Dressing table türkçesi Dressing table nedir

Dressing table ingilizcede ne demek, Dressing table nerede nasıl kullanılır?

Dressing : Kukla giydirme. Salata sosu. Kuklayı giydirme işi. Pervaz. Giyme. Gübre. Giydirme. Dolma harcı. Giyim. Düzleme.

Table : İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı. Birbiriyle ilgili verilerin toplu ve düzenli sunumu. Masaya koymak. Bilgisayar, bilişim, jimnastik, kimya, masa tenisi alanlarında kullanılır. Tartışmaya sunmak. Tablo. Gözlemleri incelenen değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtarak döküme sokan dağılım alanı. Masa. Üzerinde masatopu oynamağa yarayan, uzunluğu 274 cm., genişliği 152,5 cm., yerden yüksekliği 76 cm. olan, üstü koyu donuk boyalı, kenarlarına oyun alanını belirten 2 cm. kalınlığında beyaz çizgiler çekilmiş masa. Sunmak.

Dressing case : Makyaj çantası.

Dressing down : Zılgıt. Paylama. Azar. Fırça. Dövme. Dayak. Azarlama.

 
 

Dressing gown : Ropdöşambr. Bornoz. Robdöşambr. Sabahlık.

Dressing percentage : Karkas randımanı. Kasaplık bir hayvanın kesim ağırlığına göre ne kadar karkas verdiğinin yüzde olarak ifadesi.

İngilizce Dressing table Türkçe anlamı, Dressing table eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dressing table ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lowboy : Küçük çekmeceli dolap. Alçak konsol.

Lowboys : Alçak konsol. Küçük çekmeceli dolap.

Dresser : Kostümcü. Alıştırıcı. Tabak dolabı. Dekoratör. Ameliyat pansumancısı. Mutfak rafı. Konsol. Giydiri. Şifonyer.

Vanities : Değersizlik. Kurum. Hava. Gösteriş. Beyhudelik. Kendini beğenmişlik. Kibir. Boş şey. Boşunalık. Fodulluk.

Dressers : Büfe. Kostümcü. Şifoniyer. Tabak dolabı. Tabaklık. Giyimine özen gösteren kimse. Alıştırıcı. Ameliyat pansumancısı. Konsol.

Vanity : Gurur. Boş şey. Azamet. Beyhudelik. Caka. Aşırı gurur. Kurum. Gösteriş. Değersizlik.

Dressing table synonyms : toilet table.