Don nedir, Don ne demek

  • Giysi.
  • Vücudun belden aşağısına giyilen uzun veya kısa iç giysisi, külot
  • At kılının rengi.
  • Hava sıcaklığının sıfırdan aşağı düşmesiyle suların buz tutması.

Don anlamı, kısaca tanımı:

Donuna etmek : Çok korkmak. küçük veya büyük abdestini donuna etmek.

Don çözülmek : Hava ısınarak buzlar erimeye başlamak.

Don kesmek : Bitki soğuktan bozulmak, donmak.

Don tutmak : Buz tutmak, donmak.

Dona çekmek : Hava, suları donduracak derecede soğumak.

Don çekmek : Donmak.

Don gömlek : Üzerinde sadece iç çamaşırı var denilecek kadar soyunmuş durumda.

Çatal don : Paçaları diz üstünde kalan don.

İç donu : Pantolon içine giyilen uzun don, dizlik.

İş donu : İş yaparken giyilen giysi.

Don yağı : Soğuk ve sevimsiz (kimse). Normal sıcaklıkta katı durumda bulunan ve içyağlarının eritilmesiyle elde edilen hayvansal yağ.

At donu : At kılının rengi.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

At : Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.

Don ile ilgili Cümleler

  • Don ürünlere çok zarar verdi.
  • Don bütün çiçekleri öldürdü.
  • Sokakta çok şitdetli bir don var.
  • Çiçekler don yüzünden çürüdü.
  • Geceki don ağaçlara büyük zarar verdi.
  • Ali paçalı don giyiyor.
 

Diğer dillerde Don anlamı nedir?

İngilizce'de Don ne demek? : n. title of courtesy used when addressing a man (Spanish); Spanish nobleman or gentleman; head or fellow of a university (British)

v. put on clothing, wear, cover oneself

n. don, title of courtesy used when addressing a man (Spanish); Spanish nobleman or gentleman; head or fellow of a university (British)

Fransızca'da Don : [le] armağan; bağış; yetenek, kabiliyet

Almanca'da Don : n. Frost, Unterhose

Rusça'da Don : n. кальсоны (PL), масть (F), мороз (M), стужа (F), дон (M)