Fringes türkçesi Fringes nedir

  • Perçem.
  • Işığın ya da başka bir dalganın girişimi sonucu ortaya çıkan karanlık ve aydınlık çizgiler.
  • Girişim saçakları.
  • Saçak.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Pervaz.
  • Püskül.

Fringes ingilizcede ne demek, Fringes nerede nasıl kullanılır?

Infringes : Hakkını yemek. İhlal etmek (sözleşme maddesi). Antlaşmayı bozmak. İhlal. Anlaşmayı bozmak. İhlal etmek. Bozmak. Bozma. Çiğnemek. Tecavüz etmek.

Fringe benefit : Emeklilik sigortası gibi işçiye ücreti dışında sağlanan herhangi bir şey. Yan fayda. İşçi tazminatı. İkincil fayda. Bir çalışanın maaşına ek olarak aldığı kazanç. Ek ücret.

Fringe benefits : Yan hak. Ek olanaklar (şirket arabası veya lojman vb). Ek ücretler. Maaş harici ilave faydalar. Maaş veya ücret dışında, çalışanlara sağlanan her türlü hizmet ve olanaklar. Ek menfaatler. Maaş dışında verilen haklar. Ücret dışı yararlar. Bir işçinin maaşına veya haftalığına ek olarak verilen kazanç (hizmetler, sigorta, tatil, emeklilik planı, vs.).

Fringe firms : Egemen firmaların bulunduğu bir piyasada fiyat alıcı durumunda olan küçük firmalar. Kenar firmalar.

Lunatic fringe : Siyasal olarak uç görüşlere sahip olan kesim. Aşırı yandaş. Fanatik destekçi. Partinin aşırı taraftarları.

Birefringent : İki defa kırılan (ışık bilimi). Çift kırılmalı.

 

Fringelike : Kaküle benzeyen. Kenara benzeyen. Püsküle benzeyen.

Fringe : Perçem. Şerit. Kenar. Kenarında bulunmak. Kenarını bastırmak. Pervaz. Kakül. Saçak. Saçak takmak. Püskül.

Fringed : Kenarlı. Püsküllü. Kenarı bastırılmış. Saçaklı.

Birefringence : Kimi buzsuların ve yoğruk özdeklerin ışık ışınlarını geçirirken iki birleşene ayırması; bunlardan biri genellikle kırılım yasalarına uyar, öteki uymaz. Çiftkırılım.

İngilizce Fringes Türkçe anlamı, Fringes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fringes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acoustic feedback : Ses geribeslemesi. Hoparlör geri beslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Akustik geribesleme.

Fringe : Kenarında bulunmak. Kenar takmak. Kenar. Kakül. Kenarını bastırmak. Şerit.

Pinkie : Serçe parmağı. Küçük parmak.

Absorptivity : Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurganlık. Emebilirlik. Yutma katsayısı. Emme sığası. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emme yetkesi. Yutuculuk. Soğurabilirlik. Emicilik.

Extremity : Uç kısımlar, canlılarda segmentlere bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Zirve. Son safha. Son. Etraf ya da uç parçaları. omurgasız hayvanlarda bölütlere (segment) bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Büyük üzüntü. Sınır. Bir görüş, kanı ya da tutumun en uç biçimiyle benimsenme durumu. Aşırılık.

 

Middle finger : Orta parmak.

Fimbriation : Püskül (botanik, zooloji).

Furbelow : Farba. Fırfır. Farbala.

Forelock : Başlık çivisi. Kakül. Çatal pin. Kahkül. Kilit pimi.

Absorption loss : Soğurma kaybı. Soğurum yitimi. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme yitmesi. Absorpsiyon kaybı. Emme kaybı. Emme yitiği.

Fringes synonyms : outer boundary, annualry, metacarpophalangeal joint, manus, falbelo, bangs, lacinia, forelocks, hand, bound, canopy, cornice, knuckle joint, abcoulomb, cincturing, canopies, abampere, absorption band, absolute concentration, filleting, tassel, eaves, dactyl, fingernail, drip moulding, pinky, tufts, bearding, tassels, tags, absolute units, canopying, index finger.

Fringes zıt anlamlı kelimeler, Fringes kelime anlamı

Fringes antonyms : unbordered, unadorned.