Have an interview türkçesi Have an interview nedir

Have an interview ile ilgili cümleler

English: This afternoon we'll have an interview.
Turkish: Bu akşamüstü bir görüşmemiz var.

English: I have an interview today at 2:30.
Turkish: Bugün 2.30'da bir röportajım var.

English: This afternoon we will have an interview.
Turkish: Bu öğleden sonra bir röportajımız olacak.

Have an interview ingilizcede ne demek, Have an interview nerede nasıl kullanılır?

Have : Zorunda olmak. Yapmak. Dolandırmak. Aldatmak. Sahip olmak. Etmek. Yaptırmak. Buyurmak. Olmak. Malik olmak.

An : Anabatik rüzgar. Bir (ünlülerden önce). Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. (herhangi) bir. Bir.

Interview : Bir konu üzerinde aydınlanmak ya da bir kimsenin kişiliği üzerinde bilgi edinmek amacıyla yüz yüze yapılan konuşma. Röportaj. Röportaj yapmak. Mülakat. Görüşmecinin sorup yanıt alacağı sorulardan oluşmuş bir görüşme çizinliği kullanarak, yanıtlayıcıdan yüz yüze ya da karşılıklı ilişki içinde aldığı sözlü yanıtlara dayanan gözlem, bk. soruşturu. Görüşme yapmak. Söyleşi yapmak. Görüşme. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Görüşmek.

Have an abortion : Düşük yaptı. Kürtaj yaptırmak. Çocuk düşürmek. Düşük yapmak. Kürtaj oldu. Kütaj olmak. Kürtaj olmak. Hamileliği sonlandırdı. Çocuk aldırmak. Fetusun erken doğumuna neden oldu (kendi başına hayatta kalabilecek duruma gelmeden önce).

 

Have an accident : Kazaya uğramak. Kaza yapmak. Kaza geçirmek.

Have an ache : Sancılanmak.

Have an easy time : Sıkıntı ve sorunlarla karşılaşmadı. İstediğini elde etmek için çok sıkı çalışması gerekmedi. Kolay bir hayat geçirdi.

Have an air of : Havasında olmak. Benzemek.

Have an aptitude for : -e yeteneği olmak.

Have an easy fast : Yom kippur orucu senin için kolay geçmesini dilerim (yahudi ayramı yom kippur'dan önce son selamlama). İyi oruçlar tutmalar dilerim.

İngilizce Have an interview Türkçe anlamı, Have an interview eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have an interview ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canvass : Propaganda yapmak. Reklam yapmak. Kamuoyu yoklaması yapmak. Tartışmak. Oy toplamak. Sipariş toplamak. Soruşturmak. Gözden geçirmek. Anket yapmak.

Have a talk : Sohbet etmek. Konuşmak.

Approached : Yaklaşmak. Yaklaşım sergilemek. Yaklaşma. Andırmak. Yaklaşım. Başvurmak. Benzemek. Girişmek. Koyulmak.

Arguing : Tartışmak. İkna etmek. Belli etmek. Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. Karşı gelmek. Tartışma. İddia etmek. İtiraz etmek.

Lobbied : Lobi oluşturmak. Kulis. Lobicilik yapmak. Lobi faaliyeti yürütmek. Lobi yapmak. Lobi. Kulis yapmak. Dehliz. Antre.

Confer : Ödül ile onurlandırmak. Müzakere etmek. Vermek. Bahşetmek. (onur veya ödül) vermek. Bir ünvanı tevcih etmek. Müzakere yapmak. Danışmak. Sunmak.

 

Argued : İspatı olmak. Göstergesi olmak. Karşı gelmek. Münakaşa etmek. İkna etmek. Savunmak. Tartışmak. Kandırmak. İtiraz etmek. Belli etmek.

Approaches : Andırmak. Girişmek. Ele almak. Ulaşmak. Benzemek. Yaklaşımlar. Temasta bulunmak. Varmak. Koyulmak.

Argues : İddia etmek. Tartışmak. İleri sürmek. -e alamet olmak. Çekişmek. Göstergesi olmak. -e belirti olmak. Kandırmak. Becelleşmek. İtiraz etmek.

Confers : Bahşetmek. Bir ünvanı tevcih etmek. Sunmak. Danışmak. Konuşma yapmak. Müzakere yapmak. Ödül ile onurlandırmak. Vermek. (onur veya ödül) vermek.

Have an interview synonyms : interview, confer with, conferred, canvassed, approach, treat with, lobby, confer on, meet, canvasses, lobbies, met, argue, interviewed, consult.