Concealed türkçesi Concealed nedir
Concealed ile ilgili cümleler
English: Ali concealed his anger from Mary.
Turkish: Ali öfkesini Mary'den gizledi.
English: Ali concealed evidence.
Turkish: Ali delili gizledi.
English: Ali concealed the fact that he had been in prison.
Turkish: Ali hapiste olduğu gerçeğini gizledi.
English: Ali was carrying a concealed weapon.
Turkish: Ali gizlenmiş bir silah taşıyordu.
English: Ali concealed his pistol under his coat.
Turkish: Ali silahını paltosunun altında gizledi.
Concealed ingilizcede ne demek, Concealed nerede nasıl kullanılır?
Concealed assets : Örtülü mal varlığı. Gizli aktifler.
Concealed gutter : Gizli oluk. Gizli dere.
Concealed microphone : Gizli mikrofon.
Concealed thought : Art niyet.
Concealed unemployment : Gizli işsizlik. Bir işyerinde işçilerden bir kısmı işten çekildiği halde üretimde herhangi bir azalmanın sözkonusu olmadığı, yani kişilerin açık şekilde işsiz görünmemelerine rağmen gerçekte üretime hiçbir katkılarının olmadığı işsizlik türü. krş. açık işsizlik. İşgücü fazlası.
Concealers : Saklayan (kişi). Özellikle yüzdeki kırışıkları saklamak için kullanılan kozmetik madde. Lekeli cildi kapatmak için yüz üzerinde kullanılan kozmetik. Saklayan kişi veya şey. Saklayıcı. Kapatıcı (kozmetik). Gizleyici.
Concealable : Saklanabilir. Sır olarak saklanabilen. Gizlenebilir. Görüş alanından gizlenebilen.
Concealed weapon : Bilerek saklanan silah. Gizli olarak taşınan veya saklanan silah.
Concealment system : Kamuflaj.
Concealer : Gizleyici. Saklayan (kişi). Kapatıcı (kozmetik). Saklayan kişi veya şey. Saklayıcı. Özellikle yüzdeki kırışıkları saklamak için kullanılan kozmetik madde. Lekeli cildi kapatmak için yüz üzerinde kullanılan kozmetik.
İngilizce Concealed Türkçe anlamı, Concealed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Concealed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lurking : Gizlice dinleme. Sessizce dinleme. Tartışmaya dahil olmadan izleme.
On the prowl : Av peşinde. Pusuda bekleyen. Fırsat kollayan.
Esoterical : Belirli bir grup tarafından anlaşılan veya onlara hitap eden. Özel. Hususi. Anlaşılması zor.
In hiding : Saklı bir yerde.
Blindest : Köreltmek. Düşüncesiz. Saklamak. Göz almak. Okunaksız. Kamaştırmak. Gözünü almak. Açmayan (çiçek). Görmeyen. Kör.
Surreptitious : Gizli kapaklı. El altından. Gizlice yapılan. Hırsızlama yapılan. Kaçamak. Hırsızlama. Gizlice ve kanunsuzca yapılan.
Obscure : Anlaşılmaz. Gözlerden uzak. Ücra. Karartmak. Anlaşılmaz hale getirmek. Loş. Kuytu. Karanlığa gömmek. Belirsizleştirmek. Silik.
Clandestine resistance : Yeraltı direnişi. Yeraltı.
Sealed : Deliksiz. Belirlenmiş (yazgı). Mühürlenmiş. Kapalı. Tecritli. Damgalanmış. Mühürlü.
Concealed synonyms : lying in wait, perdue, obfuscating, clandestine, latents, auricular, embowered, latent, sneak, invisible, unavowed, behind closed doors, obfuscated, the invisible, embedded, stealthy, unseeable, in petto, larvated, backdoor, bushwhacking, inward, coverts, incognito, bcc, perdu, anonymous, sneaky, closer, furtive, perdues, covered, camera.
Concealed zıt anlamlı kelimeler, Concealed kelime anlamı
Visible : Göze çarpan. Görünen. Mevcut. Peyda. Görülebilir. Görünür. Gözle görülebilir. Gözle görünen. Gözle görülür. Açık.
Overt : Gizli olmayan. Aşikar. Meydanda. Açık. Açık olarak yapılan. Aleni. Ortada. Çok belli. Ortada olan. Açıktan açığa olan.
Unconcealed : Aşikar. Açıkta olan. Gizlenmemiş. Açık.
Concealed ingilizce tanımı, definition of Concealed
Concealed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Secreted. Hidden. Kept from sight.

Bu kısımda Concealed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Concealed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Concealed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Concealed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.