Trousse türkçesi Trousse nedir

  • Ameliyat aletleri seti.

Trousse ingilizcede ne demek, Trousse nerede nasıl kullanılır?

Trousseau : Cihaz. Çeyiz. Gelinlik malzemeler. Gelin eşyası.

Trousseaus : Cihaz. Çeyiz. Gelin eşyası. Gelinlik malzemeler.

Trousseaux : Çeyiz.

Retrousse : Hokka burun. Havaya kalkık. Ucu yukarıya kalkık. Ucu kalkık.

Retrousse nose : Hokka burun. Kalkık burun.

Trousering : Pantolonluk kumaş. Cebine indirmek. Pantolona ait. Pantolon.

Trouser : Pantalon bacağı. Pantolon. Cebine indirmek. Pantolona ait.

Trousers : Kumaş pantolon. Saçmalık. Pantolon. Deli saçması.

A pair of trousers : Pantolon.

Trouse : Pantolon.

İngilizce Trousse Türkçe anlamı, Trousse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trousse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Matter : Fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Mesele. Önem. İltihaplanmak. Vesile. Fark etmek. Önemi olmak. Konu. Uzayda yer tutan, bir kütlesi olan her tür varlık. İnsan bilincinden bağımsız olarak somut biçimlerde varolan, tüm nesneler, olaylar ve dizgelerle, bunların özellik, ilişki ve etkileşimlerinin sonsuz çeşitliliğini, her türlü devinim biçimiyle kapsayan nesnel gerçeklik.

Travail : Sancı. Zahmet çekmek. Doğum sancısı çekmek. Zahmet. Doğum ağrısı çekmek. Eziyet. Doğum sancıları. Eziyet çekmek. Sancılanmak.

 

Hydra : Hidra. Suyılanı (takımyıldızı). Polip (zooloji terimi). Püsküllü bela. Çok başlı yılan. Hidra (zooloji terimi). Suyılanı. Çok başlı yılan (mitoloji terimi).

Sweat : Ter. Çok çalışmak. Terden ıslatmak. Ter döktürmek. Ter şeklinde sızmak (içindeki su). Buğulanmak. Alınteri dökmek. Lehimlemek. Zor iş. Zorlamak.

Elbow grease : İnce iş. Alın teri. Cilalama. El emeği.

Exertion : Gayret. Uğraş. Sarfetme. Emek. Çaba. Efor. Güç harcama. Ceht. Zahmet.

Problem : Mesele. Bilinmez. Dava. Merak konusu. Sorun. Problemli. Muamma. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Sorunlu. Çözümü, yaratıcı düşünmeyi gerektiren önemli ve güç durum. bir soru ya da bir dizi soru aracılığıyla kişiyi soruların nedenleri ile sonuçlarını araştırmaya yönelten durum.

Difficulty : Gedik. Engel. Pürüz. Zorluk. Meşakkat. Sıkıntı. Güçlük. Külfet. İtiraz. Sorun.

The devil : Şeytan. Kör şeytan. İblis. Allah belasını versin. Hay aksi.

Deep water : Ciddi sıkıntı. Büyük derinlikte olan su. Büyük talihsizlik. Derin su.

Trousse synonyms : pressure point, tsuris, growing pains, can of worms, effort.

Trousse zıt anlamlı kelimeler, Trousse kelime anlamı

Disembarrassment : Rahatlatma. Güç bir durumdan kurtarma. Sıkıntıdan kurtarılma. Sıkıntıdan kurtarma.

Bore : Dert. Sondalamak. Oyu. Kuyu. Birisinin canını sıkmak. Çap (mermi). Delik. Başını ağrıtmak. Sıkıcı şey. Bunaltmak.

Trousse ingilizce tanımı, definition of Trousse

Trousse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a surgeon`s trousse. A case for small implements.