Wrecks türkçesi Wrecks nedir

  • Kaza geçirmek.
  • Yok etmek.
  • Zarar vermek.
  • Enkaz.
  • Kundaklamak.
  • Rezil etmek.
  • Gemi enkazı.
  • Enkaz haline getirmek.
  • Kaza yapmak.
  • Yıkıntı.
  • İmha etmek.
  • Harabe.
  • Virane.

Wrecks ile ilgili cümleler

English: Ali survived three shipwrecks.
Turkish: Ali üç deniz kazasından sağ kurtuldu.

Wrecks ingilizcede ne demek, Wrecks nerede nasıl kullanılır?

Shipwrecks : Karaya oturtmak. Gemi kazaları. Mahvolmak. Kaza yapmak (denizde). Harap olmak. Karaya oturmak. Yıkılmak.

Be a nervous wreck : Sinirleri laçka olmak. Sinirleri bozulmak. Siniri bozulmak.

Be a physical wreck : Sağlığı bozulmuş olmak.

Car wreck : Araba enkazı. Tahrip olmuş araba. Ağır şekilde hasar görmüş araba. Hurda.

Card wreck : Kart sıkışması.

Wreckfish : İskorpithanisi. İskorpithanisi balığı.

Wreckful : Yıkıcı. Yok edici.

Wreckages : Gemi enkazı. Kalıntı. Hasar. Çöküntü. Hurda. Zarar. Yıkıntı. Enkaz. Kazadan geri kalan parçalar.

Have a wreck : Trafik kazası geçirmek.

Wreckers : Hurdacı. Kurtarıcı. Yıkmacı. Yıkıcı. Sabotajcı. Enkaz toplayıcı. Baltalayan kimse. Çekici araç. Gemi batıran yağmacı. Zarar veren kişi.

İngilizce Wrecks Türkçe anlamı, Wrecks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wrecks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bring : Sebebiyet vermek. Kazandırmak. Doğurmak. Vermek (ceza). Kandırmak. Ayıltmak. İkna etmek. Getirmek. Belirtmek. Neden olmak.

Carcases : Vücut. Ceset. Kadavra. Kalıntı. Cife. Ölü. Bina iskeleti. Gövde. Enkaz (gemi vb).

Bollixing : Saçmalık. Bozmak. Berbat etmek. Altüst etmek. Batırmak. Perişan etmek. Saçma. Eline yüzüne bulaştırmak. İçine etmek.

Demolished : Yıkmış. Yıkılmış. Tahrip etmek. Yıkılan. Yıkık. Yıkmak. Yiyip bitirmek.

Butcher : Kesmek. (hayvan) kesmek veya öldürmek. Kasaplık hayvan kesmek. Berbat etmek. Kasap. Boğazlamak. Katletmek. Doğramak. Cani.

Exterminate : Kökünü kurutmak. Yoketmek. Mahvetmek. Kökünü kazımak. Öldürmek. Kırmak. Toptan yok etmek.

Wreckages : Çöküntü. Hasar. Hurda. Kalıntı. Kazadan geri kalan parçalar. Zarar.

Carcass : Vücut. Eski ya da bitmemiş tekne iskeleti. Hayvan ölüsü. Kalıntı (argo terim). Bina iskeleti. İskelet. Döküntü artık. Carcase.

Swaddles : Kundak. Sarmak. Bebeği kundağa sarmak. Kundağa sarmak. Kundaklamak (bebek). Belemek.

Create : Yaratmak. Peyda etmek. İcra-i sanat etmek. Meydana koymak. Neden olmak. Düşmek. Oluşturmak. Yetki vermek. -e yol açmak. Atamak.

Wrecks synonyms : bitched, salvages, hoveling, attaints, make for, cause a loss, sabotaged, act, sabotaging, swathed, dispose of, bring disgrace on somebody, bang up, sabotage, swaddle, annihilates, debris, bitch up, flotsams, bundling, work, hovel, wrack, swaddled, bitching, annihilating, kennel, prang, bring to a close, attaint, wash out, hovels, hulk.

Wrecks zıt anlamlı kelimeler, Wrecks kelime anlamı

Improvement : Kalkındırma. Bir ölçme aracının daha yetkin ölçümler yapabilecek biçimde geliştirilmesi. Bulguda düzeltilmesi gereken nitelikleri yerine getirme. Artma. Gelişme. Düzeltme. Bir bulgunun eksik olan ve kullanılmasını engelleyen bir niteliğini giderme ya da daha iyi kullanılabilir duruma getirme. Değerlendirme. Islah etme.