Extricate türkçesi Extricate nedir

Extricate ile ilgili cümleler

English: The man extricated Ellie from a dangerous situation.
Turkish: Adam Ellie'yi tehlikeli bir durumdan kurtardı.

Extricate ingilizcede ne demek, Extricate nerede nasıl kullanılır?

Extricate oneself : Çıkmak. Kurtulmak. Kendini kurtarmak.

Extricated : Kurtarılmış. Çıkarmak. Açığa çıkarmak (kimya terimi). Zor durumdan çıkarmak. Kurtarmak. Ayrıştırmak. Salıvermek. Serbest bırakmak. Kurtarmış.

Extricates : Açığa çıkarmak. Zor durumdan çıkarmak. Kurtarmak. Serbest bırakmak. Çıkarmak. Ayrıştırmak. Salıvermek. Açmak. Ayırmak. Açığa çıkarmak (kimya terimi).

Extricating : Açma. Kurtarma. Serbest bırakmak. Ayırma. Çıkartma. Çıkarmak. Ayrıştırmak. Zor durumdan çıkarmak. Açığa çıkarmak (kimya terimi). Salıvermek.

Extrication : Kurtulma. Kurtarma. Çıkma. Salıverme. Serbest bırakma. Ayrıştırma. Ayırma. Çıkarma.

Inextricably : Büyük bir karmaşıklık veya anlaşılmazlık ile. Kaçınılmaz bir şekilde. Ayrılmaz bir şekilde. İçinden çıkılmaz biçimde. Çözülmez bir şekilde. Çözülemez bir şekilde. İçinden çıkılamayacak şekilde.

 

Extrications : Kurtarma. Ayrıştırma. Serbest bırakma. Salıverme.

Extrinsic factor : B12 vitamini. Ekstrinsik faktör.

Extrinsic : Dışarda. bir organ ya da bir parçasının içinde olmayan kas. 3.hücre zarının dışında ya da kısmen dışarı doğru bulunan proteinler. periferal proteinler. Dıştan gelen. Harici. Eğreti. Dış kaynaktan. Yabancı. Dış. Dışarıdan. Dış güdümlü.

Extrinsicality : Harici olma. Geçici olma.

İngilizce Extricate Türkçe anlamı, Extricate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extricate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bared : Açılmak. Yalın. Soymak.

Disencumber : İpotekten kurtarmak. İpoteği kaldırmak. Sıkıntıdan kurtarmak. Yükten kurtarmak.

Bloom : Çiçek açmak. Yüze renk gelmek. Çiçeklenmek. Gelişmek. Serpilmek. İç içe eklenmek. Dinç olmak. Yüzüne renk gelmek. Mikroskobik alglerin aşırı çoğalması ve tabiatta gözle görülen koloniler oluşturması. Alg çiçeklenmesi.

Debunks : Kirli çamaşırlarını dökmek. Maskesini düşürmek. Kirli çamaşırlarını açığa çıkarmak. Gerçeği göstermek. Alaşağı etmek. Putları kırmak. Çürütmek. Foyasını meydana çıkarmak. Madara etmek.

Abstracts : Özet çıkarmak. Çalmak. Damıtmak (biyoloji terimi). Özetlemek. Aşırmak. Soyutlamak. Bildiri özetleri.

Broached : Delmek. İleri sürmek.

Disentangles : Dolaşıklığını gidermek. Düğüm çözmek. Açılmak. Ayırt etmek. Çözmek. Serbest kalmak. Kurtulmak. Çözülmek.

Brought through : Ayıltmak. Korunmuş. Hayatını kurtarmak. Kendine getirmek.

Display : Göz önüne sermek. Gözler önüne sermek. Sergi. Sergileme. Görüntü. Gösterme. Sergilemek. Görüntülemek. Gösteriş yapmak.

 

Extricate synonyms : extricates, deliver, allocating, allocate, cave in, allocate to, demobilized, break, untangle, decouple, broach, dismisses, bring up the subject, allows, acuminate, brought off, demobilised, break open, bring into the open, delivers, demobilize, cut adrift, demobilizing, allocated, distils, allow, discharge, deallocate, bring into relief, disentangle, extricated, absolves, decontrolled.

Extricate zıt anlamlı kelimeler, Extricate kelime anlamı

Obstruct : Engellemek. Engel olmak. Mani olmak. Engel oluşturmak. Engel. Tıkamak. Kapamak. Zorlaştırmak. Tıkanmak. Engellenmek.

Extricate ingilizce tanımı, definition of Extricate

Extricate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To disembarrass. As, to extricate a person from debt, peril, etc. To free, as from difficulties or perplexities. To disentangle.