Braider türkçesi Braider nedir

  • Bağlayan.
  • Örgüleyen.
  • Örgü yapan kimse.
  • Belik yapan kimse.

Braider ingilizcede ne demek, Braider nerede nasıl kullanılır?

Braiders : Belik yapan kimse. Örgüleyen. Bağlayan. Örgü yapan kimse.

Upbraider : Çıkışan kimse. Azarlayan kimse. Paylayan kimse.

Upbraiders : Çıkışan kimse. Paylayan kimse. Azarlayan kimse.

Braided : Şeritlerle süslü. Şeritlenmiş. Örgülü. Örülmüş. Şeritli.

Braided cable : Örgülü kablo.

Braiding of a cable : Kablo örgüsü. Kablo döşeme. Kablo örtüsü.

Upbraided : Paylamak. Azarlamak. Haşlamak. Çıkışmak.

Braiding : Örgü biçimli süs. Örme. Saç örgüsü. Örgü. Örgü biçiminde motif.

Decorate with braids : Kurdelelerle süslemek.

Unbraid : Örgüsünü açmak.

İngilizce Braider Türkçe anlamı, Braider eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Braider ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mercer : Kumaş tüccarı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Kumaşçı. Missouri eyaletinde şehir. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Kumaş satıcısı.

Merchandiser : Satıcı. Tacir.

Attachers : Haczeden. Bağlayan şey veya kimse. İliştiren. Bitiştiren. Tutturan. Birleştiren. Ekleyen.

Dealer : Ticaretini yapan kimse (belirli bir şeyin). Bazı malları satma izni olan kişi ya da kuruluş. İskambil kağıtlarını dağıtan kimse. (iskambilde) kağıtları dağıtan kimse. Borsada kendi hesabına işlem yapan kimse. Bayi. Dağıtıcı. Krupiye. Tacir.

 

Hang glider : Pilotun bağlanarak uçtuğu planör. Planöre bağlı uçan kimse.

Bonding : Sahil duvarı. Bağlar. Yapışma. Yapısındaki eksiciklerle öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendirme niteliğinde olan. Antrepoya koymak. Tutturma. Birleştirme. Yapıştırmak. Bağlamak. Yapıştırma.

Seedsman : Tohum satıcısı. Tohumcu.

Equestrian : Biniciliğe ait. Binicilik ile ilgili. Atlı. Binici. Atlı (heykel). Sirkte binicilik becerileri gösteren sanatçıya verilen ad. Engel atlama (binicilik). Binicilikle ilgili. Sirk binicisi.

Pedaller : Pedalla işletmek. Pedal. Pedal çevirmek. Bisiklete binmek. Ayakçak. Gaz pedalı. Pedala basmak. Pedalla çalıştırmak. Ayaklık.

Conjunctives : Bitiştirici yargı. Birleştiren. Birleşik. Bağlaç görevi yapan. Bağlaç görevi gören kip. Bağlayıcı. Bitişik.

Braider synonyms : barrow man, bibliopolist, stamp dealer, horseback rider, pedaler, slopseller, stock trader, horse trader, slop seller, conjunctive, cheesemonger, barrow boy, costermonger, traveler, fence, annectent, monger, seedman, cutler, art dealer, bondings, copulative, coordinator, horseman, barterer, hardwareman, binding, bargainer, merchant, bibliopole, annectant, connecting, braiders.

Braider zıt anlamlı kelimeler, Braider kelime anlamı

Nonproprietary : Topluma uygun olmama. Uygun olmama. Patentsiz. Terbiyeli olmama. Tescilsiz. Telif ile korunmayan.

Fauna : Fauna. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Direy. Hayvanat. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. Bölge hayvanlarının tümü. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Hayvanların yaşadığı bölge.