Subject matter türkçesi Subject matter nedir

  • Konu.
  • Ana fikir.
  • Mesele.
  • İhtilaf konusu.
  • Mevzuu.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Mevzu.
  • Dava konusu.
  • Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri.

Subject matter ingilizcede ne demek, Subject matter nerede nasıl kullanılır?

Subject : Bir bilginin konusunu bilen ya da bir yargıda yüklemde bulunan öğe. Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Bir konunun, bir düşünceyi belirtmek için işlenmesiyle ortaya çıkan düşünce. bir oyunda asal düşünce yanısıra, o düşünceyi destekleyici, renklendirici ya da anlamlandırıcı yan düşünceler yer alır. Subjekt. Çeken. Uyruk. Boyun eğdirmek. Bir deneylemede deneysel değişkenin etkileri altında bırakılarak değişmeleri gözlenen ya da deneye vurulan edilgen birey ya da canlı. bk. katılmacı denek. Tabi kılmak. Tabi.

Matter : İrin. Önemi olmak. Yazılı belge. Farketmek. Neden. Vesile. Madde. Önem. İş. Uzayda yer tutan, bir kütlesi olan her tür varlık.

Subject area : Konu bölümü. Konu alanı.

Subject arrangement : Konu yerleştirmesi. Kitapların raflara, konularına göre yerleştirilmelerini öngören yöntem.

 

Subject authority file : Konu kaynak dizimi. Belli bir konu yönteminden çokça ayrılmak gerektiğinde, konularda uyuşma sağlamak amacıyla hazırlanan ve salt konu başlığı, vurgu sözcük, ya da anahtar sözcüğün sıralanmasından oluşan dizim.

Subject bibliography : Konu kaynakçası. Belli bir konuyla ilgili kitap ve yazıları kapsayan kaynakça türü.

İngilizce Subject matter Türkçe anlamı, Subject matter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subject matter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Argument : Belge. Üzerinde konuşma. Görüş. Savunma. Değiştirgen. Bilgisayar, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. Delil. Çıkarım. Yargılama. Kanıt.

Accustoming : Ülfet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Yetiştirim. Alıştırmak. Ünsiyet.

Problems : Sorun. Aksilikler. Problem. Bilinmez. Terslikler. Olumsuzluklar. Aksaklıklar. Muamma.

Action theme : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu.

Hangup : Psikolojik engel. Takınak. Güçlük. Engel. Takıntı. Sorun. Duygu karmaşası.

Theme : Asal düşünce. Bir filmin, bir televizyon oyununun içeriğini, özünü en kısa yoldan özetleyen ana düşünce; dramatik yapının çekirdeği; ilk görüntülerden son görüntülere dek geliştirilip işlenen ana düşünce. Gövde. Bir konunun, bir düşünceyi belirtmek için işlenmesiyle ortaya çıkan düşünce. bir oyunda asal düşünce yanısıra, o düşünceyi destekleyici, renklendirici ya da anlamlandırıcı yan düşünceler yer alır. Tema. İzlek. Motif (müzik terimi). Tanıtım müziği.

 

Matter of dispute : Uyuşmazlık konusu. İhtilaf mevzuu.

Bone of contention : Tartışmalı nokta. Çıban başı. İhtilaflı konu. Anlaşmazlık sebebi. Tartışma nedeni.

Main theme : Ana motif. Ana tema.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Subject matter synonyms : mattering, academy of economic and commercial sciences, issue, achievement tests, abulia, academic intelligence, mattered, abstract reasoning, object, achromatopsia, central idea, ability group, concern, purviews, gists, academic year, problem, affaire, abstract intelligence, substances, hangups, moot, mooted, keystones, distillation, keystone, business, moots, gist, central topic, crux, arguments, affaires.