Extricating türkçesi Extricating nedir

Extricating ingilizcede ne demek, Extricating nerede nasıl kullanılır?

Extrication : Çıkma. Kurtulma. Serbest bırakma. Ayırma. Salıverme. Çıkarma. Ayrıştırma. Kurtarma.

Extrications : Ayrıştırma. Salıverme. Kurtarma. Serbest bırakma.

Extricate : Açığa çıkarmak. Çıkarmak. Zor bir durumdan çıkarmak. Ayrıştırmak. Zor durumdan çıkarmak. Kurtarmak. Açığa çıkarmak (kimya terimi). Salıvermek. Ayırmak. Serbest bırakmak.

Extricate oneself : Kendini kurtarmak. Çıkmak. Kurtulmak.

Extricated : Serbest bırakmak. Ayrıştırmak. Kurtarılmış. Zor durumdan çıkarmak. Kurtarmış. Çıkarmak. Salıvermek. Açığa çıkarmak (kimya terimi). Kurtarmak.

Inextricable : Kaçınılmaz. Ayrılmaz. İçinden çıkılmaz. Girift. Çözülemez. Karışık. Çözülmez. Kaçılmaz.

Extricable : Açılabilir. Kurtarılabilir. Salınabilir. Çıkartılabilir. Serbest bırakılabilir. Ayrılabilir. Çıkarılabilir. Çözülebilir.

Extricates : Zor bir durumdan çıkarmak. Kurtarmak. Açığa çıkarmak (kimya terimi). Salıvermek. Serbest bırakmak. Ayırmak. Ayrıştırmak. Açığa çıkarmak. Zor durumdan çıkarmak. Çıkarmak.

 

Inextricability : Çözülmezlik. Büyük karmaşıklık veya anlaşılmazlık. Ayrılmazlık. Kaçınılmazlık. Kaçınılmaz olma durumu. Çözülemezlik.

Inextricably : Çözülemez bir şekilde. İçinden çıkılmaz biçimde. Ayrılmaz bir şekilde. Kaçınılmaz bir şekilde. Çözülmez bir şekilde. Büyük bir karmaşıklık veya anlaşılmazlık ile. İçinden çıkılamayacak şekilde.

İngilizce Extricating Türkçe anlamı, Extricating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extricating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sticker : Yapışkan tip. Yapışkı. Modelin döküme yapışma izi. Kasap (mezbaha). Yapışkan adam. Yapıştıran kimse. Diken. İnatçı. Etiket.

Call forth : Kullanmak. Gün ışığına çıkarmak. Neden olmak. Ortaya çıkarmak. Sarfetmek. Meydan vermek. Yol açmak.

Come to the aid of : Desteklemek. Yardımına koşmak. Yardım etmek.

Bail out : Mali destek vererek kurtarmak. Maşrapa vb ile boşaltmak. Kefaletle kurtarmak. Kefaletle serbest bıraktırmak. Kurtulmak. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Giren suyu kova ile boşaltmak. Paraşütle atlamak. Kefaletle serbest bırakmak.

Unsnarling : Açmak. Çözmek.

Release : Bırakmak. Piyasaya sunmak. Bir filmin oynatılmak üzere piyasaya çıkarılması. Yay. Sürüm işlemi. Salıverme. Vazgeçme. Muafiyet. Deklanşör.

Redemption : Bk. borcun sonlanması anonim şirket hisse senetlerinin yazılı değerlerinin şirket kar paylarından ayrılan fonun kullanılarak pay sahiplerine ödenmesi. bk. yıpranma. Telafi etme. Kefaret. Paraya çevirme. Yerine getirme (vaat). Amortisman. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Geri alma. Borçtan kurtarma. Paraya çevrilme.

 

Extrications : Serbest bırakma. Ayrıştırma. Salıverme.

Blank : Yazısız kağıt. Açık yer. Sövmek. Feshetmek. Boş kağıt. Sayıyı önlemek (spor terimi). Boş. Boşluk.

Liberation : Azat. Özgürleşim. Serbest bırakma. Serbest bırakılmış. Kurtuluş. Özgürleşme. Azat etme. Serbest kalma. Serbest bırakılma.

Extricating synonyms : discharging, inauguration, clearance, transfer, demobilize, recoveries, dissociating, culling, demobilised, decals, compartmentation, absolves, ejecting, clean up, untangling, deliver, bared, decouple, relief, dissociated, decompose, assoil, exposal, combout, blanked, openings, decoupling, fade up, dismisses, discharges, bring through, bailed, absolving.