Obstruct türkçesi Obstruct nedir
- Engel olmak.
- Engel oluşturmak.
- Kapamak.
- Engel.
- Zorlaştırmak.
- Tıkanmak.
- Engellemek.
- Mani olmak.
- Tıkamak.
- Engellenmek.
- Menetmeye çalışmak.
- Engel teşkil etmek.
Obstruct ile ilgili cümleler
English: A snowslide obstructed the road.
Turkish: Bir çığ yolu kapadı.
English: You're obstructing justice.
Turkish: Adaleti engelliyorsun.
English: The road was obstructed by fallen trees.
Turkish: Yol düşen ağaçlar tarafından tıkalıydı.
English: A fallen tree obstructed the road.
Turkish: Düşen ağaç yolu tıkadı.
Obstruct ingilizcede ne demek, Obstruct nerede nasıl kullanılır?
Obstructer : Zorlaştırıcı kimse veya şey. Bozan kimse. Mani olan kimse. Engelleyici kimse veya şey. Karışan kimse.
Obstructers : Mani olan kimse. Bozan kimse. Engelleyici kimse veya şey. Karışan kimse. Zorlaştırıcı kimse veya şey.
Obstructing : Engellemek. Zorlaştırmak. Engellenmek. Engel olmak. Kapamak. Tıkamak. Set.
Obstructio omasi : Omazum konstipasyonu. Kırkbayır kabızlığı.
Obstruction : Önünü tıkama. Karşı takım oyuncusunun önüne geçerek onun serbestçe devinimine engel olma. Engelleme. Set. Tıkanma, kapanma, engel, tıkanıklık. Karşı gelme. Tıkanma, tıkama, tıkanıklık, mani, engel. Tıkanıklık. Engel olma. Tıkama.
Obstructive : Obstruktif. Engelleyici. Engel olan. Zorluk çıkarıcı. Zorluk çıkaran. Obstrüktif. Tıkayıcı veya engelleyici.
Obstructionist : Engelleyen kimse. Bloke eden.
Obstructions : Set. Engel olma. Tıkama. Engel. Engelleme. Arıza. Kapama.
Obstructionism : Engelleme politikası.
Obstruction icterus : Tıkanma sarılığı. Obstruksiyon ikterusu.
İngilizce Obstruct Türkçe anlamı, Obstruct eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Obstruct ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conceal : Gizlemek. Örtmek. Perdelemek. Gizli tutmak. Saklamak. Ketmetmek. İdare etmek. Örtbas etmek.
Clogged : Sıkıntı vermek. Dolmak. Tıkalı (yol). Tıkanmış. Tıkanık. Pıhtılaşmak. Kösteklemek.
Obturate : Kapatmak. Mühürlemek.
Debarred : Yasaklamak. Mahrum edilmiş. Yoksun bırakılmış. Yoksun bırakmak. Menetmek. Mahrum etmek.
Bottleneck : Tıkanıklık. Darboğaz. Bir üretim dizgesinde üretimi aksatan düzenleme yanlışları sonunda beliren tıkanıklık. Şişe boynu. Şişe boğazı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Boğum yeri. Dar boğaz. Mani.
Circumvent : Tuzağa düşürmek. Üstün gelmek. Açığını yakalamak. Çevresini sarmak. Yana kaçmak. Önlemek. Yenmek. Kaçınmak. -den kaçmak.
Interdiction : Hacir. Engelleme. Kısıt. Yasak. Kısıtlama. Hacir altına alma. Bağlantısını kesme. Yasaklama.
Baulks : Ket. Ayak diremek. Durdurmak. İnat etmek. Kaçınmak. Sürülmemiş tarla. Duraksamak. İnatla yürümemek.
Beclouds : Kaplamak. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Bulutlandırmak. Karartmak.
Prevent : Önüne geçmek. Önlemek. Menetmek. Önden gitmek. Alıkoymak. Kösteklemek.
Obstruct synonyms : barricado, hampers, be stopped, bar, aggravate, avoid, inhibits, bunging, dam, embarrass, choke, jam, calks, block up, beclouded, complication, close, occlude, barricades, barricading, prevents, block, avert, stymy, entrammel, congest, cramp, foreclose, foul, estops, clog up, balking, stymie.
Obstruct zıt anlamlı kelimeler, Obstruct kelime anlamı
Unclog : Bir engeli ortadan kaldırmak (tıkama, kapama, durdurma, vb.). Açmak (tıkanık bir şeyi). Tıkanıklığı açmak (boru vb). Tıkanmış boruyu açmak. Bir blokajı açmak.
Free : Beleş. Rahatlatmak. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Serbest bırakmak. Muaf. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Erkin. Serbestçe. Bedava. Özgür.
Show : Belli olmak. Sergi. Meydana çıkarmak. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Konu bakımından sıkı bir bütünlüğü olmayan, birbirlerine gevşekçe bağlanmış, tablo ya da skeçlerden kurulu kimi eğlendirici, kimi de alaycı, taşlayıcı özellikte bir gösteri. revü, bir fransız türüdür. Belirtmek. Oyun. Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. İbraz etmek. İş.
Obstruct ingilizce tanımı, definition of Obstruct
Obstruct kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to obstruct a street. To obstruct the channels of the body. To place an obstacle in, or fill with obstacles or impediments that prevent or hinder passing. To block up. To stop up or close, as a way or passage.

Bu kısımda Obstruct kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Obstruct ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Obstruct anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Obstruct ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.