Wreck türkçesi Wreck nedir
- Enkaz haline getirmek.
- Kaza yapmak.
- Mahvolmuş kimse.
- Rezil etmek.
- Hurda.
- Hasara uğratmak.
- Zarar vermek.
- Haşat etmek.
- Virane.
- Enkaz.
- Suya düşme.
- Yok etmek.
- Harabe.
- Kaza yaptırmak.
- Baltalamak.
- Yok olma.
- Mahvolmasına neden olmak.
- Bozmak.
- Gemi enkazı.
- İmha etmek.
- Kundaklamak.
- Suya düşürmek.
- Kaza geçirmek.
- Mahvetmek.
- Karaya oturtmak.
- Mahvolmuş şey.
- Mahvolma.
Wreck ile ilgili cümleler
English: Tom has been a nervous wreck ever since we arrived.
Turkish: Biz geldiğimizden beri Tom'un sinirleri bozuldu.
English: The next day the wreck of the ship was discovered on the shore.
Turkish: Ertesi gün geminin enkazı kıyıda hulundu.
English: You're going to wreck your eyesight if you play games all the time.
Turkish: Sürekli oyunlar oynarsan görme yeteneğine zarar vereceksin.
English: A hundred people were hurt in a train wreck.
Turkish: Tren kazasında yüz kişi yaralandı.
English: He identified the wreck of the Titanic.
Turkish: O, Titanik'in enkazını tanıttı.
Wreck ingilizcede ne demek, Wreck nerede nasıl kullanılır?
Be a nervous wreck : Sinirleri bozulmak. Sinirleri laçka olmak. Siniri bozulmak.
Be a physical wreck : Sağlığı bozulmuş olmak.
Car wreck : Ağır şekilde hasar görmüş araba. Araba enkazı. Tahrip olmuş araba. Hurda.
Card wreck : Kart sıkışması.
Have a wreck : Trafik kazası geçirmek.
Wreckful : Yıkıcı. Yok edici.
Wreckers : Enkaz toplayıcı. Yıkıcı. Hurdacı. Zarar veren kişi. Tamirci. Yıkmacı. Sabotajcı. Çekici araç. Baltalayan kimse. Kurtarıcı.
Wrecked : Harap edilmiş. Zil zurna sarhoş. Karaya oturmuş. Mahvolmuş. Kazazede. Kaza yapmış. Zarar görmüş. Bozulmuş. Harap olmuş.
Wrecking car : Enkaz arabası. Bir kazadan kaynaklı enkazı kaldırmak için gerekli donanıma sahip araba.
Wrecking : Tamir. Sökme. Yıkım. Zarar verme. Enkaz. Kurtarma. Yardıma gelen. Yıkıcılık. Yıkma.
İngilizce Wreck Türkçe anlamı, Wreck eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Wreck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Declination : Çekim. Sapma. Yokuş. Reddetme. Düşme. Yatma. Zayıflama. Azalma. Sukut. Geri çevirme.
Wracks : Kıyıya vuran yosun. Yıkılmak. Yıkıntı. Uçuşan bulut. Deniz yosunu. Sahil yosunu.
Ax : Çalgı. Kovmak. Sepetlemek. Azaltmak. Enstrüman. Balta. Kısmak. Balta ile kesmek. Kovma.
Sabotages : Sabotaj yapmak. Kundaklama. Sabote. Sabotaj. Baltalama. Sabote etmek.
Beat somebody hollow : Tam olarak yenmek. Bozguna uğratmak. Alt etmek.
Attainting : İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Vatandaşlık hakkını kaybetme. Tutulmak. Lekelemek. Yakalanmak.
Depletion : Eksilme. Tüketim. Bitirme. Madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Zenginleştirme işlemi sürecinde, işlem dışında kalan elementlerin izotop sayısındaki azalma. Sabit kıymetleri azaltma. Tükenme. Boşaltma. Azaltma. Tüketme.
Encroach : Hakkında tecavüz etmek. Kötüye kullanmak. El uzatmak. (birinin hakkına) tecavüz etmek. Haddini aşmak. Hakkına tecavüz etmek. Sokulmak. Tecavüz etmek. İleri gitmek.
Destruction : Harap etme. İzmihlal. Tahribat. Destruksiyon. Yıkımlanma, zedelenme. İmha. Bela. Yok etme. Afet.
Addles : Cılk. Bozulmak. Kokmak (yum.). Şaşırtmak. Çürütmek. Kokmak. Bozulmak (yum.). Çürümek. Çürük.
Wreck synonyms : extinctions, defeat, bankruptcy, axe, wreckages, beach, endamaged, bash up, sap, duffs, flawing, attainted, instigates, pulverizing, slum, bitch, bang up, attaints, clear off, chagrin, wrecks, hamstrung, barbarizing, ground, bankruptcies, flotage, bollixes, bankrupting, demolishes, carcasses, miscarriage, rubblestone, vanishment.
Wreck zıt anlamlı kelimeler, Wreck kelime anlamı
Improvement : Salah. Bir bulgunun eksik olan ve kullanılmasını engelleyen bir niteliğini giderme ya da daha iyi kullanılabilir duruma getirme. Artma. Gelişim. Gelişme. Islah etme. Düzelti. İlerleme. Düzelme. Doğanın herhangi bir parçasını şu ya da bu işe yararlı kılmak amacıyla, insanın onun üzerinde yaptığı olumlu değişiklikler.
Wreck ingilizce tanımı, definition of Wreck
Wreck kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The destruction or injury of a vessel by being cast on shore, or on rocks, or by being disabled or sunk by the force of winds or waves. To suffer wreck or ruin. To shipwreck. To destroy, disable, or seriously damage, as a vessel, by driving it against the shore or on rocks, by causing it to become unseaworthy, to founder, or the like. Shipwreck. See 2d & 3d Wreak.

Bu kısımda Wreck kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Wreck ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Wreck anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Wreck ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.