Obscure türkçesi Obscure nedir
- Örtmek.
- Karanlık yapmak.
- Silik.
- Karartmak.
- Anlaşılması güç.
- Karıştırmak.
- Loş.
- Anlaşılmaz hale getirmek.
- Belirsiz.
- Gizlemek.
- Pek tanınmamış.
- Örtbas etmek.
- Anlaşılmaz.
- Gözden saklamak.
- Karanlığa gömmek.
- Karanlık.
- Bilinmeyen.
- Kuytu.
- Gözlerden uzak.
- Ücra.
- Saklamak.
- Gösterişsiz.
- Kapalı.
- Karışık.
- Telaffuzu zor.
- Belirsizleştirmek.
Obscure ile ilgili cümleler
English: The meaning of this sentence is obscure.
Turkish: Bu cümlenin anlamı belirsiz.
English: It's quite obscure what this sentence means.
Turkish: Bu cümlenin ne anlama geldiği çok belirsiz.
English: His thesis doesn't make sense. To begin with, its theme is obscure.
Turkish: Onun tezi bir anlam ifade etmiyor. Öncelikle onun teması belirsiz.
English: Modern poetry is often most obscure.
Turkish: Modern şiir genellikle anlaşılması en güç olandır.
Obscure ingilizcede ne demek, Obscure nerede nasıl kullanılır?
Obscured : Belirsizleştirmek. Karanlık yapmak. Karartmak. Örtbas etmek. Saklamak. Gizlemek.
Obscurely : Belirsizce. Anlaşılması zor biçimde. Anlaşılması güç bir şekilde. Anlaşılmaz şekilde. Hayal meyal. Kapalı bir şekilde.
Obscurement : Açık seçik olmama. Engelleme. Belirsizlik. Sisli olma.
Obscureness : Muğlaklık. Pusluluk. Kapalılık. Bulanıklık. Ayırt edilememe. Belirsizlik. Fark edilir olmama. Meçhullük. Karanlık.
Obscurer : Gösterişsiz. Karartan kimse veya şey. Belirsiz hale getiren kimse veya şey. Anlaşılmaz hale getirmek. Karanlık yapmak. Gizlemek. Örtmek. Şaşırtan kimse veya şey. Karartmak. Karanlığa gömmek.
Obscuranticism : Anlaşılmaz olma durumu. Gelişme ve entelektüel ilerleme karşıtlığı (siyasi ve veya veya sosyal). Belirsizlik.
Obscurantism : Bilmesinlercilik. Örümcek kafalılık. Bilgisizlik taraftarlığı. Gericilik. Kimi toplumsal sınıfların belli bir eğitim düzeyini aşmaması ve aydınlatıcı birtakım bilgilerle donatılmaması gerektiğini ileri süren ve genellikle özgür düşüncelere karşı koyanların tutumuna verilen ad.
Obscurest : Telaffuzu zor. Gizlemek. Ücra. Örtbas etmek. Belirsizleştirmek. Loş. Karanlığa gömmek. Belirsiz. Anlaşılmaz. Karanlık yapmak.
Obscurant : Gerici. Karartıcı. Örümcek kafa. Cahillik yanlısı.
Obscures : Karartmak. Anlaşılmaz hale getirmek. Belirsizleştirmek. Örtmek. Örtbas etmek. Karanlığa gömmek. Gizlemek. Gösterişsiz. Saklamak. Karanlık yapmak.
İngilizce Obscure Türkçe anlamı, Obscure eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Obscure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Burked : Susturmak. Ölmüş. Boğmak. Bastırmak.
Assorted : Çeşidine göre ayrılmış. Muhtelif. Türlü. Çeşit çeşit. Çeşitli.
Gloomiest : Hüzünlü. Ümitsiz. Kuruntulu. İç karartıcı. Kasvetli. Sıkıcı. Umutsuz. Kasavetli.
Nooks : Kuytu yer. Köşe.
Inexplicable : Açıklanamaz. Anlatılması ve anlaşılması güç. Esrarengiz. Anlaşılamayan. Anlaşılır gibi değil. Bir yere oturtulmaz. Nedeni anlaşılmaz. Muammalı.
Darks : Bilgisizlik. Akşam. Cehalet içinde. Belirsizlik. Koyu renkler. Koyu renk. Çepel. Gölge. Koyu.
Quieter : Uslu. Gizli. Sessiz. Huzur veren. Sakin. Durgun. Gürültüsüz. Huzurlu. Dinlendirici. Dingin.
Darker : Üzüntülü. Kötü. Kasvetli. Daha koyu. Gizli. Esrarlı. Koyu. Korkutucu.
Cloudier : Muğlak. Bulutlu. Töhmet altında. Dumanlı. Hareli. Kapanık. Damarlı (ağaç). Gölgeli.
Duskiest : En esmer olanı. En karanlık olanı. Esmer. Siyahımsı.
Obscure synonyms : haze over, remotest, closer, admixing, chequered, homeliest, occulted, obscurest, circuitous, carpet, backhanded, caches, murky, beclouds, fluffy, far flung, covered, collapsed, elusive, cover up, covered up, bosoming, elusory, darksome, dark, private, blend, blent, bedims, ambiguous, convoluted, dreamy, mysteries.
Obscure zıt anlamlı kelimeler, Obscure kelime anlamı
Clear : Berraklaşmak. Temize çıkarmak. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. Işık tutmak. Belgin. Duru. Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi. Berrak. Uzağa.
Show : Belirtmek. Olanak. Meydana çıkarmak. Sergi. Gösteriş. Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. Sirkin kendini tanıtması için kısa gösterilerle yaptığı sergileme. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Belli olmak. Girişim.
Obscure ingilizce tanımı, definition of Obscure
Obscure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To hide. To render obscure. To keep in the dark. To make less visible, intelligible, legible, glorious, beautiful, or illustrious. Obscurity. To make dim. To keep dark. Covered over, shaded, or darkened. Imperfectly illuminated. To darken. Dim. To conceal one`s self. Dusky. Destitute of light. To hide.

Bu kısımda Obscure kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Obscure ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Obscure anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Obscure ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.