Wracks türkçesi Wracks nedir
- Gemi enkazı.
- Uçuşan bulut.
- Deniz yosunu.
- Enkaz.
- Yıkıntı.
- Yıkılmak.
- Harabe.
- Sahil yosunu.
- Kıyıya vuran yosun.
Wracks ingilizcede ne demek, Wracks nerede nasıl kullanılır?
Wrack and ruin : Harap. Viran.
Go to wrack and ruin : Bakımsızlıktan harabeye dönüşmek. Enkaza dönmek. Harabeye dönmek. Harap olmak.
Bladder wrack : Hava keseli suyosunu. Bir tür hava keseli su yosunu. Bir tür deniz yosunu. Bilinen bir tür deniz yosunu formu.
Sea wrack : Yüzen yosun. Zostera otu. Yüzen suyosunu.
Wrack : Harabe. Deniz yosunu. Yıkılmak. Yıkıntı. Gemi enkazı. Sahil yosunu. Uçuşan bulut. Kıyıya vuran deniz yosunu. Kıyıya vuran yosun. Enkaz.
Wracked : Batık. Yıkılmış. Yıkık.
Wraithlike : Hayalet gibi. Maddesiz. Hayal meyal. Gölge gibi.
Wraith : Hayalet. Sıska tip. Tayf.
Wrackful : Yıkıcı. Yok edici.
Wrangle : Dalaşmak. Münakaşa etmek. Ağız dalaşı yapmak. Çekişmek. Ağız kavgası yapmak. Birbirini yemek. Gürültülü tartışma. Sığır veya atlara bakmak (kovboy). Tartışmak. Münakaşa ederek elde etmek.
İngilizce Wracks Türkçe anlamı, Wracks eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Wracks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Salvages : (yangından veya kazadan) kurtarmak. Tahlisiye. Eşya kurtarmak. Denizde mal ve can kurtarma. Kazaya uğrayan gemiyi kurtarmak. Kurtarmak. Kurtarılan eşya. Değerlendirmek (hurda vb.). Batmış gemiyi yüzdürmek.
Trouser : Pantolon. Pantolona ait. Pantalon bacağı. Cebine indirmek.
Desolation : Haraplık. Terkedilmişlik. Issızlık. Kasavet. Perişanlık. Üzüntü. Viranlık. Yeis. Kimsesizlik. Virane.
Flotage : Yüzen herhangi bir şey. Yüzme gücü. Yüzme. Yüzen sahipsiz eşya. Yüzen kütleler. Geminin su üstünde kalan kısmı.
Wreckage : Kalıntı. Kazadan geri kalan parçalar. Hasar. Çöküntü. Hurda. Zarar.
Crumble : Ufalanmak. Parçalanmak. Harab olmak. Çökmek. Çok küçük parçalara ayırmak. Un ufak olmak. Ekmek vb ufaltmak. Parçalamak. Düşmek.
Ruins : Çöküş. Kalıntılar. Ören. Yıkı. Kalıntı. Harabeler. Harabelik.
Debris : Çöküntü. Döküntü. Dağ eteklerinde köşeli taşlar ve daha ince öğeli özdeklerin karışımından oluşan yığıntılar. Atıklar. İnşaat artığı. Moloz. Çer çöp. Kırıntı.
Wreckages : Hurda. Kalıntı. Kazadan geri kalan parçalar. Zarar. Hasar. Çöküntü.
Bust up : Bozmak. Tartışma. Ağız kavgası. Kavga. Kavga etmek. Sona erme. Harap etmek. Son vermek. Dalaşmak. Çıngar.
Wracks synonyms : desolations, hulk, derelict, clear out, destroy, rubbles, crack up, cave in, hulks, collapsing, alga, carcase, pant, rubbish, derelicts, ruin, wreck, rubble, be ruined, sea weed, slum, wrack, coralline, rubblestone, lagan, seaweeds, algae, carcass, cave, sea moss, shambles, come down, sea tang.
Wracks zıt anlamlı kelimeler, Wracks kelime anlamı
Stay : Bırakmamak. Önlemek. Dayanmak. Kalma süresi. Beklemek. Durdurmak. Kalmak. Geciktirmek. Bastırmak. ...olarak kalmak.

Bu kısımda Wracks kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Wracks ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Wracks anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Wracks ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.