Pedaller türkçesi Pedaller nedir

Pedaller ingilizcede ne demek, Pedaller nerede nasıl kullanılır?

Pedalled : Bisiklete binmek. Pedala basmak. Pedalla çalıştırmak. Pedal çevirmek.

Backpedalled : Geriye doğru pedal çevirmek. Fikrini değiştirmek.

Pedalling : Pedalla çalıştırmak. Pedal çevirmek. Pedala basmak. Bisiklete binmek. Pedal çevirme.

Backpedalling : Geriye doğru pedal çevirmek. Fikrini değiştirmek.

Pedal bin : Pedallı çöp kovası.

Pedal switch : Ayak şalteri.

Brake pedal pull back spring : Fren pedalı geri itme yayı.

Pedal pushers : Kapri pantolon.

Brake pedal shaft : Fren pedalı mili.

Clutch pedal free travel : Debriyaj pedalı boşluğu. Kavrama ayaklığının, basıldıktan sonra kavramayı ayırmaya başlayıncaya değin bağımsız olarak gittiği yol. Debriyaj pedalı aralığı. Kavrama ayaklık boşluğu. Debriyaj pedal boşluğu. Kavrama pedalı aralığı. Kavrama pedal boşluğu. Debriyaj boşluğu.

İngilizce Pedaller Türkçe anlamı, Pedaller eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pedaller ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wheeling : İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Dönme hareketi. Batı virginia eyaletinde şehir. Döndürmek. Tekerlekli bir şeyi itmek. Çark etmek. Araba ile götürmek. Yuvarlanmak. El arabasıyla götürmek.

 

Cycle : Sürekli biçimde yinelenen belli bir işlem dizisi, özellikte bu dizinin bir kez yinelenme süresi, bk. dönüş süresi. Zaman. Bilgisayar, bilişim, uzay, iktisat, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yakı yapıştırmak. Devir yaptırmak. Motosiklet. Çevrim. Bisikletle gitmek. Belli aralıklarla aynı biçimde yinelenen olayları kapsayan dönem.

Accelerator : Proton ve nötron iyonları gibi yoğun taneciklere büyük kinetik enerji sağlayan cihaz. Kauçuk vulkanizasyonu oranını hızlandıran bir madde. İvmeç. Fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Elektron, proton, döteron, alfa parçacığı gibi yüklü parçacıklara çok yüksek kinetik enerji aktaran düzenek. Hızlandıran. İvdirici. Uygun elektrik ya da mıknatıs alanları yardımıyla, yükünleşmiş temel parçacıkları, atomlar ve molekülleri yüksek hızlara çıkararak, çarpışmalarla yeni çekirdek tepkimeleri sağlayan aygıt. Gaz.

Bicycled : Velespit. Bisiklet. Bisikletle gezmek. Bisiklet kullanarak gitmek. Bisikletle gitmek.

Bicyclist : Bisiklete binen kimse. Bisiklet sürücüsü. Bisiklete binen. Bisikletçi.

Pedal : Ayağa ait.

Bicycler : Bisikletçi. Bisiklete binen kimse.

Stilting : Kıyı koşarı. Eşas. Cambaz ayaklığı. Akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar. Sütun.

Gases : Atıp tutma. Havagazı. Övünme. Gazlar. Benzin. Eğlenceli şey. Boş laf. Grizu. Matrak şey. Gaz.

Pedaller synonyms : pedaler, ride on a bicycle, wheeler, biking, pedalled, pedaling, unicyclist, cyclist, stilt, stilts, damper, bicycle, pedalling, footswitch, footplate, footboards, pedaled, treadled, gas, rider, treadle, ride a bicycle, foot switch, biked, accelerators, bike, treadles, wheel, pedals, cycled, gas pedal, stand, accelerator pedal.