Obturate türkçesi Obturate nedir

Obturate ingilizcede ne demek, Obturate nerede nasıl kullanılır?

Obturation : Mühürleme. Tıkama, kapama ve doldurma işlemi veya eylemi. Obturasyon. Kapama. Gaz kaçışını önleme. Tıkama.

Obturation anemia : Damarların tam veya kısmi tıkanması sonucu oluşan anemi. genellikle tromboz, atherom ve damar yangısıyla ilişkilidir, obturasyon anemisi. Tıkanma anemisi. Obturasyon anemisi.

Obturator : Teşdit tertibatı. Gaz paftası. Engelleyen veya zorlaştıran şey. Tıkaç. Obturatör. Tıkayan kimse veya şey. Kapatan kimse veya şey.

Fascia obturatoria : Fasya obturatorya. M. obturatorius internus'un üzerini örten ak zar.

Foramen obturatum : Tıkalı delik. Pelvisin tabanında, önde çatı, arkada oturak kemiği tarafından sınırlandırılan delik, foramen obturatum. Foramen obturatum.

Obtund : Köreltmek. Acıyı dindirmek. Köreltmek (uç, bıçak, vs.). Ağrıyı dindirmek. Körletmek. Gidermek. Hafifletmek (ağrıyı).

Obtuse angled triangle : 90 dereceden fazla olan bir açısı olan üçgen. Geniş açılı üçgen.

Obtundation : Obtundasyon. Bilinç ve uyanıklık seviyesinin azalması. Köreltme. Uyuşturma. Kapanma.

Obtuse angle : Geniş açı. 90°'den daha büyük bir açı.

Obtundent : Acıyı dindiren. Uyuşturan. Körelten.

 

İngilizce Obturate Türkçe anlamı, Obturate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obturate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blindest : Kör. Anlayışsız. Körletmek. Saçma. Açmayan (çiçek). Gözünü almak. Düşüncesiz. Okunaksız. Göz kamaştırmak.

Choke up : Heyecandan konuşamamak. Nutku tutulmak. Tıkanıp kalmak. Tıka basa doldurmak. Doldurmak. (pislik) tıkamak. Tıkanmak.

Back up : Desteklemek (kanıtla). Destek olmak. Yardımcı olmak. Arka çıkmak. Bilgisayar yedeklemek. Desteklemek. Yedeklemek. Geri geri gitmek. Yedeğini almak. Destek sağlamak.

Asphyxiate : Boğulmak. Oksijensiz bırakmak. Boğarak öldürmek. Boğularak ölmek. Boğmak.

Barricade : Barikat. Mania. Geçiş engeli. Tabur. Berkitilmiş tabya ve sığınak. Engel. Siper. Set çekmek. Barikat kurmak.

Calks : Buzmıhı gemi. Başlı buz çivisi. Kalafat etmek. Kalafatlamak.

Handstamp : El mührü.

Caps : Bh. İlkharfbüyük. Daha iyisini yapmak. Büyh. Geçmek. Toz lastiği. Bykh. Kep takmak (simge). Örtmek.

Block up : Karşılamak. Doldurarak kapamak (deliği veya boşluğu).

Close down : Kapanmak. Kesmek. Son verilmek. Kapamak (işyerini). Kapatmak (işyerini). Kapanmak (işyeri). Kesilmek. Tasfiye etmek.

Obturate synonyms : barricado, seal off, bung up, conceal, land up, foul, coop in, confining, hinder, bung, block, close up, dam, earth up, calk, obstruct, choke, dam up, clears, closes, bunging, cleared, conceals, impede, stamp, jam, block off, seal, bunged, stifle, buying up, blockade, bar.

Obturate zıt anlamlı kelimeler, Obturate kelime anlamı

Unclog : Açmak (tıkanık bir şeyi). Bir engeli ortadan kaldırmak (tıkama, kapama, durdurma, vb.). Tıkanıklığı açmak (boru vb). Bir blokajı açmak. Tıkanmış boruyu açmak.

 

Free : Bedava. Erkin. Serbestçe. Parasız. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Serbest. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Özgür. Beleş.

Obturate ingilizce tanımı, definition of Obturate

Obturate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To stop or close, as an opening. .