Conceal türkçesi Conceal nedir

Conceal ile ilgili cümleler

English: Ali refused to conceal the truth.
Turkish: Ali gerçeği gizlemeyi reddetti.

English: Ali could barely conceal his excitement.
Turkish: Ali heyecanını güçlükle gizleyebildi.

English: Ali couldn't conceal his disappointment.
Turkish: Ali hayal kırıklığını gizleyemedi.

English: Ali could barely conceal his disgust.
Turkish: Ali nefretini güçlükle gizleyebildi.

English: Ali couldn't conceal the truth from Mary.
Turkish: Ali gerçeği Mary'den gizleyemedi.

Conceal ingilizcede ne demek, Conceal nerede nasıl kullanılır?

Concealable : Saklanabilir. Sır olarak saklanabilen. Görüş alanından gizlenebilen. Gizlenebilir.

Concealed : Gizlenmiş. Görünmez. Nihan. Mektum. Gizlenen. Saklı. Gizli.

Concealed assets : Gizli aktifler. Örtülü mal varlığı.

Concealed gutter : Gizli oluk. Gizli dere.

Concealed microphone : Gizli mikrofon.

Concealer : Saklayan (kişi). Lekeli cildi kapatmak için yüz üzerinde kullanılan kozmetik. Gizleyici. Özellikle yüzdeki kırışıkları saklamak için kullanılan kozmetik madde. Saklayan kişi veya şey. Saklayıcı. Kapatıcı (kozmetik).

Concealment : Gizleme. Suça yataklık etme. Gizlenme. Saklama. Sır tutma. Saklanma. Gözetlemeye karşı koruma. Yanıtlayıcının, olan bir durumu ya da bildiği bir konuyu açıklamaktan kaçınması ya da geçiştirmesi. Sükut. Mühim noktaları gizleme.

 

Concealing : Gizleme. Kılık değiştirme. Kamufle etme. Saklama. Maskeleme. Gizleyen.

Concealed wiring : Gizli kablo tesisatı.

Concealment system : Kamuflaj.

İngilizce Conceal Türkçe anlamı, Conceal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conceal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burked : Boğmak. Bastırmak. Ölmüş. Susturmak.

Bespread : Bulaştırmak. Saçmak. Lekelemek. Kaplamak. Bulamak. Yaymak.

Be sufficient : Yeterli olmak. Yeterli gelmek. Kafi gelmek. Yetmek.

Bottle up : Kuşatmak. Kendini tutmak. İçine atmak. Dışarıya vurmamak. Bastırmak. Frenlemek. Sıkıştırmak. Dışa vurmamak.

Dissemble : Başka türlü göstermek. (gerçeği) gizlemek. Gerçeği gizlemek. (gerçek duygularını) gizlemek. (gerçek duygu veya düşüncelerini) gizlemek. İki yüzlü davranmak. Gizlemek (gerçeği). Görmemezlikten gelmek. Duygularını gizlemek.

Keep something quiet : Sır olarak saklamak. Bir şeyi gizli tutmak.

Coop in : Bağlamak. Kümese sokmak. Kafeslemek. Özgürlüğünü sınırlamak. Kapamak (bir yere kapamak).

Cover up : Bürümek. Gerçeği gizlemek. Ört bas etmek (hatasını). Ortadan kaldırmak. Üzeri örtülmek. Örtbas etmeye çalışmak.

Keep dark : Sır vermemek. Karanlıkta bırakmak.

Obnubilate : Sislenmek. Belirsizleştirmek. Dumanlı hale getirmek. Buğulandırmak. Anlaşılmaz hale getirmek karartmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Bulutla kaplamak.

Conceal synonyms : sweep under the rug, haze over, occult, blinded, fog, bung up, skulk, blanketed, keep private, curtained, canopying, covering up, canopies, mist, bestrides, bespreads, compounding, keep secret, bestriding, administers, belie, caching, close up, obstruct, buries, cache, be secretive about, blot out, cloud, carpet, cap, cloak, confine.

 

Conceal zıt anlamlı kelimeler, Conceal kelime anlamı

Unveil : Açmak (örtü vb). Göstermek (ilk kez olarak). Açığa çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Açılışını yapmak. Peçesini kaldırmak. Açmak. Açığa vurmak. Örtüsünü açmak. Ortaya çıkarmak.

Show : Belirtmek. Gösterilmek. Belli olmak. Kanıtlamak. Dışa vurmak. Gösteri. Oyun. Gösteriş. Öğretmek. Göstermek.

Conceal ingilizce tanımı, definition of Conceal

Conceal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To prevent the discovery of. To cover or keep from sight. To hide or withdraw from observation. To cover. To withhold knowledge of.