Noncitizen türkçesi Noncitizen nedir

  • Vatandaş olmayan kimse.
  • Yabancı ülkeden kişi.
  • Kaçak yabancı.
  • Vatandaşlık almamış kişi.
  • Yurttaş olmayan kimse.

İngilizce Noncitizen Türkçe anlamı, Noncitizen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Noncitizen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deportee : Sınır dışı edilen kimse. Sürgün. Sınır dışı edilmiş kimse. Sınırdışı edilen kimse.

Alien : Başka bir ülkeye ait. Uzaylı. Yaratık. Yabancı. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Uymayan. Zıt. Yabancı kelime. Değişik. Ecnebi.

Traveller : Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Satış temsilcisi (gezici). Çerçeve sahneli tiyatrolarda, en çok kullanılan yanlara doğru açılan tiyatro perdesi. Yolcu. Seyyah. Gezgin. Transbordör. Grek perdesi. Seyahat eden kimse. Pazarlamacı.

Exile : Sürgüne yollamak. Sürgün edilen kimse. Sürülen kişi. Sürgüne göndermek. Sürmek (yurt dışı vb). Sürgün etmek. Kovmak. Sürmek. Sürgün. Yurdundan sürülme.

Traveler : Gezmen. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Gezgin. Bkz.traveller. Seyyah. Pazarlamacı. Yolcu. Satış temsilcisi (gezici). Transbordör. Seyahat eden kimse.

Outlander : Yabancı. Başka ülkeden olan kimse. Ecnebi.

Import : İma etmek. İfade etmek. İthal malı. Etkilemek. Dışarıdan almak. Önemi olmak. Dışalım. İçeri aktarmak. İthal.

 

Foreigner : Yabancı kişi. Yabancı. Dışarlıklı. Ek veya kaçak iş. Ecnebi.

Gringo : Yabancı. Amerikalı. İngiliz.

Au pair : Ev işleri yaparak. Çocuk bakımı. Yaptığı ev işlerine karşılık bir aile yanında kalan kız. Çocuk bakımı yaparak. Ev işlerine ve çocuk bakımına yardımcı kız. Yaptığı ev işlerine karşılık bir kodak yanında kala. Çocuk bakıcısı.

Noncitizen synonyms : importee, metic.

Noncitizen zıt anlamlı kelimeler, Noncitizen kelime anlamı

Citizen : Vatandaş. Yurttaş. İkamet eden kimse. Hemşeri. Tebaa. Uyruklu. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Sivil kimse. Hemşehri.