Untie türkçesi Untie nedir
Untie ile ilgili cümleler
English: Ali held the knife between his teeth as he untied the knot.
Turkish: Ali düğümü çözerken bıçağı dişlerinin arasında tuttu.
English: The first thing he did was to untie his shoelaces and take his shoes off.
Turkish: Yaptığı ilk şey, bağcıklarını çözüp ayakkabılarını kaldırmaktır.
English: Ali took off his jacket and untied his bow tie.
Turkish: Ali ceketini çıkardı ve papyonunu çözdü.
English: Ali started to untie his shoes.
Turkish: Ali ayakkabılarını çözmeye başladı.
English: I can't untie this knot.
Turkish: Bu düğümü çözemiyorum.
Untie ingilizcede ne demek, Untie nerede nasıl kullanılır?
Untied : Çözük. Başıboş. Çözülmüş. Çözmek. Halletmek. Açmak.
Untied credit : Bağlı olmayan kredi. Kredi açan ülkeden veya kurumdan kullanımına herhangi sınır getirilmeyen kredi. krş. bağlı kredi, koşullu kredi.
Untieing : Halletmek. Çözülmek. Açmak. Çözmek. Çözme.
Unties : Çözmek. Halletmek. Çözülmek. Açmak.
Be untied : Çözülmek.
Flauntiest : Gösteriş yapan. Gösterişe meyilli. Fiyakalı. Havalı.
Come untied : Açılmak. Çözülmek.
Jauntier : Daha kaygısız. Kaygısız. Şık. Şen. Daha havalı. Havalı. Daha şık.
Flauntier : Havalı. Gösteriş yapan. Fiyakalı. Gösterişe meyilli.
Counties : İlçe. Vilayet. Kontluk. İl. İdari bölge. Yerel idarelerin en küçük birimleri. Abd ilçe. Eyalet. Kont. Eyaletteki yerel yönetim bölgesi.
İngilizce Untie Türkçe anlamı, Untie eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Untie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acuminate : Akuminat. Ucu sivri. Sivri uçlu. Sivrileşen. Sivrileştirmek. Bir uca doğru giderek incelmek (botanik terimi).
Come loose : Gevşemek. Açılmak. Yerinden oynamak. Yerinden çıkmak. Serbest kalmak.
Clinch : Sıkıştırılmış cıvata. Sıkı tutmak. Sağlama bağlamak. Yapışmak. Kucaklaşma. Kökünden halletmek. Yapışma. Sıkıştırmak. Sarılma.
Adjudicate : Yargıcılık yapmak. Kararlaştırmak. Hüküm vermek. Hakemlik etmek. İhale etmek. Kararına varmak. Karar vermek. Hükmüne varmak. Hükme bağlamak.
Breaks : Dalmak. Batmak. Parçalanmak. Molalar. Fırlamak. Kesmek. Patlamak. Koparmak. Ara vermek. Yenmek.
Deciphers : Çözmek (şifre vb). Kripto çözmek. Anlamını çözmek. Şifre çözmek. Deşifre etmek. Kod çözmek. Yorumlamak. Kod açmak. Şifreyi çözmek.
Clear up : Düzelmek. Aydınlığa kavuşturmak. Açıklamak. Aydınlanmak. Bulmak. Tasfiye etmek. Temizlemek.
Break open : Kırmak. Zorla açmak.
Bares : Gözle görülür hale getirmek. Çıplak. Soymak. Açığa vurmak. Açık. Çıkarmak. Açılmak.
Untie synonyms : unlash, bring up in conversation, come unfastened, adjudicates, unloosen, break, broaches, adjusts, broaching, acumination, alter, cave in, broached, disentangle, decipher, unloose, broach, compounded, completes, arranges, become loose, deal with, cadillace, cut loose, complete, disincorporating, cast loose, disintegrate, unbrace, disincorporated, bare, arrange, bared.
Untie zıt anlamlı kelimeler, Untie kelime anlamı
Lash : İp ile bağlamak. Azarlamak. Hicvetmek. Ayıplamak. Kışkırtmak. Bağlamak. Vurmak. Kırbaçlamak. Kamçı çalmak. Çarpmak.
Tie : Berabere kalmak. Evlendirmek. Eşit olmak. Bağ. Kravat. Alaka. Düğüm ipi. Bağlantı. Sonuç eşitliği. Düğümlemek.
Untie ingilizce tanımı, definition of Untie
Untie kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To loosen, as something interlaced or knotted. As, to untie a knot. To disengage the parts of. To become untied or loosed.

Bu kısımda Untie kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Untie ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Untie anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Untie ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.