Trouser türkçesi Trouser nedir
- Pantolon.
- Cebine indirmek.
- Pantalon bacağı.
- Pantolona ait.
Trouser ile ilgili cümleler
English: Did he have his trousers pressed?
Turkish: O pantolonunu ütületti mi?
English: He put on clean trousers.
Turkish: O, temiz pantolon giydi.
English: He couldn't get his trousers off.
Turkish: O, pantolonunu çıkaramadı.
English: I bought two pairs of trousers.
Turkish: İki pantolon satın aldım.
English: He has his trousers pressed every day.
Turkish: Pantolonu her gün ütülenir.
Trouser ingilizcede ne demek, Trouser nerede nasıl kullanılır?
Trouser leg : Pantalonların bacağı. Pantolon paçası. Pantolon bacağı. Bir kimsenin bacaklarına içine soktuğu pantalon parçası.
Trouser suit : (bayanlar için) pantolon ceket takım. Pantolonlu takım. Pantolon ceket takım (kadın).
Trousered : Pantolonlu. Zil szrna sarhoş. Aşırı sarhoş.
Trousering : Pantolon. Pantolona ait. Pantolonluk kumaş. Cebine indirmek.
Trousers : Deli saçması. Pantolon. Kumaş pantolon. Saçmalık.
Bell bottomed trousers : İspanyol paça pantolon.
Drain pipe trousers : Daracık pantalon.
A pair of trousers : Pantolon.
Trousse : Ameliyat aletleri seti.
Wear the trousers : Bir ilişkide veya evlilikte sözü geçen taraf olmak. Otorite olmak. (kadın için söylenir) ipleri elinde tutmak. Borusu ötmek. Kontrolü ele almak (genellikle bir kadının erkek partneriyle olan ilişkisinde kullanılır). Sözü geçmek. Yetkili olmak. Dediği dedik olmak.
İngilizce Trouser Türkçe anlamı, Trouser eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trouser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Denim : Kot. Kot kumaş. Ç.blucin. Blucin kumaşı. İş elbiselik kumaş. Kaba pamuklu kumaş. Kot kumaşı.
Pocketed : Cebe koymak. Üstüne yatmak. Veto etmek. Sineye çekmek. Hazmetmek (hakaret). Cebe indirmek. Belli etmemek. Çembere almak (savaş). Gizlemek. Deliğe sokmak (bilardo).
Breeches : Jokey pantolonu. Dizlik. Golf pantolon.
Corduroys : Fitilli pantolon. Fitilli kadife pantolon.
Britches : Breeches.
Flannel : Flanel. Tüylü yumuşak kumaş. Zevzeklik etmek. Zevzeklik. Sabun bezi. Fanila giydirmek. Flanelden yapılmış giysi. Fanila. Pazen. Fanila ile ovmak.
Hip pocket : Arka cep. Kıç cebi. Basen cebi.
Tweed : Yünlü kumaş. İskoç kumaşı. Yünlü iskoç kumaşı. Tüvit. Yün kumaş.
Trews : Dar pantolon.
Trouser synonyms : sweatpants, churidars, blue jean, knee pants, jodhpur breeches, stretch pants, bellbottom pants, sweat pants, pedal pusher, short pants, pant leg, long trousers, trouser cuff, toreador pants, long pants, bellbottom trousers, a pair of trousers, kegs, slacks, pyjama, pantaloon, pocket, salwar, pair of pants, knickerbockers, jean, bags, cords, riding breeches, garment, inexpressibles, shalwar, bell bottoms.

Bu kısımda Trouser kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trouser ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trouser anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trouser ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.