Declination türkçesi Declination nedir

  • Yokuş.
  • Çekim.
  • Açılım.
  • Fiillerde kip, zaman tarz, şahıs, sayı; ad soylu kelimelerde çokluk, iyelik ve adların birbirleriyle ilişkilerini belirleyen durum kavramlarını göstermek için eklerin getirilmesi. bk. ad çekimi ve fiil çekimi.
  • Eğim.
  • Reddetme.
  • Düşme.
  • Sapma.
  • Sukut.
  • Azalma.
  • Yatma.
  • Geri çevirme.
  • Meyil.
  • Gramer alanında kullanılır.
  • Zayıflama.

Declination ingilizcede ne demek, Declination nerede nasıl kullanılır?

Declination compass : Sapma pusulası. Sapma ölçer.

Magnetic declination : Manyetik sapma. Manyetik deklinasyon. Tabii manyetik sapma. Mıknatıssal sapma. Magnetik inhiraf. Gerçek kuzeyle, pusulanın gösterdiği kuzey arasındaki açı. Tabii manyetik inhiraf. Manyetik meyil.

True declination : Gerçek sapma.

Declinational : Ad çekine ilişkin. Çekime ait veya ilgili (gramer). Ad çekimine ait.

Declinations : Sapma. Sukut. Azalma. Düşme. Meyil. Eğim. Zayıflama. Yatma. Açılım. Geri çevirme.

Declinable infinitive : Çekimlerin türediği fiilin mastar şekli (gramer). Çekimli eylemlik.

Declinable : Çekilebilir. Çekimli. Çekilir.

Declinated : Değişik şekillere ayrılmış (gramer). Pusula sapmasını bulmak. Çekimlere ayrılmış.

Declinate : Pusula sapmasını bulmak.

Declinatory : Geri çevirme ile ilgili. Reddeden. Reddetme ile ilgili. Kabul etmeme ile ilgili.

 

İngilizce Declination Türkçe anlamı, Declination eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Declination ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elevation : Yükseliş. Yükseklik. Deniz seviyesine oranla yükseklik. Yükselme. İrtifa. Moral verme. Kaldırma. Rakım.

Adjektive : Sıfat. Somut ve soyut ad ve kavramları niteleme, belirtme, yer gösterme, sayı gösterme, sorma gibi çeşitli yönlerden vasıflandıran, sınırlayan kelime türü: doğru imla, ağır yük, uzun yol, ince iş, güzel fikir, hünerli kişi, doru at, kızıl elma, bin bir dert, tek yol, o zaman, bu durum; hangi iş vb. sıcacık, ışıltılı günü bekliyordu (y. kemal, ortadirek, s. 190). tekmil otların taze, yeşil, gıcır gıcır kokusuyla kokuyordu (y. kemal, göst, e., s. 191). taşbaşoğlunun keskin, umutlu gözleri teker teker üstündeydi (y. kemal göst.e, s. 301). tenha, sessiz yollarda yürür, yürürüm (p. safa, biz insanlar, s. 181). mavi duman, bir bilek damarı gibi kabartılı ve sıcak dudaklarından çıktı (s. faik, bütün eserleri 1, s. 69). biz de mükemmel bir yalancı olduk arkadaş! (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 298). bazen bir kaç hafta fazla, bir kaç gün fazla yaşamak işleri nasıl da alt üst ediyor (k. tahir, göst. e., s. 322). hacer! — ha bak, gelirken benim o uzun yeşil ipek başörtümü de getir (m.n. sepetçioğlu, çardaklı bacı, s. 96) vb.

Bents : Bükülmüş. Çimenlik. Çimen. Kır. Yetenek. Azmetmek. İstek. Bükük. Çok istemek.

Appeal : Atılım. İlgisini çekmek. Çağrı. Cazibe. Hoşuna gitmek. Üstyargı yolu. Sıçramaya girerken atılım hareketi. Sarmak. Başvuru. Rica etmek.

 

Abnormality : Anormalite. Düzgülerden ya da düzgülü durumlardan sapma gösterme durumu. Sapınç. Düzgüsüzlük. Olağandışılık. Gayritabiilik. Anormallik. İntizamsızlık. Gayrinormallik.

Acclivities : Yukarı yokuş. Bayır.

Draftings : Mekanik çizim. Çekme. Yudum. Teknik resim. Çizim. İlk versiyonun bir tasarlaması. Sanatsal çizimler veya şablonlar. Müsvedde.

Bias : Yanlılık. Bir gözlem yordamının, işlem tasarımının ya da bunlar aracılığıyla elde edilen gözlemlerin belli özellikler yönünde yan tuması ya da nesnellik gerekircilerinden ayrılması durumu. Önyargıyla hareket ettirmek. Bir tarafa etki etmek. Öngerilim. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Eğilim. Yan tutma. Önyargılı davranmasına neden olmak. Yan.

Deflections : Salgı. Defleksiyon. Defleksion. Eğilme. (yön) saptırma. Dönme. Bükülme. Yön değiştirme. Bel verme.

Regrets : Gözünde tütmek. Özlemini çekmek. Üzülmek. Esef etmek. Hasret olmak. Teessüf etmek. Hayıflanmak. Müteessir olmak.

Declination synonyms : downslope, rejections, descents, climbs, degradations, abatements, detortion, bevels, decrements, labefaction, action verb, denial, departure, decrement, disaffiliations, compunction, accentuation, draw, disavowal, glacis, ascent, active voice, climb, compunctions, degradation, reducing, alleviations, dwindling, ablaut, evolution, expansion, attraction, decremented.

Declination zıt anlamlı kelimeler, Declination kelime anlamı

Ascent : Bayır. Rampa. Yükseliş. Sporda verilen herhangi bir işaretle yarışa başlama. Tırmanış. Tırmanma. Yukarı doğru giden yol. Gitme. İlerleme.

Improvement : İyileşme. İlerleme. Değerlendirme. Yenilik. Düzelme. Verimli hale getirme. Islah. Artma. Sağlıklılaștırma. Gelişim.

Declination ingilizce tanımı, definition of Declination

Declination kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inclination. As, declination of the head. The act or state of bending downward.