Cumbering türkçesi Cumbering nedir
- Engellemek.
- Yük olmak.
- Sıkmak.
Cumbering ingilizcede ne demek, Cumbering nerede nasıl kullanılır?
Disencumbering : İpotekten kurtarmak. Yükten kurtarmak. Sıkıntıdan kurtarmak.
Encumbering : Yüklemek. Engel olma. Tıka basa doldurmak. Engellemek. Engel olmak. Sorumluluk yüklemek.
Incumbering : Engellemek. Yük olmak. Ayak bağı olmak. Engel olmak. Güçlük çıkarmak (encumber olarak da yazılır). Güçlük çıkartmak. Ağırlık olmak.
Cumber : Sıkmak. Engel olmak. Sıkıntı vermek. Engellemek. Yük olmak.
Cumbered : Engellemek. Yük olmak. Sıkmak.
Cumbersomely : Kullanışsız bir biçimde. Hantal bir şekilde.
Cucumber tree : Bir manolya çeşidi.
As cool as a cucumber : Serin kanlı. Kayış gibi. Soğuk. Soğuk kanlı. Kılı kıpırdamaz. Buz gibi (insan).
Cumbersomeness : Kullanışsızlık. Ağırlık verici olma. Külfetlilik. Hantallık. Acemilik. Biçimsizlik. Beceriksizlik. Sakarlık.
Cucumber : Hıyar. Salatalık. Kabakgiller (cucurbitaceae) familyasından, erkek ve dişi çiçekleri ayrı olan, ovaryum alt durumlu, bakka tipi meyveleri olan, sarılıcı, kaba tüylü, tek yıllık kültür bitkisi. salatalık.
İngilizce Cumbering Türkçe anlamı, Cumbering eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cumbering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Balk : Kütük. Duraksamak. İnatla yürümemek. İnat etmek. Önünü kesmek. Bir engel karşısında duraklamak. Ayak diremek. Kaçınmak. Anlaşmaya yanaşmamak.
Bear hard on : Ağır gelmek.
Bar : Kapatmak. Üniformalarda rütbe belirten metal çubuklar. Menetmek. Dışında. Çizgi yapmak. Kısıtlamak. Parmaklık. Kalıp. Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan. Bar.
Blocks : Kalıplamak. Bloke etmek. Kapamak. Bloklar. Durdurmak. Tıkamak.
Bodycheck : Perdeleme. Perdelemek. (spor) karşı takım oyuncusunu engellemek için vücudu kural dışı şekilde kullanmak (özellikle de hokey ve futbolda). Engelleme.
Bore : Bela. Birisinin canını sıkmak. Sıkıcı tip. Sondalamak. Sıkıntı. Sonda. Delik. Bunaltmak. Dert. Kalibre.
Incumbered : Güçlük çıkarmak (encumber olarak da yazılır). Güçlük çıkartmak. Engel olmak. Ayak bağı olmak. Ağırlık olmak.
Inconveniencing : Sıkıntı veren şey. Zahmet vermek. Zorlaştırmak. Rahatsız etmek. Sıkıntı vermek. Zahmet. Güçlük vermek. İşini zorlaştırmak. Zahmet olmak.
Baulks : Ket. İnat etmek. Durdurmak. Ayak diremek. Duraksamak. Sürülmemiş tarla. Engel. Kaçınmak. İnatla yürümemek.
Listing : Liste. Kote etme. Kayıt. Maddeleme. Dizelgeleme. Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama. dizem [ing . array] verileri tek tek gözlemler biçiminde sıralayan ya da gözlemlerin sıklığını dile getirmeyen dizi. bk. sıklık dağıhmı. Kaydetme. Ambalaj listesi. Bayılma. Fiyat koyma.
Cumbering synonyms : chagrin, craft, list, imposes, bother, astringed, incumbering, baulked, besiege, avoid, averted, chagrining, incumber, circumvent, burthen, bothers, inconvenience, ailed, inconvenienced, balks, astringe, cumber, be a charge on somebody, block, baulking, ail, chagrins, trade, incumbers, balking, imposed, bothering, enumeration.
Cumbering zıt anlamlı kelimeler, Cumbering kelime anlamı
Light footed : Çabuk. Çevik. Ayağı çabuk. Zarif. Hızlı. Ayağına çabuk.

Bu kısımda Cumbering kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cumbering ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cumbering anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cumbering ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.