Stakeholder türkçesi Stakeholder nedir
- Bahis parasını tutan kimse.
- Paydaş.
- Depozitonun teslim edildiği kimse.
- İlgili kimse.
- Taraf.
- Menfaat sahibi.
- Çıkar grubu.
Stakeholder ingilizcede ne demek, Stakeholder nerede nasıl kullanılır?
Stakeholders : Depozitonun teslim edildiği kimse. Menfaat sahipleri. İlgili taraflar. Paydaşlar. Pay sahipleri. Üçüncü kişiler. Bahis parasını tutan kimse. Hissedarlar.
İngilizce Stakeholder Türkçe anlamı, Stakeholder eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stakeholder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stockholder : Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kişi. hisse senedini satın alarak elinde bulunduran kişi. Pay sahibi. Hisse sahibi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Hisse senedi sahibi. Ortak. Bir ortaklığın pay belgiti iyesi olan kişi. Hissedar.
Neutral : Tarafsız kimse. Ilın. Ph'sı 7.0 olan; ne asit ne de baz olan madde. Üçlü, dörtlü elektrik kablolarındaki toprak teli. Elektrik yükü olmayan. kimyada ne asit ne de alkali tepkisi göstermeyen. Sistematik. Nötr. Arı durumda ya da çözeltisinde asit ya da baz özelliği göstermeyen ve ph değeri 7 olan (özdek). üzerindeki artı ya da eksi elektrik yükleri denkleşmiş olan (özdek). Ilın uç. Tarafsız ülke.
Milieu : Ortam. Bir olayın içinde oluştuğu ve geliştiği durumsal koşullar bütünü. Bir bireyin, bir toplumsal kümenin ya da bir toplumun dirimbilimsel, toplumsal, ekinsel yaşamını etkileyebilecek dış etmenlerin tümü. Çevre. Miliyö. Sosyal çevre. Muhit.
Shareholder : Hisse sahibi. Ortak. Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kişi. hisse senedini satın alarak elinde bulunduran kişi. Bir ortaklığın pay belgiti iyesi olan kişi. Aksiyoner. Hisse senedi sahibi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Hissedar. Pay sahibi.
Facet : Traş edilmiş elmas ya da diğer değerli taşların yüzü. Kesim. Ortak görünü. Böcek gözünün petek benzeri saydam kat bölgesi. Yön. Sınıflamada bölüm, grup ya da alt grupların hepsinde bulunan görünüm. (örneğin iki nokta sınıflama yönteminde kişilik, nitelik, enerji, yer, zaman.). Böcek gözünün saydam tabaka bölgesi. Tıraş edilmiş elmas yüzü. Elmasın yontulmuş yüzü. Bir konunun ya da herhangi bir şeyin çeşitli yüzleri.
Backside : Kıç (argo terim). Arka taraf. Arka. Kıç. Popo.
Side : Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Takım. Desteklemek. Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. İkinci derecede. Çalım. İkincil. Taraf tutmak. Taraftar. Yön.
Contractors : Müteahhitler. Doğumda kasılan adaleler. Yükleniciler. İnşaat müteahhitleri. Anlaşmalı taraf. Kasan şey. Müteahhit.
End : Kalkmak. Sona ermek. Bitmek. Son kısım. Akıbet. Sonuç. Erek. Son vermek. Kalıntı. Bitiş çekidi.
Party : (parti yaparak) kutlamak. Davet. Yöre. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Abone. Ortak. Şahıs. Parti. Ekip. Eğlence.
Stakeholder synonyms : sharers, holder, ends, sidepiece, interest group, backsides, contractor, pressure group, faceting, part, behalf, partner, joint owner, parties, sharer, facets.
Stakeholder ingilizce tanımı, definition of Stakeholder
Stakeholder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One with whom the bets are deposited when a wager is laid. The holder of a stake.

Bu kısımda Stakeholder kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stakeholder ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stakeholder anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stakeholder ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.