Subdued türkçesi Subdued nedir

  • Hafif.
  • Sakin.
  • Munis.
  • Davranışlarında aşırı yumuşak.
  • Yumuşak.
  • Düşük.
  • Dingin.
  • İtaat etmesi sağlanmış.
  • Uslu.
  • Bastırılmış.
  • Kısık.
  • Zorlanmış.
  • Sönük.
  • Çok sessiz.
  • Sessiz.

Subdued ile ilgili cümleler

English: He subdued his passions.
Turkish: O, tutkularını bastırdı.

English: We danced in the subdued lighting.
Turkish: Loş ışıkta dans ettik.

English: Man can be subdued through fear.
Turkish: İnsanlar korkuyla ele geçirilebilir.

Subdued ingilizcede ne demek, Subdued nerede nasıl kullanılır?

Subdue : Yumuşatmak. Kontrolüne almak. Zorlamak. Boyun eğdirmek. Hizaya getirmek. Bastırmak. Boyunduruk altına almak. Zor kullanarak kontrol altına almak (bir yeri veya halkı). Baskı yapmak. Ram etmek.

Subduer : Hakkından gelen. Her şeye hakim.

Subduers : Her şeye hakim. Hakkından gelen.

Subdues : Kontrolüne almak. Zorlamak. Zor kullanarak kontrol altına almak (bir yeri veya halkı). Bastırmak. Boyun eğdirmek. Hafifletmek. Yatıştırmak. Azaltmak. Boyunduruk altına almak. Hizaya getirmek.

Subduct : Subdük.

Subdepot : Tali depo.

Cavum subdurale : Subdural boşluk. Dura mater ile arachnoidea arasında bulunan ve içinde lenf sıvısı barındıran mikroskobik boşluk, kavum subdurale. Kavum subdurale.

Subduction : Kıtasal bir levhanın başka bir kıtasal levha altına girmesi. Subdüksiyon. Batma.

 

Subdural abscess : Subdural apse. Duramaterin altında oluşan etrafı sınırlı, yerel irin birikimi. genellikle paranazal sinüslerden yerel penetrasyonların sonucu olarak biçimlenir.

Subdermal : Deri altı.

İngilizce Subdued Türkçe anlamı, Subdued eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subdued ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Halcyon : Durgun. Yalıçapkını. Huzurlu. Emircik. İskele kuşu.

Flattest : Gazı kaçmış. Kesin. Havası inmiş. Kati. Tekdüze. Sabit. Yassı. Hareketsiz. Tatsız. Boşalmış (aku, pil vb.).

Dead : Çok. Çıkmaz. Işığı öldürmek. Ölü. Gerilimsiz. Uyuşuk. Işığı öldürme. Ölü zaman. Acımasız. Işığı hızla söndürme eylemi.

Calm : Esintisiz. Endişesiz. Sakinlik. Dinmek (fırtına). Gürültüsüz. Huzurlu. Ağırbaşlı. Arsız. Soğukkanlı.

Cushier : Rahat. Hoş. Rahat (meslek vb). Kolay.

Breathless : Soluğu kesilmiş. Nefessiz. Nefesini tutmuş. Nefesi kesilmiş. Rüzgarsız. Nefes nefese. Soluk kesici. Soluğu kesen. Korkutucu.

At peace : Rahatta. Rahat. Barışta. Barış halinde. Sakinleşmiş. Emniyet ile. Sulh halinde rahatta. Güvenlik hissi ile. Sulh halinde.

Balmy : Çatlak (argo terim). Sıcacık ve hoş. Huzur veren. (hava) yumuşak. Sıcacık ve hoş (rüzgar vb.). Yumuşak ve ılık (hava). Ilık. Dinlendirici. Rayihalı.

Falling : Düşme. Sukut. Düşüş. Düşen. Düşüş (uyuşturucu vb etkisinden). Alçalan.

Ataraxic : Sükunetli. Huzurlu. Gevşemiş. Kaygısız.

Subdued synonyms : low keyed, demurer, soft, easygoing, fallen, inhibited, inanimate, passive, tame, dulcets, airier, abortus, silenced, quietest, injected, housebroken, dim, lowed, dumb, enforced, corkier, squeezed, dingy, hushed, sedates, depressed, consonant, low key, fallings, dumber, deflated, dulcet, buttoned up.

 

Subdued zıt anlamlı kelimeler, Subdued kelime anlamı

Loud : Gürültüyle. Parlak. Yüksek. Patırtılı. Yüksek sesle. Yüksek (ses). Cırtlak. Kaba. Be.yüksek sesle. Sesli.

Unrestrained : Serbest. Zaptedilmemiş. Zapt edilmemiş. Kontrolsüz. Pervasız. Frenlenmemiş. Frenlenmeyen. Aşırı. Dinmeyen. Önü alınmamış.

Subdued ingilizce tanımı, definition of Subdued

Subdued kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Crushed. Conquered. Submissive. Mild. Overpowered.