Blocking antibodies türkçesi Blocking antibodies nedir
- Tıkayıcı antikorlar.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Tümör hücresinin üzerini örterek, tümör hücresini yok edecek olan lenfoblastların tümöre bağlanmasını önleyen antikorlar.
Blocking antibodies ingilizcede ne demek, Blocking antibodies nerede nasıl kullanılır?
Blocking : Öbekleme. Engelleme. Karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma. Kalıplama. Elinde top olmayan bir oyuncunun ilerlemesine engel olma. Blokaj. Kapama. İktisat, basketbol alanlarında kullanılır. Bloke etme. Tıkanma.
Antibodies : Antikor. Antikorlar.
Blocking capacitor : Ayırma sığacı. Blokaj kondansatörü. Kesme kondansatörü. Kilitleme kapasitörü. Tıkama kondansatörü.
Blocking effect : Bloke etkisi. Blokaj etkisi.
Blocking factor : Bloklama katsayısı. Öbekleme çarpanı. Bloklama faktörü. Bloklama boyu. Öbekleme boyu. Bir öbek ya da fiziksel tutanağı oluşturan mantıksal tutanak sayısı. Öbeklem katsayısı.
Blocking layer : Dokunma yüzeyi.
İngilizce Blocking antibodies Türkçe anlamı, Blocking antibodies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blocking antibodies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.
Acacia : Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu.
Blocking antibodies synonyms : abiotic factor, a chromosome, abacus bodies, a protein, a cell, abductor muscle.

Bu kısımda Blocking antibodies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blocking antibodies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blocking antibodies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blocking antibodies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.