Have an accident türkçesi Have an accident nedir

  • Kaza geçirmek.
  • Kazaya uğramak.
  • Kaza yapmak.

Have an accident ile ilgili cümleler

English: Drive more carefully, or you will have an accident.
Turkish: Daha dikkatli sür yoksa kaza yapacaksın.

English: The way Ali drives, he's going to have an accident sooner or later.
Turkish: Ali böyle sürerse önünde sonunda bir kaza yapacak.

English: If you don't have an accident on the snowy roads I think you should be able to get back safely.
Turkish: Karlı yollarda bir kaza yapmadıysan, güvenli bir şekilde geri dönebilmen gerektiğini düşünüyorum

English: Did you have an accident?
Turkish: Kaza geçirdin mi?

English: You might have an accident.
Turkish: Bir kaza geçirebilirsin.

Have an accident ingilizcede ne demek, Have an accident nerede nasıl kullanılır?

Have : Etmek. Göz yummak. Kabul etmek. Elinde bulunmak. Malik olmak. Dolandırmak. -si olmak. Almak. Yaptırmak. Sahip olmak.

An : Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Bir (ünlülerden önce). Bir. Anabatik rüzgar. (herhangi) bir.

Accident : Beklenmedik olay. Tesadüf. Umulmayan durum. İş kazası. Arıza. İlinek. Raslantı. Sakatlık. Bir nesnenin ikincil ve öze ilişkin olmayan özelliği. Rastlantı.

Did you have an accident : Kaza mı geçirdiniz.

Have an abortion : Düşük yaptı. Kürtaj yaptırmak. Hamileliği sonlandırdı. Çocuk aldırmak. Kütaj olmak. Kürtaj olmak. Düşük yapmak. Fetusun erken doğumuna neden oldu (kendi başına hayatta kalabilecek duruma gelmeden önce). Çocuk düşürmek. Kürtaj oldu.

 

Have an affair with someone : Biriyle takılmak. Biriyle ilişkisi olmak. Biriyle aşk ilişkisi olmak. Biriyle aşk yaşamak.

Have an ax to grind : Çıkarı olmak. Bir şikayeti olmak. Şikayetçi olmak.

Have an ache : Sancılanmak.

Have an aptitude for : -e yeteneği olmak.

Have an air of : Havasında olmak. Benzemek.

İngilizce Have an accident Türkçe anlamı, Have an accident eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have an accident ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wreck : Mahvetmek. Mahvolma. Mahvolmuş kimse. Hurda. Kundaklamak. Rezil etmek. Enkaz haline getirmek. Yok olma. Mahvolmasına neden olmak. Bozmak.

Come to grief : Suya düşmek. Başarısız olmak. Çökmek. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Felakete uğramak. Belasını bulmak. Zarar görmek. Harap olmak. Mahvolmak.

Wrecks : Kundaklamak. Zarar vermek. Enkaz haline getirmek. İmha etmek. Yok etmek. Virane. Enkaz. Gemi enkazı.

Prang : Ağır kaza. Uçaksavar ile düşürmek. Bombalamak (uçaktan). Trafik kazası. Uçak kazası. Araba kazası. Bombardımanla tahrip etmek. Haşat etmek. Hava hücumu.

Wash out : Temizleyerek çıkarmak. Feshetmek. Çalkalamak. Temizlemek. Boyanın çıkması. (okuldan veya takımdan vs) atılmak veya çıkarılmak. Örtbas etmek. Yıkayıp temizlemek. Yıkayarak çıkarmak. Su ile çıkarmak.

Be cast away : Karaya düşmek. Kazazede olmak. Deniz kazasından kurtulup karaya çıkmak.

Pile up : Yığılmak. Bindirmek. Birikmek. Yığmak. Kayalara çarpmak. Karaya oturtmak. İstif etmek. Biriktirmek. Haşat etmek.