Obstruction türkçesi Obstruction nedir

  • Set.
  • Karşı gelme.
  • Önünü kapama.
  • Engelleme.
  • Engel.
  • Tıkanma, kapanma, engel, tıkanıklık.
  • Arıza.
  • Tıkama.
  • Mani.
  • Tıkanma, tıkama, tıkanıklık, mani, engel.
  • Engel olma.
  • Blokaj.
  • Obstrüksiyon.
  • Kapama.
  • Tıkanıklık.
  • Önünü tıkama.
  • Futbol, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Obstruksiyon.
  • Karşı takım oyuncusunun önüne geçerek onun serbestçe devinimine engel olma.
  • Engellenme, tıkanma veya kapanma.

Obstruction ingilizcede ne demek, Obstruction nerede nasıl kullanılır?

Obstruction icterus : Obstruksiyon ikterusu. Tıkanma sarılığı.

Obstruction of justice : Adaleti aksatma. Adaleti engelleme. Adaletin engellenmesi.

Brachycephalic airway obstruction syndrome : Kısa kafalı köpeklerin hava yolu tıkanıklığı sendromu. Kısa kafalı köpeklerin hava yolu hastalığı.

Angle of light obstruction : Işık engellemesi açısı. Bir yapının, bitişiğinde ya da yakınında bulunan öteki yapıların ışık almasına engel olmaması için, ışık kaynağı özek olmak üzere, söz konusu yapılarla arasındaki açıklık.

Esophageal obstruction : Yemek borusunun yabancı cisim, tümör ve çevredeki organların sıkıştırmasıyla tıkanması, obstruksiyo özofagi, özofagus tıkanması. Yemek borusu tıkanması.

Relatively pelvic obstruction : Yalancı pelvis darlığı. Leğen ölçüleri normal olduğu halde yavrunun büyük olması durumu.

 

Pancreatic duct obstruction : Pankreas kanalı tıkanması. Doğuştan pankreas kanalının bulunmaması, pankreas taşları ve pankreatitis gibi nedenlerle oluşan kanal tıkanması. önce pankreasın genişlemesine, sonraki dönemlerde ise asinus atrofisine neden olur.

Laryngeal obstruction : Gırtlağın çeşitli nedenlere bağlı olarak tam veya kısmi olarak tıkanması, larengeal obstruksiyon. Larengeal obstruksiyon. Gırtlak tıkanması.

Oviductal obstruction : Ovidukt obstrüksiyonu. Doğuştan bir yapılış bozukluğu, enfeksiyon veya yaralanma sonucu yumurta kanalı iç çapının tam veya kısmı tıkanması, ovidukt obstrüksiyonu. yapışmalar yumurtanın geçişini engelleyerek kısırlığa neden olabilir. Yumurta kanalı tıkanıklığı.

Nasal obstruction : Burun tıkanıklığı.

İngilizce Obstruction Türkçe anlamı, Obstruction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obstruction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Being choked up : Tıkanma.

Crimps : Kıvrım. Kıvırmak. Dalga. Lüle lüle saç. Askere almak. Dalgalandırmak. Durdurmak. Engellemek.

Inclosure : Kapanma. Çevrilme. Çevrilmiş yer. Kuşatma. Çit. Mania. Duvar. İlişik belge. Çevirme.

Disappointments : Hayal inkisarı. Düş kırıklığı. Kırgınlık. Düş kırıklığına uğratan şey. Hüsran. Hayal kırıklığı. Ümidi boşa çıkma. Hayal kırıklılığı. Sukutu hayal.

Baulks : Durdurmak. Engellemek. Kaçınmak. İnatla yürümemek. Duraksamak. Ket. Ayak diremek. İnat etmek. Sürülmemiş tarla.

Incompliance : Riayetsizlik. Başkalarının istek ve arzularına boyun eğmeyi reddetme. Uymama. İtaatsizlik.

 

Determent : Caydırıcı güç. Caydırıcı silah.

Dam : Suyu toplama, sulama ve elektrik üretmek amacıyla akarsu üzerine yapılan bent. Set çekmek. Ana hayvan. Kent. Engellemek. Baraj. Hazne. Büğemek. Anne hayvan.

Blockage : Tıkayıcı şey. Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. krş. bırakım. Tıkanma. Abluka. Durdurum. Muhasara.

Obstruction synonyms : choking up, enclosure, prevention, barring, casualty, barrier, defect, detainment, banks, obstructions, crackdown, holdups, incompliancies, body checking, atresia, thwarting, bank, deter, blocage, bunds, occlusion, crackdowns, airlessness, disincentives, delayer, contravention, blocking, bottlenecks, infringement, congestions, countercheck, delayers, occluding.

Obstruction ingilizce tanımı, definition of Obstruction

Obstruction kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of obstructing, or state of being obstructed.