Gradient türkçesi Gradient nedir

  • Birleşenleri, bir sayıl işlevin x, y, z yerlemlerine göre tikel türevleri olarak tanımlanan yönleçsel işlev.
  • Rampa.
  • Yükselme veya düşme.
  • Düşüm.
  • Eğiklik.
  • Meyil.
  • Bir niceliğin, en çok değiştiği doğrultuda uzaklığa göre türevi (örn. sıcaklık düşümü).
  • Bayırlık.
  • Derece derece değişen.
  • Gradyan.
  • Bayır.
  • Değişim ölçüsü.
  • İrtifa.
  • Yürüyebilen (zooloji terimi).
  • Yokuş.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Eğim derecesi.
  • Eğim.

Gradient ingilizcede ne demek, Gradient nerede nasıl kullanılır?

Gradient estimator : Eğiklik tahmincisi.

Gradient method : Eğiklik yöntemi.

Alternating gradient focusing : Değişken kademeli odaklama.

Alternating gradient synchrotron : Alternatif kademeli sinkrotron. Alternatif kademeli senkrotron.

Outer product of the gradient estimator : Eğiklik tahmincisi dışsal çarpımı.

Geothermal gradient : Yer ısı derecesi. Jeotermal gradyan. İçsıcaklık basamağı. Yerkabuğunda, derinliğe doğru inildikçe sıcaklığın artma hızı. Jeotermik derece. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yerısıl basamak. Jeotermik gradyan.

Adiabatic gradient : Adyabatik gradyan. Adiyabatik gradyan. Adiyabatik eğim.

Geothermic gradient : Yerin içine doğru bir santigrat derecelik sıcaklık artışı için inilmesi gerekli 10-60 metre arasında değişen derinlik niceliği. Jeotermik basamak. İçsıcaklık basamağı. Yerısıl basamak. Jeotermik gradyen.

 

Electrochemical gradient : Elektrokimyasal değişim. Elektrokimyasal düşüm. Bir zarı geçen bir iyonun elektrik yükü ve konsantrasyon değişimlerinin toplamı; oksidatif fosforilasyon ve fotofosforilasyonu devam ettirme gücü.

Barometric gradient : Barometrik gradyan. Barometrik eğim.

İngilizce Gradient Türkçe anlamı, Gradient eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gradient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Skew : Yamukluk. Eğriltmek. Eğri. Çarpıtmak (bir şeyin anlamını). Eğri yoldan gitmek. Çarpıtmak. Çarpıklık. Eğri çarpık.

Precipitousness : Telaşlılık. Acelecilik. Acele. Baş aşagı oluş. Atılganlık. Engelebilik. Telaş.

Curvature : Eğrilme. Eğrilik derecesi. Kıvrıklık. Kurvatür. Kavislenme. Eğilme. Bükülme. Eğrilik. Eğiliş.

Gauntry : Fıçı kızağı. Makas köprüsü (roket). Kızak.

Bevel : Oynar kollu gönye. Eğrilik. Eğik kesmek. Şevlemek. Eğimli yapmak. Pah. Açı. Eğmek. Şev vermek.

Dip : Dalış yapmak. Eğilmek. Göz atmak. Çökmek. Azaltmak. Una bulamak. Düşürmek. Elini atmak. Alçalmak. Dalmak.

Gantry : Makas köprüsü. Gantri. Fıçı kızağı. Makas köprüsü (tren). Sinyal iskeleti. Makas köprüsü (roket). Ayaklı çerçeve sehpa. Kızak. Tomografi cihazında hastanın girdiği oyuk bölüm. tüp ve dedektör sistemi bu boşluğun çevresinde bulunur. öne ve arkaya 30º eğilebilir.

Aptitude : Doğuştan yetenek. İstidat. Yatkınlık. Eğilim. Anıklık. Doğal yetenek. Uygunluk. Yetenek. Kabiliyet.

Gauntries : Makas köprüsü (roket). Kızak. Fıçı kızağı.

 

Ascents : Yukarı doğru göç. Yükselme. Sporda verilen herhangi bir işaretle yarışa başlama. Tırmanış. Çıkış. Tırmanma. Bir yer veya mekandan çıkmak için kullanılan yer.

Gradient synonyms : spatial relation, gravity gradient, fondness, access ramp, boarding, buckle, curvatures, inclinations, bank, ascent, skews, concentration gradient, acclivity, slope, altitude, pad, gradualness, gradients, bents, gantries, skewness, tilt, descents, abruptness, grads, ellipsis, declivities, banks, bevels, height, descent, glacis, gantry scaffold.

Gradient zıt anlamlı kelimeler, Gradient kelime anlamı

Gradualness : Yavaş yavaş gerçekleşme durumu. Aşamalı olma. Aşamalı olarak gerçekleşme durumu. Kademelilik.

Abruptness : Acele. Sertlik. Tutarsızlık. Kabalık. Terslik. Anilik. Sarplık. Kısa ve ters oluş. Diklik.

Gradient ingilizce tanımı, definition of Gradient

Gradient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The rate of regular or graded ascent or descent in a road. Grade. Moving by steps. As, gradient automata. Walking.