Enkaz nedir, Enkaz ne demek

Enkaz; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Yıkıntı, döküntü, çöküntü

"Enkaz" ile ilgili cümle

  • "Köprünün enkazını ne yaptınız Allah aşkına?" - A. Kulin

Enkaz kısaca anlamı, tanımı:

Enkaz eldiveni : Kalın kumaş ve deri karışımından yapılmış olan ve enkaz kaldırmada kullanılan eldiven.

Gemi enkazı : Batmış veya hasara uğramış gemiden artakalanlar.

Yıkıntı : Ruhsal bakımdan yıkılma, yıkım, mahvolma. Virane. Yıkılan bir şeyin parçaları, kalıntıları, enkaz. Yıkılma, yıkım, mahvolma.

Döküntü : İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Dökülmüş, saçılmış şeyler. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bozuntu.

Çöküntü : Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çökme. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon.

 

Enkaz ile ilgili Cümleler

  • Ali yerdeki enkaza baktı.
  • O, Titanik'in enkazını tanıttı.
  • Hayatım bir enkazdı.
  • Herkes yüreği ağzında, deprem enkazından çıkacak canlı birini bekliyor.
  • Her yerde enkaz vardı.
  • Ertesi gün geminin enkazı kıyıda hulundu.
  • Bir hostes enkazdan kurtarıldı.

Diğer dillerde Enkaz anlamı nedir?

İngilizce'de Enkaz ne demek? : n. debris, wreck, wreckage, carcass, carcase, rubbish, salvage, wrack

Fransızca'da Enkaz : débris [le], décombres, loque [la]

Almanca'da Enkaz : Schutt m, Trümmer f

Rusça'da Enkaz : n. обломок: обломки (PL), развалины (PL)