Be urgent with somebody türkçesi Be urgent with somebody nedir

Be urgent with somebody ingilizcede ne demek, Be urgent with somebody nerede nasıl kullanılır?

Be : -dır. -dir. Anlamına gelmek. Kalmak. Berylliumb (berilyum). Durmak. Olmak. -di. Bulunmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element.

Urgent : Israrlı. Zorunlu. Israrcı. Israr eden. İvedi. Acele. İvedili. Önemli. Şaşılınç. Kaçınılmaz.

With : Beraberinde. İle ilgili. Nedeniyle. Birlikte. İle. Canlı. -lı. -e karşın. Yanına. Li.

Somebody : Önemli kimse. Birisi. Biri. Kimse. Bir kimse. Şahsiyet. Önemli birisi. Kimisi. Bazısı.

Be urgent about something : Israrcı olmak. Israr etmek.

Be in bad odor with somebody : Gözünde pek iyi bir insan olmamak. Kötü izlenim bırakmak.

Be angry with somebody : Kızgın olmak. Kızmak.

Be all up with somebody : İşi bitik olmak. Hapı yutmuş olmak.

Curry favor with somebody : Yaltaklanmak. Yaranmaya çalışmak.

İngilizce Be urgent with somebody Türkçe anlamı, Be urgent with somebody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be urgent with somebody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring pressure to bear on : Baskı yapmak. Baskı kurmak. Harekete geçmesi için zorlamak.

Bullying : Korkutma. Zulmetmek. Dayılık. Zorbalık etmek. Sataşma. Fiziksel şiddet. Zorbalık. Efelenme. Tehdit.

 

Besiege : Sıkmak. Bunaltmak. Rahatsız etmek. Çevirmek. Çevresini sarmak. Yağmuruna tutmak. Etrafını almak. Başına üşüşmek. Rahat vermemek.

Clamor down : Yaygarayla istemek.

Bombarding : Bombardıman yapmak. Bombalamak. Üzerine varmak. Bombardıman etmek. Yağmuruna tutmak. Dövmek. Topa tutmak. Gülle yağdırmak. Soru yağmuruna tutmak.

Besieges : Kuşatma altında tutmak. Başına üşüşmek. Yağmuruna tutmak (argo terim). Kuşatmak. Etrafını almak. Yağmuruna tutmak. Kuşatma altına almak. Çevirmek. Çevresini sarmak.

Besieging : Kuşatma. Yağmuruna tutmak (argo terim). Kuşatmak.

Bludgeons : Sopalamak. Sopa ile vurmak. Mağlup etmek. Zorla yaptırmak. Alt etmek. Sopayla dövmek. Ezip geçmek. Ağır bir cisimle vurmak. Coplamak.

Bear against : Karşı koymak. Bastırmak. Baskı yapmak.

Be urgent with somebody synonyms : clamour down, bombarded, bludgeon, astringed, bullies, astringe, bombard, bully, coerce, bullied, bottle up, browbeat, bring to terms, astringing, astringes, bombards, beset, bludgeoned, besets, coerces, bludgeoning.