Pantolon nedir, Pantolon ne demek
Pantolon; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Belden başlayan ve genellikle paçaları ayak bileklerine kadar inen giyecek

"Pantolon" ile ilgili cümle
- "Günde iki kez pantolonunun ütülenmesini istiyordu." - A. Kutlu
Pantolon hakkında bilgiler
Pantolon, belden başlayan ve paçaları ayak bileklerine inen giysi.
Moda, erkek pantolonlarının biçimine büyük değişiklikler getirmemiştir. Pantolonların boyları uzun ve kısa, paçaları dar veya bol (gemici pantolonu), bacaklara yapışık (kayak pantolonu) olabilir. Paçalar, kıvrık veya düzdür. Pantolonların ön, arka veya yanlarında cepler olabilir.
Kot pantolon, kumaş pantolon, keten pantolon, kadife pantolon gibi farklı dokumaları vardır.
Biçimi ne olursa olsun, erkek giyiminin başlıca unsurlarından biri olan pantolon daima aynı parçalardan meydana gelir. Bunlar, pantolonun gövdesini meydana getiren dört büyük parça ile kemer, düğme veya fermuarın dikildiği pat kısmı denen ikinci dereceden parçalardır.
Pantolon ile ilgili Cümleler
- Bu pantolon çok büyük.
- Pantolonum mahvolmuş.
- Marian siyah deri ceket, mor eşarp ve mor pantolon giyiyor. Kıyafeti onun üzerinde harika görünüyor.
- Bu pantolon belde biraz çok dar.
- Ali kot pantolonunu giymeye başladı.
- Pantolonum çok bol, çünkü çok kilo verdim.
- Annem pantolonumu yamamak zorunda kaldı.
- Bu en kötüsü! Gittim ve cebinde hâlâ mendil olan pantolonumu yıkadım.
- Pantolon kirli.
- Pantolonu her gün ütülenir.
- Pantolonum çok kısadır.
- Pantolonum onu yıkadıktan sonra çekti.
- Pantolonum morumsu kırmızı.
- Hiç pantolon giymiyorum.
Pantolon anlamı, kısaca tanımı:
Paçal : Çeşitli şeylerin karışımı. Ekmek yapmak için çeşitli tahılların yasaya göre belirlenen gerekli karışım oranı.
Ayak : Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Basamak. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Halk edebiyatında uyak. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Göl ayağı. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Bacak. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta.
Bilek : Güç, kuvvet. Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm.
Golf pantolon : Paçaları büzgülü bacak bölümü daha geniş pantolon.
Pantoloncu : Pantolon diken terzi.
Pantolonculuk : Pantoloncunun işi.
Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.
Giyecek : Giysi.
Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.
Moda : Belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı düşkünlük. Değişiklik gereksinimi veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik. Geçici olarak yeniliğe ve toplumsal beğeniye uygun olan.
Erkek : Koca. Sperma oluşturan organizma. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Sözüne güvenilir, mert. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Yetişkin adam, bay, er kişi. Sert, kolay bükülmez.
Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Biçme işi. Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil.
Büyük : Üstün niteliği olan. Önemli. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Büyük abdest. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Niceliği çok olan.
Pantolonlu : Pantolonu olan. İlgili cümle: "Ben, bir hayalet kadar zayıf, on altı yaşında, çarliston pantolonlu, şık fesli bir mektepli efendiydim." S. F. Abasıyanık.
Pantolonsuz : Pantolonu olmayan.
Diğer dillerde Pantolon anlamı nedir?
İngilizce'de Pantolon ne demek? : n. pants, trousers, a pair of trousers, breeches, bags, pair of bags, pantaloons
Fransızca'da Pantolon : pantalon [le], froc [le]
Almanca'da Pantolon : n. Hose
Rusça'da Pantolon : n. брюки (PL), штаны (PL), панталоны (PL)

Bu kısımda Pantolon nedir? Pantolon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pantolon tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pantolon hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.