Eğim nedir, Eğim ne demek

"Eğim" ile ilgili cümleler

  • "Yamacın eğimi."

Yerel Türkçe anlamı:

Bir insanda doğuştan gelen özellik ya da yetişme gücü, istidat, anıklık.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Matematiksel bir eğrinin, belirli bir noktasındaki türevinin değeri.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir eğrinin türevinim belirli bir noktada aldığı değer.

Bir düzlemin yatayla yaptığı açısının teğetliği (tanjanlı).

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Dekorda kullanılan eğim.

Kimya'daki anlamı:

[ eğim, m (bir kalibrasyon doğrusunun) ] Düz bir çizginin düşey ve yatay eksenlerdeki değerleri arasındaki oran.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Bir doğrunun X-ekseniyle yaptığı artı yönlü açının teğetliği.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Eğik bir katmanın yatay bir düzlemle yaptığı açının ölçüsü.

Bilimsel terim anlamı:

Matematiksel bir eğrinin belirli bir noktasındaki birinci türevinin değeri.

Düşey uzaklığın, yatay uzaklığa oranı.

gökbilim, matematik: Bir doğrunun bir düzleme ya da başka bir doğruya göre eğik olması durumu.

genel uygulayım: a. Bir yüzeyin düşeye yakın bir konumda olması, eğiklik. b. Bu özelliği gösteren yüzey.

fizik: Yerin mıknatıssal alanında bulunan bağımsız mıknatıslı bir iğnenin doğrultusuyla yatay düzlem arasındaki açı.

 

elektrik: Bir yükselticinin girişine uygulanan gerilim değişmesinin çıkıştaki akım yeğinliğine yaptığı etkiyi gösteren nicelik.

bayındırlık, coğrafya: a. Bir yolun yatay düzlemle yaptığı eğilim açısının tanjantı. b. Akaklar ve akarsularda iki noktanın yüzey ayrımının bu noktalar arasındaki eksene göre niceliği.

İngilizce'de Eğim ne demek? Eğim ingilizcesi nedir?:

slope, inclination, ramp, of a calibration line, gradient, slope; fall, comber, dip

Osmanlıca Eğim ne demek? Eğim Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

meyil

Eğim hakkında bilgiler

Matematikte bir doğrunun eğimi ya da gradyanı o doğrunun dikliğini, eğimliliğini belirtir. Daha büyük eğim, daha eğimli bir doğru demektir.

Diferansiyel kalkülüs ile, bir teğetin, bir eğrinin herhangi bir noktasındaki eğimi hesaplanabilir.

Eğim ile ilgili Cümleler

  • O tembel olmaya eğimlidir.
  • Bu çatı eğimi hakkında ne yapacağına karar vermek çok önemlidir.
  • Çatı keskin bir açıyla eğimlidir.

Eğim anlamı, kısaca tanımı:

Eğimölçer : Bir yüzey, düzlem, yol veya cihazın yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç, klinometre.

Eğimli : Eğimi olan. Bir şeyi yapmaya içten yönelmiş, meyyal.

Eğimsiz : Eğimi olmayan.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

 

Yatay : Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.

Düzleme : Düzlemek işi, tesviye.

Eğilme : Eğilmek işi. Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması. Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı.

Eğiklik : Eğik olma durumu, eğim, yamukluk, meyil. Bir gök cisminin içinde hareket ettiği düzlem ile yörünge düzlemiyle belirtilmiş herhangi bir düzlem arasındaki açı.

Meyil : İlgi, gönül verme. Eğilim, temayül. Eğiklik, eğim, akıntı.

Matematik : Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye. Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı.

Olma : Olmak işi.

Eğim açısı : Düzlemde bir doğrunun yatay konaç ekseninin artı yönüyle yaptığı açı. Uzayda bir doğrunun bir düzlem üzerindeki izdüşümüyle yaptığı en küçük açı. Uzayda bir düzlemin verilen bir düzlemle yaptığı ikidüzlemli açılardan küçük olanı. (…) (fizik) (matematik) Bir katmanın yatay düzlemle yaptığı açı.

Eğim doğrusu : (matematik)

Eğim düzenleyici : Yatay borulara düzgün bir eğim verilmesini sağlayan bir çeşit su düzeci.

Eğim kesikliği : Buzul ve akarsu yatakları boyunca görülen, alışılagelene uygun olmayan keskin diklik.

Eğim ölçeği : (matematik)

Eğimli yükselti : Genellikle sahne yukarısından seyirciye doğru ya da bir yandan öbür yana doğru alçalan, ancak en alçak noktasında sıfırlamayan yükselti.

Eğimli yüzey : Sahne aşağısından «O» dan başlayarak genellikle yüzde yirmi eğimle sahne yukarısına erişen oyun düzeyi.

Diğer dillerde Eğim anlamı nedir?

İngilizce'de Eğim ne demek? : [Ecole Centrale de Marseille] n. gradient, dip, inclination, incline, slope, bevel, cant, declination, elevation, fall, grade, obliquity, pitch, slant, tilt, tip

Fransızca'da Eğim : penchant [le], déclivité [la], inclinaison [la], versant [le]

Almanca'da Eğim : n. Fall, Neige

Rusça'da Eğim : n. наклон (M), склон (M), покатость (F), сгиб (M), уклон (M)