Elevation türkçesi Elevation nedir
- Yükseliş.
- Yukarı doğru hareket.
- İrtifa.
- Rakım.
- Moral verme.
- Deniz seviyesine oranla yükseklik.
- Yücelme.
- Yükseltme.
- Kaldırma.
- Dikey kesit.
- Yükselme.
- Bayır.
- Terfi.
- Yükseklik.
- Yükselti.
- Bir yıldızın, bir gökcisminin gözerimi düzleminden yukarı doğru açısal uzaklığı; deniz yüzeyinden ya da herhangi bir düzlemden yukarı doğru uzaklık.
- Eğim.
- Uzay alanında kullanılır.
Elevation ingilizcede ne demek, Elevation nerede nasıl kullanılır?
Elevation angle : Görüş açısı. Rakım açısı. Açısal yükselik. Yükseliş açısı. Nişangah açısı. Yükselme açısı.
Elevation difference : Yükseliş farkı. Kot farkı.
Elevation indicator : Yükseliş kadranı.
Elevation of boiling point : Yabancı özdeciklerin katılmasıyla, arı bir sıvının kaynama noktasının daha yüksek sıcaklığa ağması. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kaynama noktası yükselimi.
Elevation point : Bir haritada en yüksek noktayı gösteren işaret (dünya yüzeyinden deniz seviyesinden vs). Yüksek nokta. Yükselme noktası.
Natural elevation : Doğal yükseklik.
Boiling point elevation : Bir çözücünün kaynama noktasının, uçucu olmayan bir çözünenini özdeciksel yoğunlaşımı ölçüsünde yükselimi. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kaynama noktası yükselmesi. Sıvılara çözünen maddeler eklenerek kaynama noktasının yükseltilmesi işlemi. Kaynama noktasını yükseltme. Kaynama noktası yükselimi.
Elevation table : Yükseliş çizelgesi.
Back elevation : Arka cephe. Arka görünüş. Arka yüz.
Quadrant elevation : Yükseliş açısı.
İngilizce Elevation Türkçe anlamı, Elevation eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Elevation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Promotion : Kurma. Promosyon. Tümör promosyonu. Teşvik. Destek. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tanıtma.
Gradient : Eğim derecesi. Düşüm. Meyil. Bir niceliğin, en çok değiştiği doğrultuda uzaklığa göre türevi (örn. sıcaklık düşümü). Birleşenleri, bir sayıl işlevin x, y, z yerlemlerine göre tikel türevleri olarak tanımlanan yönleçsel işlev. Bayırlık. Değişim ölçüsü. Yürüyebilen (zooloji terimi). Yükselme veya düşme.
Defeasance : Lağvetme. İptal. Fesih. İptale bağlı ayrıştırma.
Amplification : Ayrıntıları ile açıklama. Sesi artırma. Ontogeni ve filogenide yapısal ve görevsel kompleksliğin gittikçe artırılması yönündeki değişiklikler. bir dna parçasının kopya sayısının in vitro ya da konak hücresi içinde fazla üretilerek artırılması. Abartma. Daha ayrıntılı bir şekilde söyleme. Büyültme. İlave. Elektronik aygıtlarda yüksek erke gerektiren çeşitli örgenlere gönderilmek üzere, bir elektrik akımının gerilim ya da yeğinliğini artırma işlemi. yayın sırasında çok zayıflamış olan imin, varış noktasında güçlendirilmesi işlemi. Genişletme. Bir ses sinyalinin güçlendirilerek hoparlör için hazır hale getirilmesi süreci.
Ridge : Çıkıntı. Çatı sırtı. İki koyağı birbirinden ayıran az eğimli yayvan sırt. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Tepe. Kabartma çizgi. Dağ silsilesi. Kabartı. Dağ sırası.
Aerolite : Taşımsı göktaşı. Havataşı. Meteorit. Meteorit veya meteor taşı. Aerolit. Göktaşı. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü.
Bevels : Pah. Eğmek. Eğrilik. Şevlemek. Eğik kesmek. Eğim vermek. Açı. Eğimli yapmak. Oynar kollu gönye.
Lift : Asansör. Çıkmak. Yukarı kaldırmak. Yükseltmek. Topraktan çıkarmak. Kalkmak. Yürütmek. Çalmak. Yükselmek.
Eminence : Ün. Şöhret. Saygınlık.
Arising : Türeyen. Yükselen. Uyanış. Ortaya çıkma. Doğan. Yukarıya doğru giden. Kaynaklanan.
Elevation synonyms : angular position, growth, promotions, albedo, preferment, heights, boost, distinctions, exaltation, abrogation, descents, ascents, risings, aggrandizement, vertical section, absolute value, practical, bevel, exaltations, grade, uptrend, bevellers, eminences, absolute brightness, beveller, ennobling, ascension, advancements, acros, rostrum, prac, ascensions, absorptive power.
Elevation zıt anlamlı kelimeler, Elevation kelime anlamı
Fall : Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Sonbahar. Atışmak. Azalma. Çökmek. Vurmak. Asılmak. Çöküş. Başlamak.
Lowland : Ova. Düz arazi. Alçak (bölge).
Elevation antonyms : natural depression.
Elevation ingilizce tanımı, definition of Elevation
Elevation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Elevation to a throne. The act of raising from a lower place, condition, or quality to a higher. Said of material things, persons, the mind, the voice, etc. As, the elevation of grain. Elevation of mind, thoughts, or character.

Bu kısımda Elevation kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Elevation ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Elevation anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Elevation ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.