi. Kemer. Bağdoku. Şerit. Karın sargısı. Büyülemek. Bant.
Culture : Bir halkın ya da bir toplumun özdeksel ve tinsel alanlarda oluşturduğu ürünlerin tümü : yiyecek, giyecek, barınak, korunak gibi temel gereksemelerin elde edilmesi için kullanılan her türlü araç gereç; uygulanan teknikler; düşünceler, beceriler, inançlar, geleneksel, dinsel, toplumsal, politik düzen ve kurumlar; düşünce, duyuş, tutum, davranış ve yaşama biçimlerinin topu. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme. Laboratuvar ortamında mikroorganizmaların uygun besi yerlerinde çoğaltılması işlemi. uygun ortamda çoğaltılmış hücreler. mikrobiyolojide tek bir bakteriden çoğaltılmış bakteri popülasyonu. Yetiştirme. Ekin. Bakteri kültürü. Üretme. Hars. Bir toplumu ya da halkı duyuş, düşünüş, yaşayış bakımından öbürlerinden ayıran ve gerek özdeksel gerek tinsel alanlarda oluşturulan ürünlerin tümü. bir topluma ya da bir halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat yapıtlarının tümü. usavurma, beğeni ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Medeniyet.
Sassed : Şımarıklık. Küstahça konuşmak. Sululuk.
Attires : Giydirmek. Kisve. Giyinip kuşanmak. Kılık. Donatmak. Giysi. Kıyafet. Süs. Giyinmek.
Dressing synonyms : bleu cheese dressing, anchovy dressing, italian dressing, russian mayonnaise, sauce louis, russian dressing, salad cream, sauce vinaigrette, lorenzo dressing, roquefort dressing, half and half dressing, salad dressing, clothing, pack, bandage, droppings, fertiliser, dropping, sass, fasciae, converters, wound dressing, dungs, dung, sauces, wear, mayday, seasonings, coiling, maydays, blue cheese dressing, fomentation, vesting.
Dressing ingilizce tanımı, definition of Dressing
Dressing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Raiment. Dress. Especially, ornamental habiliment or attire.

Bu kısımda Dressing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dressing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dressing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dressing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.