Determent türkçesi Determent nedir

  • Caydırıcı silah.
  • Caydırıcı güç.
  • Engel.
  • Mani.

Determent ingilizcede ne demek, Determent nerede nasıl kullanılır?

Determents : Engel. Caydırıcı silah. Caydırıcı güç.

Determinability : Karar verilebilir olma durumu. Belirlenebilirlik. Sınırlanabilirlik.

Determinable : Tayin edilebilir. Tayini mümkün. Saptanabilir. Sınırlanabilir. Belirlenebilir.

Determinableness : Belirlenebilirlik. Karar verilebilir olma durumu. Sınırlanabilirlik. Sınırlanabilir olma.

Determinably : Belirlenebilir şekilde. Karar verilebilir bir şekilde. Saptanabilir bir şekilde. Belirlenebilir bir şekilde.

Determinateness : Kararlılık. Kati olma durumu. Azimlilik. Kesin olma durumu. Kesinlik. Belirlilik.

Determinant of a graph : Çizgenin belirteni.

Determinant : Belirteç. Belirleyici faktör. Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya, gramer alanlarında kullanılır. Ad ve sıfat tamlamalarında tamlamanın birinci ögesini oluşturan ad ve sıfat: yaz yağmuru, türkiye gerçeği, can borcu, tahta kaşık, günlük yaşayış, türkçe öğretmeni, koşum takımları, tepenin eteği, günün nüktesi, kemerli kapı, acı söz, uzak yol, bizim çocuk, kaçıncı sıra, sarışın dilber, görünmez kaza, gizli kapaklı işler vb. Dizey öğelerinin tersbakışımlı çarpımları olarak hesaplanan sözgelimi, dizey evriğinin varlığını sınamaya yarayan sayı. Belireç. Tayin eden. Belirten. Belirleyici etken. Etkin olan.

 

Determinate : Kati. Sınırlı. Mukarrer. Kesin. Muayyen. Sabit bir sayıya sahip olan. Belli. Mahdut. Hudutlu. Belirli.

Determinants : Etken. Belirleyici faktör. Sıfat. Determinant.

İngilizce Determent Türkçe anlamı, Determent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Determent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Complication : Zorluk. Karmaşık hale getirme. Karışıklık. Karmaşıklık. Durumu güçleştiren şey. Yeni sorun. Güçlük. Bir hastalığın devamı sırasında oluşan başka patolojik olaylar veya hastalıklar.

Baulking : Engellemek. Kaçınmak. İnat etmek. Ket. Sürülmemiş tarla. İnatla yürümemek. Durdurmak. Duraksamak. Ayak diremek.

Disincentive : Engel olan. Caydırıcı faktör. Caydırıcı. Köstekleyici. Önleyici. Vazgeçiren etmen. Engelleyici faktör. Engelleyici.

Bar : Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. İzin vermemek. Katmamak. Bale tutamağı. Parmaklık takmak. Demir ya da tahta parmaklık. Kalıp. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi. Çıta.

Intimidation : Yılgınlık. Sindirme. Gözdağı verme. Tehdit. Yıldırma. Korkutma. İkrah. Gözdağı. Gözünü korkutma.

Deters : Gözünü korkutup vazgeçirmek. Alıkoymak. Vazgeçirmek. Vazgeçmek. Engellemek. Yıldırmak. Caydırmak. Cesaret kırmak.

Barricades : Siper. Barikat.

Crimps : Zorla askere almak. Kıvrım. Lüle lüle saç. Kıvırmak. Engellemek. Dalga. Durdurmak. Dalgalandırmak.

 

Barraging : Soru yağmuruna tutmak. Yaylım ateşi. Nehir barajı. Engelleme ateşi. Yoğun yaylım ateşi. Baraj. Yağmur. Bent.

Determent synonyms : deterrent force, determents, barriers, disincentives, delayers, barrier, barraged, barricade, deterrence, ditties, embroglio, barricading, crimp, ditty, barrage, discouragement, disqualifications, deterrents, deterrent, baulks, contretemps, countercheck, deter, delayer, bottleneck, barrages, disqualification.

Determent zıt anlamlı kelimeler, Determent kelime anlamı

Encouragement : Teşvik etme. Bir gözlem sürecinde kendisinden bilgi istenen kişilerin istemli katılımını sağlamak üzere yapılan güdüleme, bk. özendirme. Yüreklendirme. Cesaretlendirme. Teşvik. Özendirme. Cesaret verme.

Determent ingilizce tanımı, definition of Determent

Determent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of deterring. Also, that which deters.