The people türkçesi The people nedir

The people ile ilgili cümleler

English: Ali didn't know what language the people in the next room were speaking.
Turkish: Ali bitişik odadaki insanların hangi dili konuştuğunu bilmiyordu.

English: Ali likes to observe the people walking by.
Turkish: Ali yürüyen insanları gözlemlemeyi sever.

English: Ali believed that the people in that small village were cannibals.
Turkish: Ali o küçük köydeki insanların yamyam olduklarına inanıyor.

English: Ali could hear everything the people in the next room were saying.
Turkish: Ali yan odadaki insanların söylediği her şeyi duyabiliyordu.

English: Ali got into a fight with the people who were staring at him.
Turkish: Ali ona bakan biriyle kavga etti.

The people ingilizcede ne demek, The people nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

People : Kişi. Halk. İnsanlar. Akrabalar. Kimse. İnsan yerleştirmek. Aile. Eller. Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: anadolu halkı gibi). Kodak üyeleri.

 

The people of quality : Yüksek sosyete. Yüksek sınıftan halk. Sosyete.

Went to the people : Halka gitti. Kamuya gitti. Seçime gitti. Oylamaya açıldı.

The 1967 borders : 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat.

The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.

The 2004 tsunami : Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 2004 tsumanisi. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami.

İngilizce The people Türkçe anlamı, The people eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The people ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Civil : Ferdi. Hükümete ait. Yurttaşlık ile ilgili. Uygar. Osmanlılarda, seyfiye ve ilmiye sınıflarından olmayan devlet görevlileri sınıfı. Devlete ait. Mülkiye. Vatandaşlarla ilgili. Nazik.

Commonality : Müştereklik. Ortaklık. Ortak özellikler paylaşma. Özellik. Sıradan halk. Ortak özellik. Ayaktakımı.

Commonalties : Vatandaşlar. Birlik. Topluluk. Toplum. Sıradan insanlar. Dernek üyesi. Sıradan halk. Ayaktakımı.

Dregs of society : Sıradan halk. Halk tabakası. Ayaktakımı. Döküntü.

 

Human beings : Memeliler (mammalia) sınıfının, insansılar (anthropoidea) alt takımından, az tüylü olup iki ayakları üzerinde yürüyen, pek çok ırkları olan, mevcut canlıların içinde en akıllı olan türe sahip bir familya. İnsangiller. İnsanoğlu.

Communes : Senli benli konuşmak. Konuşmak. Sohbet etmek. Komünyon almak. Hasbıhal etmek. Söyleşmek. Senli benli konuşmak (argo terim). Komünyon vermek.

Commonalities : Ayaktakımı. Özellik. Ortak özellikler paylaşma. Sıradan halk. Ortaklık. Müştereklik. Ortak özellik.

Country : Millet. Ulus. Kır. Taşraya özgü. Bölge. Ülke. Memleket. Taşra. Kırsal kesim. Vatan.

Humanity : İnsaniyet. Hümanizm. İnsanlık. İnsan. İnsanoğlu. İnsancıllık. İnsanlık alemi. Beşeriyet. Yardımseverlik.

The people synonyms : hoipolloi, homo sapiens, commonalty, the public opinion, publics, the general public, communal, commoners, common people, people, humans, public, communing, folks, community, sapiens, nation, human race, communed, public opinion, hominidae, commonage, men and women, hoi polloi, civiler, they, general, general public, folk, cattle, commons, commune, commoner.