Quieter türkçesi Quieter nedir

Quieter ile ilgili cümleler

English: Hey, can you please be a bit quieter?
Turkish: Hey, biraz daha sessiz olur musun?

English: I prefer a quieter, even boring, location for our next meeting.
Turkish: Bir sonraki buluşmamız için daha sessiz, hatta sıkıcı bir yeri tercih ederim.

English: The countryside is quieter than the city.
Turkish: Kırsal bölge şehirden daha sessizdir.

English: Can you be a little quieter?
Turkish: Biraz sessiz olabilir misin?

English: I came over here to tell you guys that you need to be a little quieter.
Turkish: Ben buraya siz arkadaşların biraz daha sessiz olmanız gerektiğini söylemek için geldim.

Quieter ingilizcede ne demek, Quieter nerede nasıl kullanılır?

Quieters : Daha sessiz.

Quieted : Susturmak. Kandırmak. Sakin. Sakinleştirmek. Yatıştırmak. Sessiz. Dindirmek. Susmak. Sessizlik. Sakinleşmek.

Quieten : Sakinleşmek. Susmak. Dindirmek. Dinmek. Yatıştırmak. Susturmak.

Quietened : Yatıştırmak. Sakinleşmek. Dindirmek. Dinmek. Susturmak. Susmak.

Quietening : Sakinleşmek. Susmak. Yatıştırmak. Susturmak. Dindirmek. Susturma. Dinmek.

Quiet enjoyment : Müdahalesiz kullanım. Zapta karşı tekeffül. Zilyetlik.

 

Be quiet : Uslu durmak. Susmak. Sessiz ol. Uslu oturmak.

Quietens : Susmak. Dinmek. Yatıştırmak. Susturmak. Sakinleşmek. Dindirmek.

Disquieten : Huzursuz etmek.

Keep quiet about it : Onun hakkında sus. Onun hakkında ağzını açma. Onun hakkında konuşma.

İngilizce Quieter Türkçe anlamı, Quieter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quieter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inert : Hareketsiz. Etkinliği ve özdevinimi olmayan. Atıl, faaliyetsiz, hareketsiz, etkisiz. kimyasal reaksiyona girmeyen, etkisiz molekül. Durağan. Etkisiz. Uyuz. Uyuşuk. Bulunduğu ortamda kimyasal etkinliği az ya da hiç olmayan (özdek). Atıl.

Demure : Ağırbaşlı. Ciddi. Direnme. Borçlunun süresi biten parayı ödeyememesi. alacaklının ya da borçlunun direnmesi. Sözde mahcup. Mütevazı. Ölçülü. Çekingen.

Subdued : Davranışlarında aşırı yumuşak. Kısık. İtaat etmesi sağlanmış. Düşük. Hafif. Yumuşak. Çok sessiz. Bastırılmış.

Concealed : Gizlenen. Gizlenmiş. Saklı. Nihan. Mektum. Görünmez.

Dumbest : En sersem olanı. Aptal. En sessiz olanı. Dilsiz.

Canny : Zarif. Rahat. Kurnaz. Tutumlu. İdareli. Açıkgöz. Becerikli. Akıllı. Hoş.

Silents : İçinden okunan. İçten içe güdülen. Suskun. Süküti. Dilsiz.

Camera : Fotoğraf aygıtı. Kamera. Fotoğraf makinesi. Fotoğraf çekmekte kullanılan aygıt. Alıcı. Mahrem. Hakimin odası. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Crannies : Yarık. Sığınak. Çatlak.

Soothing : Sakinleştirici. Hafifletici. Yatıştırıcı. Teskin edici. Teselli edici. Yatıştırma. Teskin. Rahatlatıcı.

Quieter synonyms : calmest, tamest, motionless, behind closed doors, easiest, halcyons, dumbed, aphonic, clandestine resistance, demurer, passives, silent, at peace, dumpish, easeful, citizen, cosies, backstair, lee, calming, tame, refreshing, cranny, resting, bcc, idyllic, ditchwater, backdoor, balmiest, tractable, cannie, dumber, depressed.

Quieter zıt anlamlı kelimeler, Quieter kelime anlamı

Familiar : Hizmetçi. Bildik. Bilinen. Büyülü hayvan (içine büyüyle ruh girmiş). Laubali. Samimi. Doğal davranışlı. Yakın. Tanıdık. Yakın dost.

Loudly : Yüksek sesle. Gürültüyle. Bağırarak.

Quieter ingilizce tanımı, definition of Quieter

Quieter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, quiets.