Pressure group türkçesi Pressure group nedir

  • Lobi.
  • Baskı türkümü.
  • Çıkar grubu.
  • Baskı grubu.

Pressure group ingilizcede ne demek, Pressure group nerede nasıl kullanılır?

Pressure : Tazyik. Bk. havayuvarıbasıncı. Basınç. Baskılamak. Bir yüzeyin birim alanına uygulanan kuvvet. Zorlamak. Sıkıştırmak (bir kimseyi). Sıkma. Baskı. Coğrafya, fizik, kimya, eskrim, madencilik alanlarında kullanılır.

Group : Türkümlere ayırmak. Deneyim ya da çözümleme için birtakım birey, nesne ya da gözlemlerden oluşan topluluk. bir okulda, bir derslikte öğrencilerin belli bir eğitim ya da öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım ya da öbeklere verilen ad. Gruplara ayrılmak. Topluluk. Toplanmak. Türküm. Gruplaşmak. Grup oluşturmak. Birden çok kelimeden oluşan fakat yapı ve anlamındaki bütünlük dolayısıyla cümle içinde tek bir öge gibi işlem gören ve yargı bildirmeyen söz dizisi. ad tamlaması, sıfat tamlaması, iyelikli tamlama, ikilemeli tamlama, birleşik ad, edat grubu, birleşik fiil vb. birer grup oluşturmaktadır: saman rengi, ana kucağı, tatlı elma, dünkü haber, iri iri gözler, halide nusret zorlutuna, pazartesi (<pazar ertesi), ayakkabı, haydarpaşa, sizin için, ona göre, ateş gibi, denizde kum, evdeki iş, alt eylemek, pişman olmak, yapmış bulunmak, osman baba, ayşe nine, ey arkadaş! vb. Küme.

 

Pressure altitude : Basınç rakımı. Basınç irtifaı. Basınç irtifası. Basınç yüksekliği.

Pressure angle : Basınç açısı.

Pressure arch : Basınç yayı. Basınç kemeri.

Pressure atrophy : Basınç atrofisi. Bir organ veya doku üzerine yapılan devamlı basınç sonucu, kan damarlarının lümenlerinin daralıp tıkanması ve dokuların kansız kalarak beslenememesinden kaynaklanan küçülme, kompresyon atrofisi.

İngilizce Pressure group Türkçe anlamı, Pressure group eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pressure group ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lobbied : Kulis. Görüşme yapmak. Lobi faaliyeti yürütmek. Lobicilik yapmak. Dehliz. Kulis yapmak. Antre. Lobi oluşturmak. Lobi yapmak.

Stakeholder : Paydaş. İlgili kimse. Taraf. Depozitonun teslim edildiği kimse. Menfaat sahibi. Bahis parasını tutan kimse.

Interest group : Çıkar çevresi. Çıkar çevreleri. Belirli bir özlem, ilgi ya da istek yöresinde oluşan bir toplumsal küme. Yaş ve cins ayırımı olmaksızın bir şeye karşı duyulan ortak ilginin bir araya getirdiği öğrenci kümesi. İlgi kümesi. Menfaat grubu. Çıkar kümesi. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Entrance hall : Bekleme odası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir tiyatro yapısında, seyir yerine girmeden önce yer alan salon. Sinemalarda salondan önce yer alan, genellikle gişelerin, tanıtıların bulunduğu genişçe bölüm. Girişlik. Giriş holü. Vestibül. Giriş salonu.

Lobby : Sinemalarda salondan önce yer alan, genellikle gişelerin, tanıtıların bulunduğu genişçe bölüm. Dehliz. Oylarını kazanmak amacıyla senatörlerle görüşmek. Lobi oluşturmak. Görüşme yapmak. Antre. Oyun gösterisi arasında seyircilerin dinlenmeleri için ayrılmış yer. Kulis. Lobi faaliyeti yürütmek.