Subdue türkçesi Subdue nedir

  • Kontrolüne almak.
  • Bastırmak.
  • Azaltmak.
  • Hafifletmek.
  • Ram etmek.
  • Boyun eğdirmek.
  • Zorlamak.
  • Yatıştırmak.
  • Baskı yapmak.
  • Hizaya getirmek.
  • Boyunduruk altına almak.
  • Zor kullanarak kontrol altına almak (bir yeri veya halkı).
  • Yumuşatmak.

Subdue ile ilgili cümleler

English: He subdued his passions.
Turkish: O, tutkularını bastırdı.

English: Police used rubber bullets to subdue the rioters.
Turkish: Polis göstericileri dağıtmak için plastik mermi kullandı.

English: We cannot subdue nature.
Turkish: Doğaya boyun eğdiremeyiz.

English: Man can be subdued through fear.
Turkish: İnsanlar korkuyla ele geçirilebilir.

English: I could not subdue the desire to laugh.
Turkish: Ben gülme arzumu bastıramadım.

Subdue ingilizcede ne demek, Subdue nerede nasıl kullanılır?

Subdued : Çok sessiz. Bastırılmış. İtaat etmesi sağlanmış. Düşük. Kısık. Sakin. Sessiz. Sönük. Davranışlarında aşırı yumuşak. Uslu.

Subduer : Hakkından gelen. Her şeye hakim.

Subduers : Her şeye hakim. Hakkından gelen.

Subdues : Hizaya getirmek. Hafifletmek. Zor kullanarak kontrol altına almak (bir yeri veya halkı). Ram etmek. Azaltmak. Bastırmak. Boyun eğdirmek. Kontrolüne almak. Zorlamak. Boyunduruk altına almak.

Subduct : Subdük.

Subdermal : Deri altı.

Subdepots : Tali depo.

 

Cavum subdurale : Subdural boşluk. Kavum subdurale. Dura mater ile arachnoidea arasında bulunan ve içinde lenf sıvısı barındıran mikroskobik boşluk, kavum subdurale.

Subduction : Subdüksiyon. Batma. Kıtasal bir levhanın başka bir kıtasal levha altına girmesi.

Subduing : Zorlamak. Azaltmak. Kontrolüne almak. Ram etmek. Baskı yapmak. Hafifletmek. Zor kullanarak kontrol altına almak (bir yeri veya halkı). Bastırmak. Boyun eğdirmek. Boyunduruk altına almak.

İngilizce Subdue Türkçe anlamı, Subdue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subdue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be urgent with somebody : Sıkıştırmak.

Subjugating : Zapt etmek. Tabi kılmak. Yenmek. Buyruğu altına almak (bir halkı). Hükmü altına almak. İnkıyat ettirmek. Maruz bırakmak. Fethetmek. Zaptetmek.

Quell : Ezmek. Önünü almak. Heyecanını yatıştırmak. Bastırmak (korku). Teskin etmek. Gidermek (endişe vb). Bastırmak (isyan vb'ni). Heyecanını bastırmak.

Bullying : Sataşma. Korkutma. Tehdit. Dayılık. Zorbalık. Zulmetmek. Efelenme. Fiziksel şiddet. Zorbalık etmek.

Subjugates : Zapt etmek. Yenmek. Fethetmek. Hükmü altına almak. Zaptetmek. Buyruğu altına almak (bir halkı). İnkıyat ettirmek. Maruz bırakmak.

Crush : Sıkıştırmak. İtişmek. Kahretmek. Sıkıştırarak ezmek. İzdiham. Basmak. Buruşmak. Kırılmak. Abayı yakma.

Efforce : Zorla girmek.

Clamor down : Yaygarayla istemek.

Curb : Gemlemek. Tarsus ekleminin arka yüzü ve kalkaneusun alt kısmı dogmasal veya edinsel olarak gelişen tendojen veya osteojen şişkinlikler. Zapt etmek. Kurb. Durdurmak. Tutmak. Ata gem vurmak. Yol kıyısının, kent yönetimince düzenlenmesi ve göze hoş görünür bir duruma getirilebilmesi için, kaldırım yanlarına aralıklarla dikilen ya da döşenen çiçek, ağaç vb. süs. Zaptetmek.

 

Subdue synonyms : blink away, intenerate, ease up, abate, constricting, domineers, contain, assuaged, coerces, abridging, wink, bludgeon, inhibit, abridges, hush up, bring to terms, oppress, abating, hush, stifle, loosen, burke, attempered, overpower, adjust, alleviates, bullied, keep down, moderate, stamp down, strangle, blink, subjecting.

Subdue zıt anlamlı kelimeler, Subdue kelime anlamı

Louden : Yükselmek (ses vb). Yükselmek. Yükseltmek.

Consume : Yanmak. Sarfetmek. Tüketmek. Tüketim yapmak. Çürütmek. Yakıp kül etmek. Yakmak. İstihlak etmek. Yiyip bitirmek. Ziyan etmek.

Subdue ingilizce tanımı, definition of Subdue

Subdue kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bring under. To vanquish. To conquer by force or the exertion of superior power, and bring into permanent subjection. To reduce under dominion.