Pocketed türkçesi Pocketed nedir

  • Cebe atmak.
  • Cebine indirmek.
  • Cebe koymak.
  • Gizlemek.
  • Çembere almak (savaş).
  • Deliğe sokmak (bilardo).
  • Belli etmemek.
  • Saklamak.
  • Hazmetmek (hakaret).
  • İç etmek.
  • Sineye çekmek.
  • Cebe indirmek.
  • Cep.
  • Üstüne yatmak.
  • Bastırmak.
  • Veto etmek.

Pocketed ile ilgili cümleler

English: He pocketed the company's money.
Turkish: O, şirketin parasını cebine attı.

English: Ali pocketed the keys.
Turkish: Ali anahtarlarını cebine koydu.

English: Ali pocketed the coin.
Turkish: Ali parayı cebine koydu.

English: Ali picked up the letter and pocketed it.
Turkish: Ali mektubu aldı ve onu cebine koydu.

English: Ali pocketed the money Mary gave him.
Turkish: Ali Mary'nin ona verdiği parayı paketledi.

Pocketed ingilizcede ne demek, Pocketed nerede nasıl kullanılır?

Empty pocketed : Hiç parası olmayan. Parasız. Beş kuruşsuz. Boş cepli. Meteliksiz.

Pocket battleship : Cep zırhlısı. Cep kruvazörü.

Pocket book : Cüzdan. Cep defteri. El çantası (amerikan ingilizcesi). Cep kitabı.

Pocket calculator : Cep hesap makinesi. Cep hesap makinası. Küçük hesap makinesi.

Pocket computer : Cep bilgisayarı.

Pocket radio : Cep radyosu. Cep ünalgısı.

Air pocket stock : Piyasa fiyatı beklenmedik bir biçimde ve hızla düşen hisse senedi. Hava boşluğundaki senet.

Pocket money : Cep harçlığı. Okul harçlığı. Harçlık.

 

Pocket of magma : Magma ocağı. Taşyuvarda oluşmuş, bütün dış püskürmeleri besleyen kapalı ve sınırlı magma kütlesi.

Pocket lamp : Cep feneri. Cep lambası.

İngilizce Pocketed Türkçe anlamı, Pocketed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pocketed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appeasing : Yatıştıran. Yatıştırma. Yatıştırmak. Sakinleştirmek. Yatıştırıcı. Gidermek. Azaltmak. Hafifletmek. Gönlünü almak.

Pocket : Işıtacın vidalandığı ya da geçirildiği elektrik bağlantısını sağlamaya yarayan parça. Torba. Cebine atmak. Kesim.

Bosoms : Orta. Bağır. Göğüs. Elbisenin göğüs kısmı. Kucak. Döş. Kucaklamak. Koyun merkez.

Assuaging : Dindirmek. Hafifletmek. Dindirme. Yatıştırmak.

Pouching : Poş. Torbacık. Torbalanmak. Kese. Göz altında oluşan torbamsı şişlik. Yutmak. Para kesesi. Torba. Torba gibi olmak.

Bag : Yakalamak. Torba. Çuvala koymak. Kapmak (sandalye). Çanta. Şişirmek. Torbaya koymak. Çalmak. Sarkmak. Poşet.

Dissimulating : İki yüzlülük yapmak. Duygularını gizlemek. Başka türlü göstermek. Taslamak. Gizlemek (gerçeği). İkiyüzlülük etmek.

Hip pocket : Arka cep. Kıç cebi. Basen cebi.

Dissimulate : Taslamak. İkiyüzlülük etmek. Duygularını gizlemek. Yalandan göstermek. Başka türlü göstermek. Gizlemek (gerçeği). İki yüzlülük yapmak.

Blindest : Gözünü almak. Göz kamaştırmak. Düşüncesiz. Kamaştırmak. Göz almak. Gizli. Görmeyen. Kör etmek. Köreltmek.

Pocketed synonyms : patch pocket, pocket flap, slash pocket, stood, vest pocket, bear, stand, appropriated, swallowed, stomach, caches, finances, cleft, assuage, bosomed, vetoed, stiffing, bosoming, grin and bear it, bosom, nicks, bury, bear against, blot out, alleviated, lay by, cloaks, stiffs, pecuniary resource, cell, alleviates, taking in, appeases.

 

Pocketed zıt anlamlı kelimeler, Pocketed kelime anlamı

Straight : Dosdoğru. Düz çizgi. Yarış çizgisi. Kent. Düz (çizgi). Düz. Düzgün. Doğru. Düzlük. Düz hat.

Pocketed antonyms : unadorned.