Eminence türkçesi Eminence nedir

Eminence ingilizcede ne demek, Eminence nerede nasıl kullanılır?

Eminences : Mükemmeliyet. Tepe. Vücuttaki kabarıklık (özellikle de bir kemik üzerinde). Yükseklik. Yüksek yer. Şöhret. Saygınlık. (anatomi terimi) vücut çıkıntısı. Üstünlük. Yüksek bir mevki.

Preeminence : Üstün olma. Üstünlük.

Supereminence : Üstün kalite. Aşırı üstünlük. Üstünlük.

Eminencies : Yüksek mevki. Tepe. İtibar.

Eminency : Yüksek mevki. İtibar. Tepe.

Right of eminent domain : Kamulaştırma hakkı. İstimlak hakkı.

Eminentia intercondylaris : Eminensiya interkondilaris. Kaval kemiğinin, tuberculum intercondylare laterale ve mediale'sine verilen ad.

Eminentia iliopubica : Eminensiya ilyopubika. Os ilium ile os ischii'nin orta sınırında yer alan çıkıntı.

Eminently : Çok. Fazlasıyla. Pek. Müthiş. Son derece.

Eminentia conchae : Hayvan kulağında concha auriculae'nin cartilago anularis'e geçidinde bulunan ve cavum conchae’yi kapsayan tümsek. Eminensiya konka.

İngilizce Eminence Türkçe anlamı, Eminence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eminence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Height : Doruk. Ana çekit. Yükselti. Yüksek yer. Bir dağılımın verdiği eğrinin tepe noktasından tabanına indirilen dikmenin uzunluğu. En üst derece. Dağ. Pozisyon. İrtifa.

 

Greatness : Cesamet. Azamet. Ululuk. Büyüklük. Yücelik. Çokluk. İzzet.

Acros : Yüksek. Akros. Akro. Uç.

Tubercle : Şişlik. Küçük yumru. Yumrucuk. Kabarcık. Kurtarmak. Ur. Çivi. Küçuk yumru. Tüberkül. Ufak ur.

Note : Farketmek. Pusula. Söz etmek. İki satır yazıvermek. Bilgisayar, gitar, tarih alanlarında kullanılır. Kağıt para. İşaretlemek. Pusula göndermek. Belge. Bir devletin başka bir devlete ya da onun elçisine yazılı ya da sözlü olarak yaptığı bildiri.

Altitude : Bir yıldızın, bir gökcisminin gözerimi düzleminden yukarı doğru açısal uzaklığı; deniz yüzeyinden ya da herhangi bir düzlemden yukarı doğru uzaklık. İtibar. Üstünlük. Rakım. Yüksek yerler ya da alanlar. İrtifa. Karalar üzerinde herhangi bir nokta ile deniz yüzü arasındaki düşey uzaklık. Denizden yükseklik. Coğrafya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır.

Celebs : Tanınmış kimse. Ünlü kimse. Ünlü.

Eclat : Şan. Parlak başarı. Üstün başarı. Şeref. Alkış. Beğeni. Övgü.

Esteems : Saygı göstermek. Rağbet. Sanı. Saygı duymak. Saygı. Saymak. Addetmek. Gözüyle bakmak. İtibar etmek.

Distinctions : Üstünlük. Fark. Yükselme. Açıklık. Ayırma. Rütbe. Ayırt etme. Ayrım.

Eminence synonyms : high status, deltoid eminence, deltoid tuberosity, esteem, glory, credit, faming, augustness, glories, celebrities, distinction, king, headroom, tuberosity, heights, consideration, elevations, face, exaltation, highness, preeminence, outgrowth, celeb, celebrity, cachet, extents, fames, acro, goodwill, bays, fame, goodwills, highnesses.

Eminence zıt anlamlı kelimeler, Eminence kelime anlamı

Eminence antonyms : low status.

Eminence ingilizce tanımı, definition of Eminence

Eminence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which is eminent or lofty. A height. A high ground or place.